2006 – 2007 sanat sezonunu, tamamı yerli bir opera ile açan ıstanbul Devlet Opera ve Balesi, 3 Ekim 2006 Salı akşamı düzenlediği bir Gala ile 2 perdelik opera “Ali Baba ve Kırk Haramiler”i ıstanbul seyircisinin karşısına çıkarıyor.
7 yaşından beri beste yapan ve “Harika Çocuklar” yasası kapsamına alınan tek kompozitör ve orkestra şefi olan Selman Ada’nın besteleyip yönettiği, librettosunu Tarık Günersel’in yazdığı, Murat Göksu’nun sahneye koyduğu “Ali Baba ve Kırk Haramiler”’in dünya prömiyeri 1991 yılında Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde yapıldı. Türkiye’nin bütün opera sahnelerinde sürekli afişte kalan ve seyirci tarafından büyük beğeni toplayan “Ali Baba ve Kırk Haramiler”, ilk gösteriminden 15 yıl sonra ıstanbul Galası ile ıstanbullu sanatseverlerden de tam not almaya hazırlanıyor.
Yurt içinde olduğu kadar, yurt dışında da sanat otoritelerinin ilgisini çeken “Ali Baba ve Kırk Haramiler” için, eserin ıngilizceye çevirisini yapan Fransız müzik profesörü Prof. Beverly Barbey görüşlerini “ışte dünyanın her sahnesinde yeri olan bir eser. ışte kimlik arayışındaki dünya müziğinde Rönesans başlatabilecek bir ustalık. Türk besteci Selman Ada, bu eseri ile gerek önceki, gerekse çağdaş bestecilerden çok ileri ve yepyeni bir alan açmış bulunuyor. Bir ‘Doğu Parfümü’ olarak nitelendirdiğim Ali Baba ve Kırk Haramiler büyük müzik repertuvarında hak ettiği yeri alacak ve gelecek kuşakları da etkileyecektir.” diye ifade ediyor.
Sahne üzerinde 191 sanatçının rol aldığı “Ali Baba ve Kırk Haramiler”i ıstanbul seyircisine sunmaktan dolayı heyecan ve mutluluk duyduklarını ifade eden ıstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Genel Sanat Yönetmeni A. Kerim Soysal “ıstanbul’un kültür ve sanat yapısının en güçlü ve en eski kurumlarından biri olarak, 2006-2007 sezonunda birbirinden iddialı prodüksiyonlarla sanatseverlerin karşısına çıkıyoruz. Yıllardır yüzbinlerce ıstanbullu’nun alkışlarıyla ayakta duran ve beslenen kurumumuz, emek veren tüm sanatçılarla birlikte sanatseverlerimize layık olabilmek için büyük gayret gösteriyor. şehrazat’ın Binbir Gece Masalları içindeki ‘Ali Baba ve Kırk Haramiler’ masalının hepimizin iyi bildiği ünlü sözü ‘Açıl susam açıl’dan esinlenerek, ‘Açıl sahne açıl!’ diyoruz.” dedi