Bağımsız Eğitimciler Yükseköğretime Ayrılan Bütçeyi Yanlış Buluyor

Yükseköğretimimizin kalite konusunda yeterli güvence sistemlerine sahip olmadığını, 15 yeni üniversite daha açılacak olmasının bu problemi büyüteceğini söyleyen Avcı,


 



dedi. Türkiye’nin, Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın yüzde 3,7’sini eğitime ayırdığını, bu oranın gelişmekte olan bir ülke için oldukça az olduğunu belirten Avcı,


 



dedi. Eğitimin, insan kaynağını daha verimli hale getirdiği ve istikrarlı bir sürdürülebilir kalkınmanın temelini oluşturduğu unutulmamalıdır. Doğal kaynaklara dayalı gelişmenin, insan kaynaklarıyla desteklenmediği sürece kalıcı olamadığı hatırlanmalıdır. Mesleki ve temel eğitime daha çok kaynak aktaran devletlerin 10-20 yıllık süreçte gelişmekte olan ülkeden “gelişmiş’’ ülke statüsüne yükseldiğini vurgulayan Avcı, şöyle kaydetti,


 



“Zorunlu eğitim çağı dışında kalan nüfusunun yüzde 12,5’i okumaz-yazmaz olan bir ülkede, yükseköğretime bu kadar para harcanması doğru değildir. ışsiz yüksek okul mezunu 3 milyona yaklaşan bir ülkede, mesleki eğitime daha çok önem verilmelidir. Ancak süpermarketlerde kasiyer olarak iş bulabilen diplomalı işsizler yaratan üniversitelerimize bu kadar para harcanması ve inatla yeni üniversiteler açmaya çalışılması üzücüdür. Yanlış olan budur. Israrla yeni üniversite açmaya çalışan politikacılarımızın bilmesi gereken bir şey var. Üniversiteleri bacasız fabrika gibi algılayan siyasilerimizin artık görmesi gereken bir gerçek var. Herkes üniversite bitirmek zorunda değildir. ışe göre insan yetiştirmek gerekmez mi? Gençlerimize, hiç bir işe yaramayan ve hiçbir yetenek kazandırmayan diplomalar vermek yerine, bir meslek kazandırmaya çalışmak daha doğrudur.”