Birinci şahıs Filmleri

Sempozyum programında, Arjantinli tanınmış belgeselci Andrés Di Tella’nın sunumu ve iki filmi “Televizyon ve Ben” (2002) ve “Fotoğraflar” (2007); Lübnanlı sanatçı, küratör ve eleştirmen Rasha Salti’nin sunumu; Filistinli yönetmen Kamal Aljafari’nin filmi “Çatı” (2006), Berke Baş’ın filmi “Nahide’nin Türküsü”nün galası; Berke Baş, Can Candan, Eylem Kaftan gibi yönetmen ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleşecek olan tartışma paneli yer alacak. 


29 Mayıs Cuma günü saat 11:00’de Alisa Lebow ve Cynthia Madansky’nin Treyf, saat 12.00’de  Alan Berliner’in Kime Ne başlıklı filmlerinden sonra “Birinci şahıs Filmleri”- Latin Amerika başlıklı sempozyumda Alisa Lebow’un girişi ve Andrés di Tella’nın sunumunun ardından Andrés di Tella’nın Fotoğraflar filmi gösterime sunulacak. 


30 Mayıs Cumartesi saat 10.30-11.30’da “Birinci şahıs Filmleri”- Lübnan üzerine Rasha Salti konuşacak. Saat 11.30-12.30’da Kamal Aljafari Çatı filminin gösteriminden sonra bir sunum yapacak.  


Saat 14.00-15.30’da “Birinci şahıs Filmleri”-Türkiye üzerine Berke Baş, Eylem Kaftan ve Can Candan konuşacaklar. 


Saat 16.00-17.00’deki Berke Baş’ın Nahide’nin Türküsü başlıklı filminden sonra saat 17.00-18.00 arasında tartışma yapılacak. 


31 Mayıs Pazar saat 12.00’de Eylem Kaftan’ın ısmi Güzide, saat 13.00’te Alan Berliner’in Uyanık, saat 14.30’da Sandhya Suri’nin I for India, saat 16.00’da Andrés di Tella’nın Televizyon ve Ben ve saat 17.30’da Namık Uğur ve Mustafa Sağlam’ın Ayrılığa Düğün başlıklı filmleri gösterime sunulacak. 


Etkinliğin dili ıngilizcedir. Etkinlik, müze ziyaretçilerine ücretsizdir. 
 


FıLMLER: 


29 MAYIS CUMA 


11:00 Treyf / Alisa Lebow + Cynthia Madansky (1998, ABD), 54 dakika, ıngilizce – Türkçe altyazılı  


Yiddiş dilinde “koşer olmayan” anlamına gelen “Treyf”, bir Hamursuz Bayramı seder’inde birbirine âşık olan iki Yahudi lezbiyen tarafından kendileri hakkında çekilmiş alışılmadık bir belgesel. Yönetmenler Alisa Lebow ve Cynthia Madansky kişisel anlatı, hem gerçek hem de hayalî eğitim filmleri ve zihinde kalan imgeler yoluyla, yetiştikleri dönemdeki Yahudi kimliğini ve bunun yetişkin yaşamlarındaki etkilerini araştırıyor. Keskin saptamalar yapan kültür eleştirmenleri olarak, doğrudan, etkili ve şiirsel bir dille –ama asla alaycılığa kaçmadan– çocukluk anılarından olduğu kadar, bugünkü eşcinsel yaşamlarından da beslenen, ilerici ve laik bir Yahudi kimliğinin izinde, New York’tan Kudüs’e giden yollarını özenle dokuyorlar. Treyf kibbutz yazlarından “dolaptan çıkmaya”, koşere uymaktan “Bat Mitzvahlara”, putları yıkan ve zekice işlenmiş, mizah yüklü, etkileyici, kişisel bir yolculuk. Kültür, cemaat ve bireysel tutkular üzerine bir düşünme olan bu esprili film, dünyaya bakış açılarında en esaslı biçimde “treyf” olduğunu düşündükleri şeyin, köklerini yine de Yahudilik tarihinden aldığını keşfediş yolculuklarında yönetmenlerini takip ediyor. 
 


12:00 Kime Ne / Alan Berliner (1996, ABD), 60 dakika, ıngilizce –  Türkçe altyazılı


Alan Berliner kendi kabuğuna çekilmiş bir yaşam süren babasını, ne kadar isteksiz olsa da, aile tarihi ve bellekle ilgili bu etkileyici ve zarif çalışmanın başrolüne yerleştiriyor. Sonuçta ortaya çıkan şeyse, babayla oğlu birbirine bağlayan çatışmalar ve sevgi girdabı içinde, hem güldürmeyi hem de duygulandırmayı başarabilen, kendine has sinematik bir yaşam öyküsü olmuş. Bu film, zihinlerin ve geçmişle bugünün buluştuğu, kuşakların çatıştığı, aile yaşamının yarattığı sınırların zorlanıp genişletildiği ve ara sıra seyirciyi de şaşırtarak şifa bulduğu, karmaşık bir portre. Yönetmen Alan Berliner babası ve diğer aile üyeleriyle yaptığı ayrıntılı söyleşileri, olağanüstü bir beceriyle düzenlenmiş arşiv malzemesini ve gerçek yaşamdan alınan sahneleri, estetik ve duygusal bir tarzla bir araya getirip, bellek ve aile üzerine özgün ve dokunaklı bir anlatı oluşturarak, kuşaklararası hafiyelikte az bulunur bir başarı elde ediyor. Kimilerini daha önce hiç tanımadığı uzakta yaşayan akrabalarının, filmin yapımına kadar kullanılmamış olan hazinesine de dalarak, kültürel arka plan ne olursa olsun, ailelerle ilgili evrensel temalara değiniyor.  
 


16:00 Fotoğraflar / Andrés di Tella (2007, Arjantin), 110 dakika, ıspanyolca ve ıngilizce – Türkçe altyazılı. 


Hintli annesinin geçmişini araştırmak için hayatında ilk kez Hindistan’a giden yönetmen Andrés Di Tella, araştırmaların hiçbir zaman beklenen sonuçları vermediğini öğreniyor. Film yapımında deneme-yanılma yöntemini kullanmayı seven Di Tella’nın her zamanki dolambaçlı tarzıyla çektiği bu filminde de, rastlantı eseri gerçekleşen bir olay ya da karşılaşma en olmadık keşiflere yol açabiliyor. Di Tella’nın yolculuğu onu sadece annesinin aristokrat ailesinin hâlâ yaşamakta olduğu Hindistan’a götürmekle kalmıyor, çok sevdiği yazar Gaucho’nun yazdığı Don Juan Segundo romanının Hintli bir gurudan esinlendiğini öğreterek, Arjantin kültürüne dalmasını da sağlıyor.  
 


30 MAYIS CUMARTESı 


11:30 Çatı / Kamal Aljafari (2007, Filistin/Almanya), 61 dakika, Arapça ve ıngilizce – Türkçe altyazılı


Yarı sesli düşünme, yarı aile portresi olan Çatı, yönetmen Kamal Aljafari’nin aile geçmişi bağlamında fiziksel ve psişik mekânın keşfine çıkılan, etkileyici ve ölçülü bir anlatı. Ailesinin ve aile büyüklerinin artık ısrail’in bir parçası olan Ramleh ve Hayfa’daki evlerine geri dönen Aljafari, cezbedici bir sinematografi, telaşsız ritimler ve parçalı anlatı tekniğini kullanarak, mekân, zaman ve tarihin siyasetle ve ısrail’in kurumsallaşmış yok sayışıyla nasıl biçimlendiğini yansıtıyor. Filmin başlığındaki çatı, var olmayan bir çatı, yani ailesinin 1948’de yerleştirildiği bitmemiş evin çatısı ve bir bekleme yeri olarak işlevi sürekli ertelenmeyle örtüşüyor. Küratör Jean-Pierre Rehm bu filmi, “olmayan bir çatının anlamını değil, kimlik, mekân ve bugünkü geçmişlerin mimarisini ele veren, biçemsel olduğu kadar, siyasi bir manifesto” olarak tanımlıyor.  
 


14:00 Nahide’nin Türküsü / Berke Baş (2008, Türkiye), 55 dakika, Türkçe – ıngilizce altyazılı


Büyükanne Nahide kimdi? Hatta Nahide gerçek ismi miydi? Nahide’nin Türküsü’nde anneannesinin yaşamını keşfe çıkan yönetmen Berke Baş, bu süreçte onun gizli etnik kökenini de açığa çıkartıyor. Edebiyattaki öncüsü Anneannem (Fethiye Çetin, 2004) kitabının ayak izlerini takip eden Nahide’nin Türküsü, ulusal bir tabunun kişisel keşfi. ılk gösterimi 2009’un Mart ayında bir Fransız televizyonunda yapılan filmin, Türkiye’deki ilk gösterimi.  


31 MAYIS PAZAR  


12:00 ısmi Güzide / Eylem Kaftan (2005), 52 dakika, Türkçe ve Kürtçe – Türkçe altyazılı.


Elinde sadece birkaç bağlantı, solmuş bir aile fotoğrafı ve gerçeği keşfetmek için yakıcı bir arzusu olan yönetmen Eylem Kaftan, halası Güzide’nin cinayetindeki 30 yıllık gizemi çözebilmek amacıyla Türkiye’nin doğusuna doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Zamana, siyasi istikrarsızlığa ve araştırması yüzünden karşılaşabileceği intikam alma çabalarına göğüs geren Eylem, bir dizi kulaktan dolma ipucunu takip ederek köyden köye cesurca dolaşıp, Güzide’nin son günlerine ait parçaları bir araya getirir ve katilinin kimliğine gitgide yaklaşır. ısmi Güzide, sürpriz bir şekilde, Eylem’i halasını öldürdüğünden şüphelendiği adamlardan biriyle yüz yüze getirir. Aradan 30 yıl geçmiştir. Bu kan davasından sonunda vazgeçilebilecek midir?  
 


13:00 Uyanık / Alan Berliner (2007, ABD), 79 dakika, ıngilizce – Türkçe altyazılı


Alan Berliner’in bu saplantılı ve kişisel belgeseli, yaratıcı nevroz ve ilk çocuğunun yaklaşan doğumuyla baş etmeye çalışan yönetmenin uykusuzlukla yaşamı boyunca süren savaşını keşfe çıkıyor. Müzmin bir gece kuşu olan Berliner, gerçek yaratıcılığın ancak bireysel kaos ve katıksız bir tükenişle mümkün olduğu fikrinin derinlerine dalmak için, bu özelliğini bir sıçrama tahtası olarak kullanıyor. Buluntu filmler, uyku uzmanları ve bezgin aile üyeleriyle yapılmış söyleşiler arasında zekice dolaşan Uyanık, uykunun uyanık zihin üzerindeki gücü üstüne olağanüstü bir içgörüyle dolu. Berliner, önceki filmlerinin aksine, kendini ilk kez filmin merkezine yerleştirerek, şarkılar söylüyor, esniyor, hatta ekibi için okuma provaları yapıyor, bütün bunları yaparken de klipler ve konuşan kafalardan bir bileşim arasında mizah yüklü bir birleşme noktası oluşturuyor. Uyanık, uyku sorununu derinlemesine araştırarak, sonuçta yaratıcı süreç ve gözlerimiz kapalıyken olup bitenler üzerine olağanüstü bir belgesel olmayı başarıyor.  
 


14:30 I for India / Sandhya Suri (2007, Birleşik Krallık), 70 dakika, ıngilizce – Türkçe altyazılı


Yash Pal Suri 1965 yılında Hindistan’dan ayrılıp ıngiltere’ye gider. ıngiltere’ye varır varmaz yaptığı ilk iş, 2 Süper 8’lik kamera, 2 projektör ve 2 tane de filmden filme kayıt yapabilen cihaz almak olur. Bir takımı Hindistan’daki ailesine gönderir, ötekini kendisine saklar. Yurtdışındaki yeni yaşamını –kar manzaraları, çıplak bacaklarla dans eden mini etekli hanımlar, bir ıngiliz süpermarketine ilk gidişi– geride bıraktıklarıyla paylaşmak için de, kırk yıl boyunca bu cihazları kullanır, filme aldığı düşünce ve gözlemleriyle de yeni ıngiliz ev sahiplerinin eksantrikliklerini yansıtan eşi bulunmaz bir belgesel yaratır. Hindistan’da kalan akrabaları da kendi “sinemektuplarını” yollayarak, düğünleri, bayramları ve köy yaşamlarını anlatır. Zamanla ve Hindistan’a yapılması planlanan dönüş gittikçe daha uzak bir olasılık olmaya başladıkça, ilk başlardaki sevinç ve merak yerini yabancılaşma, ırkçılık ve dağılan bir ailenin daha karanlık gerçekliğine bırakır. Yabancılaşma, keşif, ırkçılık ve ait olma hissiyle ilgili acı-tatlı bir zaman kapsülü olan I for India, Hintli bir ailenin ve kameralarının gözünden, altmışlarda ıngiltere’ye göç ve daha fazlasıyla ilgili bir vakayiname.


16:00 Televizyon ve Ben / Andrés Di Tella (2002, Arjantin), 73 dakika, ıspanyolca ve ıngilizce – Türkçe altyazılı


Televizyon ve bellek üzerine özgür tarzda bir anlatı. Tarih ve otobiyografi arasında gidip gelen film, yönetmenin televizyonla ilgili ilk kişisel anılarıyla (bir askerî darbe yayını) başlıyor, daha sonra Arjantin’in televizyonla ilgili ilk anılarıyla birlikte, Perón ve Evita zamanında yerel televizyonun öncülerinden olmuş Yahudi bir göçmenin, Jaime Yankelevich’in kişiliğini keşfe çıkıyor. Yankelevich’in yükseliş ve düşüş hikâyesi, bir aynalar oyunuyla yazarın yine bir göçmen olan kendi büyükbabasının, sonradan yok olan bir sanayi imparatorluğu kurmuş olan Torcuato Di Tella’nın hikâyesiyle iç içe geçiyor. Bu iki aile destanı, Arjantin’in bir ulusun kaybolan hayaliyle sonuçlanan, geçmiş özlemlerini temsil ediyor sanki.  
 


17:30 Ayrılığa Düğün / Namık Uğur ve Mustafa Sağlam (2003, Türkiye), 37 dakika, Türkçe – ıngilizce altyazılı


Genç bir adam (Mustafa Sağlam) ağabeyi ve kız kardeşinin düğünleri için Güneydoğu Anadolu’daki Kürt köyüne gider. Ağabey Seydo ve kız kardeş Perde, berdel olarak bilinen geleneksel bir evlenme biçimiyle, bir başka erkek ve kız kardeşle evleneceklerdir. Yaşça küçük olan erkek kardeşlerinin okuyabilmesi için zaten kendini feda etmiş olan Seydo, şimdi de kız kardeşinin istediği adamla evlenebilmesi için daha büyük bir fedakârlık yapmakta ve mutluluğundan vazgeçmektedir.  
 


ıstanbul Birinci şahıs Film Sempozyumu: Biyografiler 


Kamal Aljafari (Yönetmen, Filistin/Almanya) 2003 yılında Köln’deki Medya Sanatları Akademisi’nden mezun oldu. Hayfa’da doğmuş olan Aljafari’nin ailesi halen burada yaşamakta, çoğu çalışmasının temelini ve esin kaynağını Hayfa oluşturmaktadır. Çatı dışında, Visit Iraq (Irak’a Gidin – 2003) isimli bir film daha yapmıştır. 2004 yılında Köln kentinin verdiği Görsel Sanatlar Ödülü’nü kazanmıştır. Ayrıca Kunstfonds ve Kunststiftung NRW sanatçı bursuna da sahiptir. Çalışmaları uluslararası film festivalleri ve sanat galerilerinde gösterilmiştir. şu anda yeni filmi Port of Memory’yi (Anı Limanı) bitirmek üzere.  
 


Berke Baş (Yönetmen, ıstanbul) ıstanbul’da Uluslararası ılişkiler, New York’ta Medya Araştırmaları okudu. 1998’de New York’taki inHouse Projects’in kurucuları arasında yer alarak, bireysel ve toplumsal haklarla ilgili çeşitli medya projelerinde yapımcı, yönetmen ve editör olarak çalıştı. şu anda ıstanbul’da yaşayan Berke Baş, ıstanbul Bilgi Üniversitesi Kültürel Çalışmalar ve Sinema-TV lisansüstü programlarında ders vermektedir. Ayrıca hem Filmist hem de docıstanbul’un kurucu üyeleri arasındadır. ıstanbul’daki göçmenlerle ilgili filmi In Transit (2005) uluslararası festivallerde ödüller alarak, Finlandiya’nın YLE, ısveç’in SVT televizyonlarında gösterildi. Birinci şahıs ve uzun metrajlı bir belgesel olan Nahide’nin Türküsü, yönetmenin memleketi Ordu’nun konuşulmayan tarihi üzerine. Filmin ilk gösterimi 2009 yılının Mart ayında Fransız Arte televizyonunda yapıldı. Fransız televizyonu için çektiği Betonpark isimli son yapımıysa, Ordu’daki gençlik kültürü üzerine bir belgesel.  
 


Can Candan (Yönetmen/Akademisyen, ıstanbul) ABD’deki Hampshire College’dan sinema ve video üzerine lisans diplomasını aldıktan sonra, ABD’deki Temple Üniversitesi’nde Sinema ve Medya Sanatları dalında güzel sanatlar doktorasını yaptı. 1989 yılından bu yana bir yönetmen olarak çektiği filmler uluslararası festivaller, konferanslar, galeri ve televizyonlarda gösterildi. Exodus (1991), Duvarlar (2000) ve 3 Saat Candan’ın filmlerinden birkaçıdır. Hem ABD hem de Türkiye’deki üniversite ve medya eğitim merkezlerinde, film ve video kurslarıyla atölye çalışmalarında eğitmenlik yapmıştır. 2000-2005 yılları arasında, ıstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema TV Bölümü’nün başkanlığını yürütmüştür. şu anda Boğaziçi Üniversitesi’nde okutmanlık yapmakta, ayrıca Sabancı Üniversitesi’nde dersler vermektedir. Belgesel Araştırmaları Merkezi docıstanbul’un kurucu üyeleri arasındadır.  
 


Andrés Di Tella (Yönetmen, Arjantin) Buenos Aires kökenli bir sinemacı. Montoneros, una historia (Montonerolar, bir tarih / 1995), Prohibido (Yasaktır / 1997), La television y yo (Televizyon ve Ben / 2003), Fotografías (2007) ve El país del Diablo (şeytanın Yurdu / 2008), belgesel filmlerinden bazıları. Ayrıca Canal 7 ve Canal Encuentro (Arjantin), PBS (ABD) ve Channel Four (ıngiltere) için televizyon belgeselleri çekti. Latin Amerika’nın başlıca sinema olaylarından biri olarak görülen Buenos Aires Uluslararası Bağımsız Film Festivali’nin yaratıcısı ve ilk yıllarındaki (1999 ve 2000) yöneticisidir. şu anda Princeton Üniversitesi’nin düzenlediği Princeton Belgesel Film Festivali’nin sanat yönetmeni ve aynı üniversitede konuk öğretim üyesidir. JS Guggenheim bursunu kazandı. Editörlüğünü Paulo Antonio Paranaguá’nın yaptığı Cine Documental en América Latina (Latin Amerika’da Belgesel Sinema) kitabında, Latin Amerika’nın en önemli 15 belgesel yönetmeninden biri olarak gösteriliyor. Editörlüğünü Paul Firbas ve Pedro Meira Monteiro’nun yaptığı Andrés Di Tella: cine documental y archivo personal (Andrés Di Tella: belgesel sinema ve kişisel arşiv) ise çalışmalarıyla ilgili yeni bir kitap. Yakın zamanda (2008) Barselona’daki Filmoteca de Catalunya, Madrid’deki Filmoteca Española ve Paris Üniversitesi’nde filmlerinin retrospektif gösterimleri gerçekleştirildi.  
 


Eylem Kaftan (Yönetmen, ıstanbul) Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nden mezun olduktan sonra, 2000 yılında York Üniversitesi’nde sinema yüksek lisansını tamamladı. 1980 sonrası Türk sineması üzerine tez hazırladıktan sonra, Türkiye’yi 1999 yılında çarpan depremin sonuçlarını araştıran Bak Devlet Baba isimli ilk belgeselini çekti. Daha sonra yapımcılığını Kanada Ulusal Film Kurulu ile paylaştığı ısmi Güzide (2005) filmini yazdı ve yönetti. Film, Hot Docs’ta Uluslararası Gelişim Üzerine En ıyi Kanada Belgeseli olarak CIDA Ödülü, Quebec Film Eleştirmenleri Birliği’nin En ıyi Orta Metrajlı Belgesel Ödülü ve Calgary Uluslararası Film Festivali’nin En ıyi Belgesel Ödülü dahil olmak üzere birçok ödül kazandı. Üçüncü belgeseli Bledi, Bizim Evimiz Burası filminde, Kanada’da kalma mücadelesi veren Cezayirli mültecileri anlattı. Bu filmi, Québec televizyonu Télé-Québec için gerçekleştirdi. Kaftan, 2007 yılından bu yana, ıstanbul Bilgi Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi’nde dersler veriyor.  


Alisa Lebow (Yönetmen/Akademisyen, ıngiltere) New York Üniversitesi’nde Sinema Çalışmaları dalında lisansüstü ve doktora yapmış, New York kökenli bir sinemacı. New York’ta ve ıstanbul Bilgi Üniversitesi’nde sinema çalışmaları üzerine dersler verdi. şu anda Londra’daki Brunel Üniversitesi’nde belgesel çalışmaları ve yapımcılığı üzerine dersler veriyor. Kitabı First Person Jewish (Birinci şahıs Yahudi / University of Minnesota Press, 2008), Yahudilerin çektiği otobiyografik filmlerle ilgili kapsamlı bir çalışma. Kutluğ Ataman, Chantal Akerman ve Eleanor Antin’in çalışmaları üzerine kaleme aldığı makaleler de dahil olmak üzere, sinema ve sinemacılarla ilgili konularda yazdığı çok sayıda makale var. docıstanbul’un kurucu üyelerinden biri olarak, aylık Altyazı dergisinde belgesel merkezli yazılar yazan bir köşe yazarı. Wallflower Press için, Birinci şahıs Filmleri üzerine bir makale seçkisinden oluşacak olan ve geçici olarak The Cinema Of Me (Benim Sinemam) olarak adlandırdığı bir kitabın editörlüğünü yapıyor. Outlaw (Kaçak / 1994), Internal Combustion (ıçten Yanma / 1995) ve Cynthia Madansky ile birlikte yaptıkları birinci şahıs filmi Treyf (1998) filmleri arasında. Son videosu, üç yönetmenle birlikte çektiği aktivist bir proje olan For the Record: The World Tribunal on Iraq (Tarihe şerh: Irak Dünya Mahkemesi / 2007). şu anda üzerinde çalıştığı yapımsa, Hitler’s Birthday (Hitler’in Yaşgünü) isimli birinci şahıs bir film. Ne yazık ki kendisi de Hitler’le aynı gün doğmuş.


Rasha Salti (Bağımsız Küratör / Bağımsız Yazar, Lübnan) yaşamını ve çalışmalarını New York ve Beyrut’ta sürdürüyor. Ortadoğu, Kuzey Afrika ve diasporalarındaki sanat ve kültürün desteklenmesi ile görünür kılınmasını görev edinmiş, kâr amacı gütmeyen New York kökenli bir sanat örgütü olan ArteEast’in yaratıcı yönetmeni. Arap dünyasındaki sanat pratiği ve sinema üzerine yazdığı kadar, sosyal ve siyasi eleştiri yazıları da yazıyor. Al-Ahram Weekly (Mısır), Zawaya (Lübnan), The Jerusalem Quarterly Report (Filistin), Naqd (Cezayir), MERIP (ABD), Bidoun (ABD) gibi yayınlarda yer alan yazıları, makaleleri ve eleştirilerinin yanında, uluslararası festivallerin ve sanatsal gösterimlerin kataloglarına da katkıda bulunmaktadır.