‘Terörün Avukatı’ Jacques Vergès, ıstanbul’da Felsefesini Savundu


Çakal Carlos’tan Filistinli militanlara, Baader Meinhof’tan Cezayirli direnişçilere kadar dünyanın tüm sakıncalılarına avukatlık yapan 84 yaşındaki yaşayan efsane Jacques Vergès, Hukukçular Derneği’nin davetlisi olarak geldiği ıstanbul’da, dün akşam Cemal Reşit Rey’de hıncahınç dolu bir salona hitap etti. ızleyenlerin bir kısmının ayakta kaldığı konferansın ardından, Türkiye’nin ünlü avukatları Yücel Sayman ve Muhammet Emin Özkan da Verges’i ve felsefesini kendi bakış açılarından yorumladılar.


De Gaulle’den Vergès’e: Haklıydınız’


‘Avukatların üstadı’, tamamını ayakta yaptığı ve hitabet sanatının tüm inceliklerini kullandığı Fransızca konuşmasında suç kavramından ahlak normlarına, değişen değer yargılarından toplumsal bakış açılarına kadar pek çok konuda farklı ve söylemi eleştiren tutumunu devam ettirdi.


Hayatının en önemli savunmalarından bir tanesi olan Cezayirli direnişçileri savunmasından sonra kaldığı otele polis kordonunda gitmek zorunda kaldığını, oysa birkaç hafta sonra Cumhurbaşkanı De Gaulle’ün kendisini arayarak ‘haklıydınız’ dediğini belirten Verges, o günleri şöyle anlattı:





Sanıkların değerleriyle hakimlerin değerleri zıttı. Hakimler Fransız anayasasına göre düşünüp onları yargılıyordu. Ama sanıkların kültür ve inancı bambaşkaydı; onlar da hakimlerin suçlu olduğunu düşünüyordu haklı olarak. Biz, on kadar avukat, özellikle medya üzerinden bir mücadele yürüttük. Kararı eleştirdik.


Daha sonra, dava sonucunda, mahkeme başkanı kara mizah gibi bir ölüm kararı verdi. Karar verilirken müvekkilim gülümsüyordu ve rahattı. Mahkemeden çıktıktan sonra yolda çeşitli tacizlere uğradım. Otele ancak polis aracıyla gidebileceğimi söylediler. Bütün bunları gören yabancı basın, davanın ciddiyetinden ve kararın haklılığından tereddüt etti.


Çok daha sonra De Gaulle’den çok duygulu bir mektup aldım. En kalbî selamlarıyla birlikte bize hak verdiğini ifade ediyordu.




Avukat, düşmanını bile savunabilmeli; yargılamamalı, dinlemeli


Bir ‘şov’ havasında geçen konuşması boyunca sık sık, avukatlık mesleğinin inceliklerine, savunma sanatının eşsizliğine göndermeler yapan Vergès, bir avukatın gerektiğinde düşünce olarak karşısında yer alan insanları bile savunabilmesi gerektiğini belirtti.





Kötü insanları da savunabiliriz. Çünkü savunmak bir insanı anlamak demektir. Onaylamadığımız bir eylemi yapmış olabilir. Bizim çabamız, toplumun onu anlaması ve bu suç için önlem almasıdır




diyen Vergès’e göre, bir avukat, asla yargılamamalı dinlemeli ve anlamaya çalışmalı:







Damarlarımdaki kan kalbimle konuşuyor”, dedi, kardeşlik mesajı verdi


şiir tadındaki konuşmasını ‘damarlarımdaki kan, kalbimle konuşuyor’ kelimeleriyle sona erdiren Vergès, izleyenlerden büyük alkış aldı. Konferans sonunda ilk olarak 1988 yılında Türkçe’de yayınlanan ve kendisinin ziyareti anısına Metis yayınları tarafından tekrar basılan kitabı ‘Savunma Saldırıyor’u imzalayan Vergès’e Hukukçular Derneği Başkanı Kamil Uğur Yaralı tarafından günün anısına bir plaket sunuldu. Plaketi aldıktan sonra yine söz alan Vergès, özellikle Türk avukatlar Yücel Sayman, Muhammet Emin Özkan ve Reşat Petek’in Türkiye’de verilen ‘hukuk devleti mücadelesi’ ile ilgili yorumlarının ardından, ‘Türkiye’deki hukuk devleti mücadelesine kardeşçe destek veriyorum’ diyerek geceyi noktaladı.