Kısa Adı ÇETKODER olan Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneğinin toplumsal kalkınma, toplumsal bilinçlenme ve toplumsal mutabakat adına yaptığı renkli eylemleri devam ediyor. ÇETKODER’ in Adana, Hatay, Osmaniye, Aksaray, Niğde, Karaman, Konya, Gaziantep, Kilis, şanlı Urfa, Adıyaman, Bitlis, Mardin, Tunceli, Antalya, Isparta, Burdur, Manisa, Kırşehir, Çankırı gibi illerinden gelen çok sayıda mensubu ile birlikte siyasi partiler kanununun değişmesi ve anti demokratik parti tüzüklerinin düzeltilmesi, lider eğemen politikaların ortadan kalkması ve meclise kapı kulu askeri gibi kişilerin, emir kulu ve evet efendimcilerin değil hak edenlerin gitmesi için, Mersin’de bulunan Dernek genel merkezi önünde tiyatro gibi bir gösteri ile ilginç bir eyleme daha imza attılar. Eylem öncesi Basına açıklama yapan ÇETKODER Genel Başkanı Mustafa Göktaş “Siyasi partiler yasasının bir an evvel değişmesi milletimizin ve devletimizin yararınadır. Bir yandan Lider sultaları yaratan bu kanun bir yandan da tüyü bitmedik yetimin hakkının olduğu yani bir başka deyişle beytül mal dediğimiz devlet kasasından trilyonları almaktalar. Her yıl hazineden partilerimiz yardım almaktalar. Dünyanın hiçbir yerinde bu uygulama yok. Üstelik aldıkları yardım ile kime nereye hizmet ettikleri belirsiz. Hesabını doğru dürüst bir soranda yok. Harcamalar eften püften yerlere harcanıyor. Kağıda, naylon poşete, rozete ve reklamasyona harcanıyor. Kim adına? Ve niye harcıyorlar fütursuzca? Ve bir sürü çevre görüntü kirliliğine neden oluyor. Ve üstelik bu paralar bizim vergilerimizle toplanıp partilere aktarılıyor. Kanun gereği yapılıyor. Verdiğimiz oy yetmezmiş gibi bizim verdiğimiz her oy hesap edilip bunlara yardım yapılıyor. Amaç ne? Partiler kimseye muhtaç olmasın, parası olanların emrine girmesin, kendi ayakları üzerinde dursun. Peki bu oluyor mu? Hayır. Yine parası olanlar partilerde öne geçiyorlar. Yıllardır bu böyle. ışte seçim yaklaşıyor, cebi şişkin, yüzü pişkin bir çok tip partilerin içine doluşuyorlar. Sade vatandaşın, ya da meclis de görmek istediğimiz vatandaşın meclise gitmesi işi çok zor. Bu siyasi partiler kanunu ve seçim sistemi ile partilerin tüzükleri buna engel. Partilerin yaptığı çalışmaların anayasaya ve kanuna göre demokrasiye aykırı olmaması gerekir ama bakın iç uygulamalarda demokrasiden bahsetmek mümkün değil. Lider eğemen tüzük ve genel merkez eğemen tüzük ile partilerde istenilen kişilerin meclise taşınması çok zor. Hem istediğimiz adamı seçemeyeceğiz, hem verdiğimiz oy yüzünden birde adamların kasalarına para akacak? Böyle saçma sapan iş olmaz. Üstelik bizim verdiğimiz vergiler ile bizim paramızla bize reklam yapıp, caka satacaklar, şaşalı yaşayacaklar. Altlarında son model araba, büyük gökdelenlerde hizmet verecekler. Bu yıl yine trilyonlar partilerin kasasına gidecek. Böyle bir şey olur mu? Ney miş de, bu partiyi devlet vermez ise partiler parası olanların emrine girermiş. Dünyanın neresinde bu var? Paraları alıyorlar ve lüks bir yaşam içine giriyorlar. Genel merkezlerine bir bakın. Göğe yükseliyorlar. Altlarındaki arabaların şaşalarına bakın. Harcamalara bir bakın. Kimin parası, ve nasıl harcıyorlar? Kendi paraları olsa, zor elde etseler böyle kolay harcarlar mı? Üstelik bir de bu paralar ile lider eğemen politikalarını da sürdürmeye devam ediyorlar. Bir an evvel siyasi partiler kanunun değişmelidir. Fakir fukara halktan toplanan vergiler ile birileri bizim sırtımızdan saltanat sürmemelidir. Bu paralar ile bu ülkede ne yapılmaz? Bir yandan tasarruf diyeceksin kısacaksın. Diğer yandan hazine darda deyip ha bire vergi üstüne vergi çıkartacaksın halka yükleneceksin. Bir taraftan da böyle lüzumsuz bir yardımla lider sultaları yaratacaksın. Ayrıca hak edenlerin meclise gidebilmesinin önünün açılması için siyasi partiler yasasının ve buna bağlı olarak tüm parti tüzüklerinin demokratik hale gelmesini, parti kademelerinde yapılacak her seçimin hakim huzurunda yapılmasını, delegenin de, il ilçe teşkilatlarında, aday belirlemenin de kayıtlı üye ile hakim huzurunda yapılacak seçimler ile belirlenmesini istiyoruz. Tüzükte bir madde bir şey yazıyor diğer maddede onu ortadan kaldıran lastiki bir başka laf ve ibare yazıyor. Böyle olunca da herkes lidere boyun eğiyor ve evet efendim, siz bilirsiniz efendim, doğru söylüyorsunuz efendim diyerek yağcılık yalakalık yapmaya zorlanıyor. Bu sistemden kime ne fayda gelir? Konuşmayan, tartışmayan, eleştirmeyen ve kendi iç dinamiklerini yaratmayan sistem kime faydalı olur? Yıllardır Vatandaşa ve millete faydası yok. Lidere ve üst yöneticilere faydası var. Biz vatandaşa faydalı hale gelsin diyoruz. Ve hak eden, topluma mal olmuş, parası olmasa da meclise gidebilecek insanların önünün açılmasını istiyoruz. Mevcut sistemde bu imkansız. Bu yüzden bu kara mizah örneği mizahi eylem ile olayı gündeme taşıyoruz inşallah dikkatlerini çekeriz. Biliyorsunuz daha önce imza kampanyası açmış idik aynı düşünce ile. Ve toplanan imzaları ilgililere göndermiştik. Yasayı değiştirecek olan Meclis. Meclistekilerin işine gelmiyor anlaşılan. Ama lafa geldiler mi hepsi demokrasi havarisi kesiliyorlar. Bu adaletsiz uygulamaya dur diyoruz. Her biri birer tüketici olan vatandaşlarımız adına bu uygulamaya son verilmesini ve siyasi partiler kanununun değiştirilmesini, hazine yardımının kaldırılmasını, parti tüzüklerinin ise daha demokratik hale gelmesini istiyoruz. Her biri birer tüketici olan aynı zamanda seçme ve seçilme hakkı bulunan vatandaşlarımız adına, bunun bir an evvel düzeltilmesi, vatanımız, milletimiz, devletimiz ve insanlarımız için önem arz ediyor” dedi. Daha sonra sembolik olarak üzerine ‘X partisi Genel Başkanı’ Yazılı ve takım giyinmiş bir üyelerini öne çıkartıp, kendileri de ellerine aldıkları dövizler ile olayı protesto ederken, mizahi bir anlatım ile bir kısım üyeler üç düğmelerini vurmuş hazır olda, bir kısmı yerlere kadar eğilip saygı gösterme yarışında, bir kısmı boynunu bükerek ve önünü ilikleyerek yalvarır gibi durarak olayı kınadılar. Ellerinde taşıdıkları dövizlerde ise “ … ‘siz her şeyin iyisini bilirisiniz sn. genel başkanım’, ‘doğru sayın genel başkanım’, Evet sayın genel başkanım’, ‘Emriniz olur sayın genel başkanım’, ‘haşa sayın. genel başkanım’, ‘kusurumuz olmuş ise affet sayın genel başkanım’, ‘her şey çok güzel sayın. genel başkanım’, ‘işler çok iyi partimiz birinci parti sayın. genel başkanım’, ‘sayenizde 300 vekille meclis deyiz sayın genel başkanım’, ‘bir himmet buyursanız efendim’…” yazılıydı. Ve ağızları ise kocaman siyah bantlar ile kapatılmıştı. Onlar bu ilginç eylemi yaparlarken guruba dahil diğer üyeler ise alkış çalarak olayı uzun süre protesto ettiler.