Opera Sahnesinde Mitolojik Bir Aşk Öyküsü ‘Orphee Et Eurydice’

Konusunu Yunan mitolojisinden alan ve genç yaşta ölen biricik eşinin peşinden Hades’e doğru yola çıkan Orphée’nin hikayesini anlatan ‘‘Orphée et Eurydice’’ (Orphée ve Eurydice) ıstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra ve Korosu tarafından yönetmen Recep Ayyılmaz yönetiminde bu sezon seyirciyle buluşacağı açıklandı.


Müziği Christoph Willibald Gluck’a librettosu ise Pierre-Louis Moline’e ait olan ‘‘Orphée et Eurydice’’, ıstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin repertuvarında yer alan en eski müzikli eser olmasının yanısıra Hector Berlioz’ün getirdiği yeni yorumla sahneleniyor.


Genç yaşlarda izlediği Marcel Camus’un ‘‘Orfeu Negro’’ (Siyah Orfeo) adlı filminden etkilenen yönetmen Recep Ayyılmaz, yıllar sonra bu operayı sahneye koymasının heyecan verici bir tesadüf olduğunu dile getiriyor. Eserlerinde sebep sonuç ilişkisinin üzerinde duran Ayyılmaz, farklı dekor  ve kostüm teknikleriyle hem seyirciye hem de Leyla Gencer ve hayatında önemli yere sahip olan Belkıs Aran, Aydın Gün ve Abidin Dino gibi değerli sanatçılara bu eser aracılığıyla göndermeler yaptığını ifade ediyor. 


Eserin en ilgi çekici detaylarından biri sahnenin dört kenarına yerleştirilen altın varak çerçeve. Bu sayede eserin tümüünde yağlıboya bir tablo izlenimi oluşuyor. Zaman zaman sahnede hareketsiz duran sanatçılar ise sanki geçmişe ait hatıralardan bir enstantaneyi canlandırırcasına bu mesajı destekliyorlar. Bir diğer önemli detay da eserin baştan sona kadar sahneye gerilen ince bir siyah tül perdenin arkasında oynanması. Yönetmen bu şekilde hiçbir zaman realiteye dönmeyen eser ile seyirci arasına bir sınır çektiğini ifade ediyor. Ayrıca büyük ressam Abidin Dino’dan esinlenerek sahneye uyarlanan devasa el figürü ise eserin en çok ilgi uyandıran bölümünü oluşturuyor. 


Erkek rollerinin kadınlar tarafından yorumlanmasına giderek alışan ıstanbul izleyicisi bu eserde de Orphée’yi Aylin Ateş ve Deniz Erdoğan Likos’tan, Eurydice’i ise Otilia M. ıpek, Gülbin Kunduz ve Ayten Telek’den dönüşümlü olarak dinleyecek.  Andres Lopes ve Paolo Villa’nın orkestrayı yönettiği eserde koreografiler Beyhan Murphy’e ait. Eserin dekorları Behçet Malikler, kostümleri ise Gizem Betil imzası taşıyor. 


ıstanbullular operayı 28/30 Ekim tarihlerinde 20:00’de 31 Ekim’de ise 16:00’da Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi’nde izleyebilirler.