Medyada Cinsiyetçiliğe Son!

Kadınların Medya ızleme Grubu-MEDıZ dört aydır sürdürdüklerini bildirdiklerini “Medyada Cinsiyetçiliğe Son!” kampanyasının ardından cinsiyetçilikten uzak bir yaz tatili dileği ile bir basın açıklaması yaptı. Açıklama şu şekilde :


<ul>


Selülit, Bikini, Dekolte, Frikik, Sıfır Beden Gazeteciliğinden Bıktık!


Medya Tarafından Röntgenlenmediğimiz Bir Yaz Geçirmek ıstiyoruz.


 


Yaz aylarında dinlenmek, serinlemek için deniz kıyılarında tatil yapmamız olağandır!


Buralarda kadınlar ve erkeklerin rahatça yüzebilecekleri, güneşlenebilecekleri giysiler giymeleri de olağandır!


Bu giysiler erkekler için tek parçalı mayolar, şortlar; kadınlar için tek ya da çift parçalı bikini denen mayolar olabilir. Yani kadınların yüzmek, güneşlenmek için bikini giymeleri de gayet olağandır!


O halde, medya erkekler için her tür mayo giymeyi olağan kabul ederken kadınlar bikini giydiğinde ‘baskın’ ‘flaş’ “şok şok şok!” gibi ifadelerle neden haberleştirilebiliyor?


Biz neden tüm yazı, bu tür görüntü ve fotoğraflarla; ‘ünlü’ kadınların plajda “bikiniyle yakalandı!” biçiminde sunulan haberleriyle, bikini giymenin bir suç ya da kabahat olduğunu öne süren bir medya anlayışıyla geçiriyoruz?


 


Röntgenci, ayrımcı, cinsiyetçi medya istemiyoruz!


 


Kadınların denize girerken giydikleri, bedenlerinin görünümü haberlere böyle konu olurken ya da kadınlar yaz boyu röntgenlenirken; erkekler diledikleri giysilerle rahatça denize girebiliyor. “Falanca Bey’i mayosuyla bastık!” türü haberler olmamasını olumlu karşılamakla birlikte medyadan aynı olumlu yaklaşımı kadınlara karşı da göstermesini bekliyoruz.


 


Bedenimiz Bizimdir


Selülitimiz de,  sütyen bedenimiz de bizi ilgilendirir…


 


Sadece denize girerken giydiklerimiz değil; bedenlerimizin görümü de tüm yaz, medyanın ‘yoğun ilgisi’, takip ve aşağılamasıyla geçiyor? Objektifler, kadınların baldır-bacak-kalçalarına çevrilerek “selülit”leri lanetli bir hastalık gibi sunuluyor? Ve tüm kadınlar, sözde sağlık adına, egemen kozmetik endüstrileri ve ataerkil zihniyetin birlikte oluşturdukları beden kalıplarına sokulmaya zorlanıyor? Yine ‘falanca bey’in sarkan göbeği’ türünden haberler yapılmamasını olumlu karşıladığımız gibi; kadınlara yapılan bu ayrımcılığın da fark edilmesini istiyoruz. Ve yinelemek istiyoruz ki, rahat ettiğimiz giysilerle, fazla ilan edilen kilolarımızla, selülitlerimizle denize girmek, dolaşmak, yaşamak biz kadınların da hakkı! Bu hakkı kullanırken reyting, tiraj teşhir malzemesi yapılmak istemiyoruz!


 


Bu dileklerle sürdürdüğümüz “Medyada Cinsiyetçiliğe Son” Kampanyası ile de aylardır ifade ettiğimiz gibi, bedenimizin medya tarafından teşhir ya da röntgencilik malzemesi yapılmadığı, bedenlerimize yönelik bu ‘baskın’ ve saldırılara maruz kalmadığımız bir yaz geçirmek istiyoruz!


 


Cinsiyetçi, Teşhirci ve Ayrımcı Yayınlara, Medyada Cinsiyetçiliğe Son!


MEDıZ- Kadınların Medya ızleme Grubu


</ul>