CoreTherm Türkiye’de

ıyi huylu prostat büyümesi (BPH), tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de 40 yaş üstü erkeklerin önemli sağlık sorunlarından biri. Tedavisinde ilk olarak cerrahi müdahalenin tercih edildiği iyi huylu prostat büyümesi için uygulanan yeni yöntem  CoreTherm, narkoz, ameliyat, ameliyat komplikasyonları veya hastanede kalma gerekliliği gibi aşamaları ortadan kaldırıyor.


 


Mobil olarak ve kolayca uygulanabilirliği ile, özellikle ameliyat stresi yaşamak istemeyen veya toplam bir saat gibi kısa bir süre içinde tedavisini tamamlamak isteyen hastalara büyük avantaj sağlayan yöntem, bugüne kadar dünyada özellikle Amerika ve Avrupa’da olmak üzere 20.000’den fazla hastada başarıyla uygulandı.


 


CoreTherm tedavi sistemi, aralarında, dünyaca tanınan ısveç Upsala Üniversitesi uzmanlarının da yer aldığı bilim adamları tarafından geliştirildi. “Isıyla / mikrodalgayla tedavi” esasına dayanan CoreTherm, yüksek güvenlik sistemleri ile de dikkat çekiyor. BPH tedavisinde yeni “altın standart” olmaya aday gösterilen CoreTherm’in, klinik çalışmalar ile % 80’e varan bir başarı oranı yakaladığı ve cerrahi kadar etkin olduğu ispatlanmış durumda.  


 


Uzman doktorlarca, prostatın büyüklüğüne göre 10 ila 20 dakika arasında uygulanan ve hastanın tedaviden hemen sonra işine veya günlük yaşamına devam edebildiği CoreTherm yönteminde, tamamen iyileşme süreci ise 2 haftaya kadar. Hasta, iyileşme süreci sonunda prostat problemi olmadan ve dolayısıyla yaşam kalitesi daha yüksek bir hayata devam edebiliyor.


 


Amerikan Gıda ve ılaç Dairesi FDA onaylı ve 5 yıllık takip araştırmaları bulunan CoreTherm, kullanılan diğer yöntemlere nazaran son yılların en çok veri sağlayan çalışması konumunda bulunuyor. Diğer tedavi yöntemlerinde tedavi sonrası seksüel problemlere bakıldığında risk 10’da 8’ken, bu oran CoreTherm’de yalnızca 10’da 4. Spesifik olarak empotans problemlerine bakıldığında bu risk cerrahide, Coretherm’e göre % 100 daha fazla görülüyor. Coretherm, konunun uzmanlarınca “cerrahi operasyon gerektirmeden en etkili alternatif tedavi yöntemi” olarak nitelendiriliyor. Mikrodalga tedavi yönteminin uygulandığı cihaz CoreTherm, Türkiye’ye Medi-Kim tarafından getiriliyor.  


 


Ülkemizde ilk olarak Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nde uygulanmaya başlanılan CoreTherm yöntemi hakkında konuşan, hastanenin Üroloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Veli Yalçın yöntemle ilgili olarak şunları söyledi : “4 seneye yakın bir süredir kullandığımız bu cihazın ve yöntemin bize en büyük katkısı, özellikle sondaya bağlı, uzun süre yatan ve ‘ameliyat olamaz’ konumda bulunan hastalarda uygulanması oldu. Hepsi şu anda sondadan kurtulup rahat idrar çıkışı yapar hale geldiler. Son 10 yıldır gelişen teknolojilerin prostat tedavisinde getirdiği alternatif yöntemler arasında sadece sondanın 1 ya da 2 günlük kullanımı gibi kısa sonda süreli teknikler giderek gelişiyor. CoreTherm cihazının yenilenmesi ve yeni bir tip sondanın (CoreFlow) uyarlanmasıyla sonda uygulama süresi 1 güne indi. Dışarıdan görünmeyecek şekilde prostat içinde kalan ve hastanın sıkıntısız idrar çıkışı yapmasını sağlayan stentin de 7 gün sonra alınmasıyla tedavi çok daha pratik uygulanır durumda. Bu yöntem özellikle Kuzey Avrupa ülkelerinde çok tercih ediliyor.” Acıbadem Bakırköy Hastanesi’nde yapılan uygulamalarda elde edilen sonuçlar “çok başarılı” olarak yorumlandı ve 19. Ulusal Üroloji Kongresi’nde poster sunumu yapılarak uzmanlara aktarıldı.


 


10-15 Haziran tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilen 19. Ulusal Üroloji Kongresi’ne katılan ve konuyla ilgili uzmanlara ayrıntılı bilgi veren ProstaLund firmasının Uluslararası Pazarlama Müdürü Mikael Flensburg, yöntemin dünyada giderek artan bir oranda tercih edildiğinin ve başta üniversite hastaneleri olmak üzere tıp merkezlerinin kolay uygulanırlığı nedeniyle CoreTherm’i tercih ettiklerinin altını çizdi.


 


Yöntemin geliştirilmesine çok önemli katkıları olan ısveç Upsala Üniversitesi Üroloji Bölümü Klinik şefi Yardımcısı Op. Dr. Lennart Wagrell de, her 4 erkekten birinin prostat riski altında bulunduğunu ve tedavisi cerrahi olarak yapılamayan veya cerrahi müdahaleyi kabul etmeyen hastalara etkin ve kolay uygulanır yöntem bulunması için 20 yıldan uzun bir süredir çeşitli araştırmalar yapıldığını belirtti. Wagrell, mikrodalgayla tedavi yönteminin kalıcı, başarı oranı yüksek ve riski minimum hale getirilmiş bir yöntem olduğunu vurguladı.