Okullarda Cep Telefonları

Eğitim yılı başladığı sıralarda okullarda cep telefonları epeyce tartışılmıştı. Bir ay kadar önce de Milli Eğitim Bakanı bu konuda bir açıklama yapmış, yakın zamanda cep telefonları ile ilgili bir karar verileceğini söylemişti. O yakın zaman okullar kapanınca mı acaba, belli değil. Çünkü bu konuda hiçbir açıklama ya da karar yok henüz.


Geçen hafta bizim çocuğun okuluna uğramıştık. Müdür yardımcısıyla konuşurken cep telefonlarından söz açıldı. “Siz okul olarak yasaklayamıyor musunuz?” diye sordum. ıdareci öğretmenin cevabı “Bu konuda karar verecek olan Bakanlıktır. Milli Eğitim yasaklamadığı sürece biz yasak diyemeyiz” şeklinde oldu.


Çocuklara, okula telefon götürmemeleri konusunda ısrarcı olduk ve bir süredir telefonsuz gidiyorlar. Ama nereye kadar. Çevresindeki arkadaşlarında gören çocuk bir gün bizim bu yaptırımımızdan sapacaktır.


“Birkaç tanesinin telefonunu topladım derste” diyor öğretmenlerden birisi. Başka öğretmenlerin de aynı şeyi yaptığından şüphe olmamalı.


Daha birkaç yıl öncesine kadar okullarda telefon ve ona bağlı sıkıntılar yoktu. Birkaç yıl sonrasında kimbilir belki de öğrenciler yanlarında mini bilgisayar bile taşıyacaklar. Gerçi son model, çok özellikli cep telefonlerı da bilgisayarı aratmayacak türden.


Özellikle liselerde, cep telefonlu şakalar, derste cep telefonuna konsantre olup dersi dinlememeler, telefonun kamerasıyla gizli kayıtlar, bu konuda bir önlem alınmasını şart kılmıştır.


Gerek Milli Eğitim gerekse okullar, telefon konusunda ayrıca ailelerle de karşı karşıya kalmış durumdalar. Birçok aile çocuğundan adım adım, saat saat haberdar olmak istediği için çocuğunun üzerinde telefon bulunmasından yana. Bu da ne kadar doğru acaba, tartışılması gerekli bir ayrıntıdır. Çocuk telefonu taşısa can güvenliği için bile tehlikeli iken, yine can güvenliği için ondan sürekli haberdar olmak isteyen ailesi telefonu çocuğun cebinde istemektedir. Öyle bir çelişkili durum ki, çözmek kolay değil.


Sonuç olarak cep telefonu öğrencinin dersten kopmasına sebep olabildiği gibi, öğrenci-öğretmen sürtüşmesinin de nedeni olabilmektedir. Ders dinlemeyip arkadaşlarıyla mesaj trafiği yapan öğrenciler, ders ya da okul sonrası ne yapacaklarını, nereye gideceklerini kararlaştırırken, öğretmenler de ders esnasında bu yüzden yeteri kadar sıkıntı yaşıyorlar.


Cep telefonlerının özellikle liselerde birçok sıkıntı yarattığı ve başarıyı olumsuz etkilediği göz önünde tutularak bir karar verilmesi ve verilecek kararın okula telefon götürülmemesi yönünde olması en doğru uygulama olacaktır.


***************************


Okullarda Hepatit-B Aşısı


“Bu aşıyı, şimdiki uygulamaya göre yeni doğan ile 8. sınıflara yapıyoruz” diyor sağlıkçı arkadaşım. Yeni doğan bebekle ilköğretim son sınıflara yani.


Geçen yıl ilköğretim 8 sınıflara, geç kalınmış olarak bir Hepatit-B aşısı kampanyası başlatılmıştı. Birer ay arayla, üç doz halinde yapılması gereken aşının son dozu okullar kapatıldığı zamana denk geliyordu. Bazı okullarda üçüncü doz, okulların kapanacağı son haftada yapılabilmişti.


Hepatit-B aşısında üç doz tamamlanmadığı takdirde önceki yapılan dozların da işe yaramadığı bilinmektedir.


Sağlıkçı arkadaşımın söylediğine göre, bu sene okullardaki bu aşı kampanyasına erken başlanmış. Dolayısıyla geçen yıl yaşanan sıkıntılar bu yıl yaşanmayacaktır.


Sağlık Bakanlığının, geçen yıl okullarda yapılan Hepatit-B aşısında aksamalar varsa, ailelerin bu durumda ne yapması konusunda bir açıklama yapması gerekmektedir.