O’live Park’ta Satış Süreci Başladı

Hollanda merkezli yatırım fonu TRE Investments, ilk yatırımını O’live Park ile Türkiye’de gerçekleştirdi. TRE Investmens’ın Türkiye’de kurulan alt şirketi olan TRE ınşaat tarafından gerçekleştirilen O’live Park’ta yapım aşaması bitti ve satış süreci başladı.


 


Villa konforunu “rezidans hizmeti” ile buluşturarak, Ege’de bir ilki gerçekleştiren O’live Park’ın yatırımcısı TRE Investments, projeyi, Türkiye’de gerçekleştirdiği ilk yatırım olması nedeniyle bir “milat” olarak nitelendirdi.  Satış ve pazarlaması Realty World Türkiye tarafından gerçekleştirilecek villalar, 650 bin Euro ile 1 milyon Euro arasında değişen “çok özel fiyatlarla” gayrimenkul yatırımcılarının beğenisine sunuldu. TRE Investments, Türkiye’deki yatırımlarına devam edecek.


 


Modern mimarinin, tarihle, doğayla, Akdeniz iklimi ve kültürüyle buluştuğu O’live Park’ı diğer “lüks konut” projelerinden ayrıştıran en önemli özellik, özlenen köy hayatının yalınlığını ve sıcaklığını, konforla ve profesyonel bir hizmet anlayışıyla birleştirerek sunması.


 


O’live Park, başlattığı bu yeni hayatla, Ege’de birçok ilke imza attı.  Bunlardan en önemlisi, villa sahiplerine sunulacak olan rezidans hizmeti!


Her villada SPA, özel havuz, geniş bahçe gibi ayrıcalıklar yaşanırken, bahçe bakımı, havuz bakımı, temizlik hizmetleri, 24 saat güvenlik, teknik servis, alışveriş asistanlığı, resepsiyon ve organizasyon hizmeti gibi tüm ev ve bahçe işleri O’live Park’ın rezidans hizmeti için oluşturduğu ekibe bırakılacak. Profesyonel yönetim tarafından verilecek olan, bahçe yönetimi, evcil hayvan bakımı, temizlik, güvenlik vb. hizmetler, villa ayrıcalığına rezidans konforunu ekleyecek.


 


75 dönümlük bir vadide, her biri yaklaşık 2,5 dönüm bahçeye ve özel havuza sahip, “yalnızca 30 villadan” oluşan O’live Park, sunduğu “kişiselleştirilmiş” yaşam tarzları ile de dikkat çekiyor. Projenin en önemli başarı unsurlarından biri, mimari yaklaşımın, her evin bireyselliğini ve mahremiyetini korurken, bu özelliği, sosyal ve sıcak bir “ortak bir yaşam anlayışı” ile birleştirmiş olması… O’live Park sakinleri, bu avantajlarla, kendileri için özel olarak hazırlanmış lüks unsurların tadını çıkaracak.  


 


O’live Park’ın tanıtımı amacıyla gerçekleşen basın toplantısında, yaptıkları yatırımda birinci önceliğin “doğayı bozmadan yüksek yaşam kalitesi yaratmak” olduğuna dikkat çeken TRE Investments Murahhas Azası ve TRE ınşaat Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Osman Gökalp, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Biz, yaşam kalitesinin “detaylarda” gizli olduğuna inanıyoruz. Yatırım kararı aldığımız günden itibaren, en önemli ilkemiz, bu detaylardan taviz vermemek oldu. Bunun kadar önemli olan bir başka nokta, projeyi oluştururken, çevre politikamızdan taviz vermemekti. Arazimizi, doğaya zarar vermeden, onu koruyarak, en iyi şekilde konumlandıran projeyi seçtik. O’live Park’ta, 75 dönümlük bir vadi üzerinde, her biri yaklaşık 2,5 dönüm bahçeye ve özel havuza sahip “yalnızca 30 lüks villa” yarattık. Çünkü biz, yaşam kalitesi yaratmak adına, bu “dev köy”de yaşayacak insanların, doğanın içinde, benzersiz, huzurlu bir hayata sahip olmasını amaçladık.  Köy hayatındaki sıcaklığı yaşarken, “kendilerine özel alanların” tadını da çıkarmaları için gereken fedakârlığı yaptık; “kar odaklı” düşünmedik. Bunun yanında, kullandığımız tüm malzemelerin, “lüks köy” vaadinin gerekliliklerini yerine getirecek özelliklere sahip olması da en önemli kriterlerimizden biriydi.”


 


O’live Park’ın, proje aşamasında değil, “tamamı bittikten sonra satışa açılmasının” gayrimenkul yatırımcıların yanında yer alma ilkelerinin yansıması olduğunu vurgulayan Gökalp, maket üzerinde değil, “gerçeğini görerek” karar verme imkânı yarattıklarının da altını çizdi. Bunun sektörde önemli bir yaklaşım farkı olduğunu belirten Gökalp, TRE ınşaat’ın bundan sonra gerçekleştireceği projelerde de fark yaratmaya devam edeceğini söyledi.


Gökalp, yaptığı konuşmada, Türkiye’deki yatırımlarını “uzun vadeli” düşünen TRE Investments’ın, başlangıç noktası olarak “Ege” yi seçmesinin de önemli bir gösterge olduğuna dikkat çekti; “TRE Investments olarak, dünyada, inşaat ve gayrimenkul sektöründe yatırım yapmayı hedefleyen bir fon şirketiyiz. TRE Investments, ilk etapta Fransa, ıtalya, Yunanistan gibi Avrupa’nın farklı ülkelerinde yatırım yapmayı planlıyordu. Fakat ben de her zaman Türkiye’de yatırım yapmayı hayal ediyordum. Uzun süren görüşmelerden ve araştırma çalışmalarından sonra onları ikna ettim. Hatta onları Türkiye’ye getirdim. Birlikte yatırım yapılabilecek alanları dolaştık. Ve ikna oldular. TRE Investments’ın Türkiye’deki alt şirketi olarak TRE ınşaat’ı kurduk. Bununla birlikte biz, gayrimenkul projelerinin hızlı tüketildiği, tek projede dahi büyük katma değer yaratılan metropollerde yatırım yapma yoluna gitmedik. Türkiye’nin gelişen bir bölgesinde, fark yaratan, öncülük yapan, örnek olan, uzun soluklu bir çalışmayla Türkiye’ye adım attık… Yalnızca bu proje bile, bizim yatırımlarımızda Türkiye’yi ne kadar önemli bir noktaya koyduğumuzun göstergesidir.”


 


Gökalp, gayrimenkul sektöründe yeni bir dönem başlatacakları yönündeki açıklamalarını şöyle sürdürdü; “Yakın gelecekte, kendi alanında fark yaratan ve öncülük yapan yeni projelerimizi de açıklayacağız. TRE ınşaat,


sahip olduğu vizyon ve profesyonellikle sektöre yeni bir soluk getirecek, beklentileri yükseltecek… Hedefimiz; fizibilite çalışmalarını gerçekleştirdiğimiz projelerimize birbiri ardına start vermek. Bu noktada, en büyük gücümüz, finansman yapımız… Yakın gelecekte yeni projelerimizle gündeme geleceğiz.”


 


O’live Park’ta sunulan yaşamın, Ege’de yeni bir hayatın “öncüsü” olduğunu ifade eden TRE ınşaat Koordinatörü Melek Sarı Yüm ise grubun çevre ile ilgili yaklaşımına dikkat çekti; “O’live Park, sunduğu yaşamın değerlerini korumak adına, önemli “ilkeler” doğrultusunda gerçekleştirilen bir proje oldu. Bu proje, bizim gözbebeğimiz! Belirlediğimiz yaşam kalitesi ve lüks köy konseptine uygun; en önemlisi, bu iki unsuru doğaya zarar vermeden hayata geçiren mimari tasarımı yaratmak için, titizlikle çalıştık. O’live Park’ta yer alan her villa, arazinin ve arazinin sahip olduğu doğal bitki dokusunu bozmayacak şekilde oluşturuldu. Doğa, projeye yön verdi.”


 


Evlerin konumlandırılmasının, mevcut ağaçları koruma ilkesi ile oluşturulduğunu söyleyen Sarı Yüm, sözlerini şöyle sürdürdü; “Proje, bu özelliklerin, yörenin mimari dokusuyla bütünleştiği, “çok özel yaşam alanı” haline geldi. Ağaçların konumuna göre proje oluşturduk! Hatta bazı ağaçları farklı yerlere taşıdık. Araziye 2 binden fazla yetişmiş ağaç, 20 bin tane fidan diktik. ınşaatın başlangıç aşamasındaki kazı sırasında çıkarılan, Urla’ya özgü doğal taşları, evlerin dış cephelerindeki taş kaplamalarda kullandık. O’live Park, kendi içindeki “korunmuş”  beş dönümlük ormanı ile de fark yarattı… Bunun yanında, tüm alanı 50 dönüm çimle özel olarak kaplayarak, örtü gibi serilmiş, yemyeşil bir doku oluşturduk. Tüm bu unsurlarla, O’live Park, doğayla sağladığı uyumla, her zaman onun bir parçasıymış gibi görünüm oluşturdu.”


 


Sarı Yüm, O’live Park’ta yer alan her villanın, görüş açısında deniz veya ormanla, keyifle bütünleştiğine de dikkat çekti; “Evlerin konumunu titizlikle ele aldık, denizi ve yeşili muhteşem bir ahenkle buluşturan, panoramik bir görüntü yarattık. Proje içerisinde yer alan her ev, diğerinin ışığını ve görüş açısını engellenmeyecek şekilde konumlandırıldı.”


 


O’live Park’ın satış ve pazarlamasını üstlenen Realty World Türkiye’nin Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Büyükçetin ise ızmir ve özellikle Urla bölgesinin, gayrimenkul yatırımlarında dönemin yükselen değeri olduğuna, bölgenin özellikle yabancıların ilgi odağı haline geldiğine dikkat çekti.


 


Bölgenin önümüzdeki dönemde daha fazla prim yapacağını söyleyen Büyükçetin, Urla’nın bozulmamış doğasının çekim merkezi yarattığını ifade etti. Cazip bir yatırım aracı olarak görülebilecek O’live Park’ın son yaşam trendlerini de taşımasıyla önemli bir fark yarattığını vurgulayan Büyükçetin, açıklamasını şöyle sürdürdü; “Türkiye son yıllarda gayrimenkul sektöründe altın çağını yaşıyor… Sektöre çok sayıda yeni yatırımcı adım attı, sayısız proje hayata geçti ve geçmeye de devam ediyor. Ancak projelerin hayata geçmesi kadar, “yükselen yeni yaşam trendlerine” sahip olmaları da çok önemli bir kriter. Ne yazık ki birbiri ardına tamamlanan projelerin hepsi için bunu söyleyemiyoruz. O’live Park ise bu anlamda çok önemli bir fark yarattı. Yatırım açısından en önemli özelliği ızmir’e 25 kilometre uzaklıkta bulunan, Ege’nin saklı incisi Urla’da konumlanması. Bu lüks köyün sakinleri için büyük bir avantaj… Projenin tamamlandıktan sonra satışı sunulması, residance hizmetlerin, villa konforuyla buluşturulması, villa sahiplerinin rahatlığı ve konforu için gerçekleştirilen geniş açılı yerleşim planı, 75 dönümlük vadide, her biri 2,5  dönümlük bahçeye ve özel havuza sahip, yalnızca 30 villanın bulunması ve fiyatlandırma politikası… Bunların her biri, aynı zamanda sektör için önemli birer örnektir… TRE ınşaat, Türkiye piyasasına girişiyle birlikte, ilkleri gerçekleştirerek fark yarattı.”