Ağaoğlu, “Babam çok iyi bir tüccardı. Ancak bana göre fazla muhafazakardı. Dünya görüşlerimiz ve iş anlayışlarımız örtüşmüyordu. Ben daha atak ve girişimci olmak istiyordum. 1977 yılında babamdan aldığım her şeyi kendisine iade ederek, tek başıma yola çıktım” şeklinde konuştu.
‘Kriz Var Diye Oturup Ağlamadık, ış Yaptık’
ışini seven insanın başarısız olamayacağını iddia eden Ali Ağaoğlu, işini ve çalışmayı çok sevdiğini belirterek, çalışanlarıyla arasında bir gönül bağı bulunduğunu, ekibine daima güvendiğini ve takım çalışmasına inandığını söyledi. ış yaşamında daima kazan-kazan prensibiyle hareket ettiğini söyleyen Ağaoğlu,
“Her zaman para kazanmayı düşünemezsiniz. Biz, tüm projelerimizde tüketiciden yana tavır aldık. ıhtiyaçları ve beklentileri çok iyi saptadık. 2001 yılında kriz nedeniyle tüm yatırımlar durmuşken, ‘oturup ağlamayacağız, iş yapacağız’ diyerek 5 projeye kazma vurduk ve 2.000’inin üzerinde konut sattık. Kriz döneminde ev alınmaz algısını yıktık. Hem biz hem de bizden konut alanlar kazandı” dedi.
Konuşmasında deprem ve kentsel dönüşüm konusunda da değinen Ali Ağaoğlu, ıstanbul’daki yapıların yüzde 70’inin yenilenmesi gerektiğini ifade etti. Ağaoğlu, nitelikli ve yüksek binalarla, hem deprem güvenliği hem de trafik sorunlarına çözüm getirilebileceğini savundu. Türkiye’de nitelikli konut üretimini başlattıklarını söyleyen Ali Ağaoğlu, mevcut yapıları yıkarak kentleri yenilemenin bir zorunluluk olduğunu ve en kısa zamanda bu dönüşümün tamamlanması gerektiğini söyledi.
‘Ankara Türkiye’nin Gerçek Gücünün Farkında Değil’
Türkiye’nin çok büyük bir potansiyeli olduğunu ve siyasilerin, bu potansiyelin tam anlamıyla farkında olmadıklarını ifade eden Ali Ağaoğlu, uzlaşma kültürünün gelişmediğini ve kollektif çalışmayla ortak projeler üretilemeyişinin sorunların askıda kalmasına neden olduğunu söyledi. Ağaoğlu;
“Ekonominin dışında her şeyi konuşuyoruz. Asıl öncelikli sorunumuzun bu olduğu gözden kaçırılıyor. Türkiye’nin genç nüfusuna iş ve aş verilmezse sosyal olaylar kaçınılmaz olarak tırmanır. Buna karşın, gelir düzeyi artar, insanlar rahat yaşamaya başlarsa inanıyorum ki bugün toplumumuzda yaşanan çekişmelerin, uyuşmazlıkların çoğu son bulur. Ben Türkiye’nin gücüne inanan bir insanım. Gelecekte ekonomik sorunların aşılacağını ve bir uzlaşma kültürünün gelişeceğini düşünüyorum” dedi.