Siemens, küresel iklim değişikliğinin etkilerini giderek artan oranda gösterdiği bu dönemde, bir yandan dünyayı teknoloji kullanarak koruyor, bir yandan da çevrenin korunması konusunda bilinç yaratıyor. Sadece ürünleriyle değil sponsorlukları ve sektördeki platformlara verdiği destekle de pazarın gelişimine lider ve önder olarak katkıda bulunan Siemens Ev Aletleri, WWF-Türkiye ile el ele vererek Türkiye’nin en büyük ikinci içme suyu rezervi olan ve “yedi renkli göl” olarak da bilinen Eğirdir Gölü’nün korunması için yeni bir çalışma başlattı.
Siemens ve WWF-Türkiye, “Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat” projesiyle, yedi ana maddede Eğirdir Gölü’nün gelecek nesiller için de bir içme suyu rezervi olarak kullanılmasının sağlanmasını amaçlıyor. Bu maddeler şöyle:
- Kirliliğin azaltılması,
- Sürdürülebilir balıkçılığın sağlanması,
- Eko-turizmin geliştirilmesi,
- Doğa dostu tarımın yaygınlaştırılması,
- Sorunların çözümünde yerel ortaklık,
- Suyu kullananlar ve yönetenler için eğitimler,
- Akılcı doğal kaynak kullanımı.
Yitirilen değer Eğirdir Gölü
Siemens ve WWF-Türkiye’nin Eğirdir Gölü’nün korunması için başlattığı işbirliği, bilinenin aksine su zengini olmayan, su kaynaklarını kaybeden ve iklim değişikliğinin etkilerini yoğun şekilde yaşayacak Türkiye’de sulak alanların korunması için atılmış önemli bir adım niteliğini taşıyor. Bazı gün ve saatlerde değişik renklere büründüğü için halk arasında “yedi renkli göl” olarak da bilinen Eğirdir Gölü, 487 kilometrekarelik alanı ve 4005 hektometreküp hacmi ile Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su gölü. Sarp kayalıklar, tepeler ve dağlarla çevrili olan göl, aynı zamanda Türkiye’nin ikinci büyük içme suyu rezervi. Biyolojik çeşitliliği ile Türkiye’nin en önemli sulak alanlarından biri olan göl, Doğal Sit Alanı, Önemli Kuş Alanı ve ıçme-Kullanma Suyu Koruma Sahası. Ancak bunca önemli değerine rağmen Eğirdir Gölü, kirlilik ve su seviyesindeki düşüş nedeniyle sahip olduğu doğal zenginliği her geçen gün kaybediyor.
Tarımsal, endüstriyel ve evsel atıklar gölün su kalitesinde düşüşe ve ciddi boyutlarda kirliliğe neden oluyor. Özellikle tarımsal üretimde kullanılan aşırı gübre nedeniyle gölde fosfor ve amonyak düzeylerinde artış görülüyor, bazı kısımlarda su kalitesi ikinci sınıf su kalitesine düşüyor. Bu durum, bölgenin başlıca geçim kaynakları olan tarım, balıkçılık ve turizmi tehdit ediyor. Göl çevresindeki bazı fabrikaların atıklarını göle bırakması nedeniyle ortaya çıkan kirlilik, Kovada Gölü’ne akan suda toplu balık ölümlerine sebep oluyor. Aşırı avlanma, göldeki balık çeşitliliğinde azalmaya ve ekonomik değeri olan su ürünlerinin hızlı tükenişine de neden oluyor. Bilinçsiz kullanım ve tarımsal sulama nedeniyle gölün su seviyesi son 30 yıl içerisinde 2,5 metre düşüş gösterdi. Bu düşüş, Türkiye’nin elma üretiminin yüzde 20’sini sağlayan Eğirdir Havzası’nı olumsuz etkiliyor.
Türkiye’nin geleceği için önemli bir proje
Siemens ve WWF-Türkiye işbirliği, su kaynakları hızla azalan ülkemizdeki kısıtlı tatlı su kaynaklarının korunması yolunda atılmış en önemli adım. Çünkü Eğirdir Gölü, Türkiye’nin ikinci büyük tatlı su gölü ve ikinci büyük içme suyu rezervi olması nedeniyle çok önemli bir alan. Eğirdir Gölü’nün bugünkünde daha fazla kirlenmemesi ve su kalitesinin bozulmaması için gerçekleştirilecek, gölü korumaya ve sürdürülebilir kullanımını sağlamaya yönelik “Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat” projesi bu bağlamda çok önemli.
Eğirdir Gölü, barındırdığı biyolojik çeşitlilikten çok, kullanım değerleri ile öne çıkan ve insan faaliyetlerinin etkisinin yoğun olarak görüldüğü bir göl. Göl, çevresine içme suyu sağlama, balıkçılık, turizm, tarımsal faaliyetler gibi doğrudan hizmetler sunan, insan kullanımından doğrudan etkilenen bir alan. Bu yüzden de tüm bu hizmetlerden yararlanırken göle zarar vermeden, gölün gelecekte de var olabilmesini sağlamak gerekiyor. WWF-Türkiye ve Siemens işbirliği ile başlatılan “Yedi Renkli Göle Yedi Renkli Hayat” projesi, tüm bunları sağlamaya yönelik olmasıyla ön plana çıkıyor.
En önemli sorunu kirlilik olan Eğirdir Gölü’nün korunması için adımlar atılmazsa, önümüzdeki yıllarda Türkiye bir içme suyu kaynağını daha kaybedecek. ıklim değişikliğinin etkileri su kaynaklarının ve yağışların azalması, kuraklık, tarımsal verimde düşüş gibi göstergelerle ülkemizde halihazırda görülmeye başlanmışken, Eğirdir Gölü’nün gelecekte var olabilmesinin önemi daha net anlaşılabilir.
2 yıllık yoğun program
Siemens ve WWF-Türkiye, Eğirdir Gölü’nün en önemli sorunu olan kirliliği tespit etmek için kirlilik kaynaklarını belirlemeye yönelik bir araştırma yapacaklar. Pilot uygulamalar, kirliliğin etkilerinin azaltılması konusunda somut örnekler olacak. Yaklaşık 2 yılda tamamlanacak olan ve tüm Siemens çalışanlarının desteği ve yöre halkının katılımıyla sürdürülecek proje çerçevesinde aşağıdaki çalışmalar yapılacak:
§ Yapay sulak alan arıtımı ile bir köyde arıtım yapılacak, diğer köyler için örnek teşkil edecek.
§ Bir köye katı atık deposu yerleştirilecek ve katı atıklardan temizlenecek.
§ Yaklaşık 250 çiftçiye doğa dostu gübre ve tarım eğitimleri verilecek.
§ 30 çiftçi Çıralı’ya götürülerek doğa dostu tarım konusunda eğitilmesi sağlanacak.
§ Akılcı Doğal Kaynak Kullanımı konusunda 400 kişiye eğitim verilecek.
§ 300 balıkçıya sürdürülebilir balıkçılık konusunda eğitim verilecek.
§ Yerel halk için alternatif gelir kaynakları (eko-turizm) sunulacak.
§ Yürüyüş parkuru ve kuş gözlem kulesi alanla ilgili tüm ilgi gruplarına ulaşılacak.
§ Eko-turizm haritası ile alanla ilgili tüm ilgi gruplarına ve bölgeye gelen turistlere ulaşılacak.
§ En az 40 kişiye yerel turist rehberi eğitimi verilecek.
§ Yerel pansiyonculuk konusunda Eğirdir’de pansiyonculukla uğraşan kişilerle işbirliği yapılacak.
§ Yerel pansiyonculuk ve turist rehberi eğitimi ile tüm Eğirdir ve Isparta’ya katkı sağlanacak.
§ Özellikle eko-turizm faaliyetlerinde çarpan etkisiyle proje çok daha geniş bir kitleye ulaşacak.
WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), doğa koruma konusunda yaklaşık 30 yıllık deneyimiyle, ülkemizin biyolojik çeşitliliğini korumak ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımını sağlamak için çalışmaktadır. ınsanların doğayla uyum içinde yaşayacağı bir gelecek kurmak için çalışan WWF-Türkiye, ülkemizin önceliklerine göre projeler oluşturmaktadır. Bu kapsamda Su Kaynakları, Orman, Deniz ve Kıyı programları altında çalışmalarını sürdürürken, küresel iklim değişikliği konusunda farkındalık yaratmaya çalışmaktadır. WWF-Türkiye, doğa koruma konusunda karmaşık sorunlara yaratıcı çözümler bulmak için hükümetler, yerel yönetimler ve yöre halkının yanı sıra iş dünyası ile ortaklaşa çalışmaya büyük önem vermektedir.