Kriz Giyim Sektörü için Çıkış Yaratabilir

Tüm dünyaya yayılan ekonomik krizin hazır giyim sektörü için avantaj sağlayabileceğini ifade eden şankaya, “şu an herkes beklemede. Kriz, bütün sektörleri etkileyecek. Bütün sektörlerde daralma olacağı kesin. Biz, bu krizin sektör olarak bize avantaj getirebileceğini düşünüyoruz. Kriz, sektörümüz için bir çıkış yaratabilir. Büyük markalar büyük alımlar yapıyor. Bu firmalar, özellikle son bir kaç yıldır fiyat avantajından dolayı Uzak Doğu’yu tercih ediyordu. Biz fiyat rekabeti yapamıyorduk ancak hızlı ve talebe göre moda ürünler üretebiliyorduk. Yaşadığımız bu krizden sonra ise büyük alım gruplarının toplu mal alabileceğini düşünmüyorum. Çünkü herkes daha temkinli hareket ederek stokta ürün bulundurmak istemiyor.” diye konuştu.


şankaya, Amerika Birleşik Devletleri’nden başlayıp, Avrupa, Uzakdoğu ve tüm dünyayı etkisi altına alan küresel krizin, Türkiye’de 6 yıldır uygulanan yanlış ihracat politikalarının daha net görülmesini sağladığını kaydetti. Düşük kur, yüksek faiz politikasını savunanların yanıldıklarını vurgulayan şankaya, “Bu aslında önemli bir gelişmedir. Küresel kriz Türk ihracatçısı için bir fırsat olabilir” dedi.


Küresel krizin etkilerinin dalga dalga yayıldığına işaret eden şankaya, bu süreçte Türkiye’nin ihraç pazarlarını koruyarak çeşitlendirmesi gerektiğini ifade etti. Son yıllarda Türk ihracatçısı lehine işleyen euro/dolar paritesinin günümüzde Türk ihracatçısının aleyhine işler hale geldiğine de dikkat çeken şankaya, şunları söyledi:


“Euro-dolar arasındaki paritenin dolar lehine değişmesi nedeniyle özellikle euro ile ihracat yapılan ülke pazarlarında sıkıntı yaşanıyor. Bu süreçte tabii ki bir gerileme söz konusu. Dövizin yüksek olması ihracatı artıracak ve ithalatı da düşürecektir. Dövizdeki bu ani yükseliş rahatsızlık verici ama bu Türkiye açısından bir fırsat olabilir. Dövizin yüksek olması nedeniyle YTL maliyetlerinin döviz karşısında düşmesi, bize maliyet avantajı sağlayarak,  satışlarımızın artmasına neden olacaktır” diye konuştu.


Bu dönemde, gelecek yaz için siparişlerin hazırlanmaya başladığını anlatan şankaya,  siparişlerde azalma beklediklerini de söyleyerek, UıB Hazır giyim ve konfeksiyon ihracat verilerine bakıldığında geçen yıl Ekim ayında yapılan 44.616.714 USD ihracatın bu yıl %31’lik bir düşüşle 30.943.842 USD’ye indiğini vurguladı. Daralmaya rağmen ihracatın devam edeceğini dile getiren şankaya, “Ben bu sürecin bir yıldan daha kısa süreceğini düşünmüyorum. Düşük kur yüksek faiz mantığında bile bu pazarları kaybetmemek için uğraştık. Bu süreçte hem Eximbank kredilerini, hem de hazineden bankaların sendikasyon kredilerini çevirebilecek likidite desteği artırılmalı. Reel sektör ayakta kalmalı. Bu da krizi fırsata dönüştürmemiz anlamına gelir. Unutulmamalıdır ki, ihracatçı zoru her zaman başarmıştır” dedi.


şankaya, firmalarla bankalar arasında herhangi bir terslik yaşanması halinde, sektörde büyük sıkıntı yaşanacağını belirterek, “Sektör kaybedildiği zaman, bir daha bu avantajları bulamayız. Bankalarla sorun yaşanırsa, kriz bizi kötü sarsar” diye konuştu. Sektördeki şirketlerin, kredi alıp kendini döndürdüğünü vurgulayan şankaya, bir günlük durgunluğun bile bütün dengeleri altüst edebileceğine işaret etti. Üretim yapan firmalarda bu sıkıntının yaşandığına dikkat çeken şankaya, şunları söyledi:


“Birçok firma likit değil. Müşteriden gelen mal bedelini krediden düşüp, tekrar açılan kredi limit boşluğu kadar kredi alarak kendini döndüren çok firma var. Burada oluşacak olumsuz etki domino etkisi


yapabilir. Türkiye’de kullanılan kredilerin yüzde 0,9’unu konfeksiyon sektörü oluşturuyor. Krediyle ilgili çok büyük sıkıntılar bulunmuyor ancak bu sektöre sahip çıkılması gerekiyor.”


şankaya, son bir aylık süreçte döviz kurlarının aşağı yukarı aşırı hareketinin, fiyat verme ve maliyet çıkarma konusunda ihracatçıyı sıkıntıya soktuğuna da dikkati çekerek, bu nedenle Türk ihracatçısının anlaşma yapmakta güçlük çektiğini ifade etti. şankaya, dövizin belli bir dengede olmasının ve aşırı iniş çıkış göstermemesinin, ihracatçılar açısından tercih sebebi olduğuna da dikkat çekti.


Krizden dolayı tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de istihdam açığının artacağını ifade eden şankaya, şöyle devam etti:


“şu anda resmi rakamlar bu açığın yüzde 9,4 olduğunu gösteriyor. Açığın önümüzdeki dönemde yükseleceği öngörülüyor. Bunun ilacı ise hazır giyimin tekrar ayağa kaldırılması. Türkiye’nin hazır giyimden vazgeçmemesi gerek. Kriz bize bunu gösterecek. Hazır giyimin yeniden ekonominin lokomotifi olacağını düşünüyorum. “


Ayrıca doğalgaz fiyatlarındaki artış miktarlarına da değinen şankaya; “petrol fiyatları düşerken doğalgaza tekrar zam gelmesini anlamak mümkün değil. Son bir yıl içinde yapılan en son %22’lik zamla birlikte son dört yıl içinde %162 zam yapılmış oldu. Sayın Bakanımız önümüzdeki dört ay içerisinde petrol fiyatlarının düşüşünün ülkemize ancak yansıyacağını ve bu nedenle fiyatların inebileceğini söylüyor. Bu bize çok inandırıcı gelmiyor. Elektrikle ilgili zam da kapıda. Üretim maliyetlerimiz her geçen gün daha da artıyor. Enerji ile ilgili alınan zam kararları belimizi büküyor ve sanayicinin rekabet etmesini zorlaştırıyor.” Dedi.