Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği ( KA-DER ) 22 temmuz’da yapılacak genel seçimler öncesinde, düzenlen basın toplantısıyla yeni seçim kampanyasını ve kadın siyaset programını kamuoyuna tanıttı
Mart ayında “Meclise girmek için erkek olmak şart mı?” sloganıyla yola çıkan KA-DER partilerin aday listelerini Yüksek Seçim Kurulu’na teslim etmeden 11 gün önce yeni bir kampanya daha başlattı.
2002 seçimlerinde meclise giren partiler ilk 3 sırada sadece 7 kadın aday göstermişti. KA-DER aday adaylığı için siyasi partilere başvuran yüzlerce kadınlanın aynı kaderi paylaşmaması için “Hedef: Listelerde ilk 3” ve “Bu Meclise Kadın şart!” sloganlarıyla yeni bir seçim kampanyası başlattı. Kadınların her şeçim döneminde “vitrin süsü” olararak kullanıldığını anlatan KA-DER kampanya koordinatörü ve GYK üyesi Semiha Öztürk Pişirici “Bugün meclisteki 550 sandalyenin 526’sına erkekler oturuyorsa, siyasete eşit katılımdan ve eşit temsilden bahsedemeyiz. Gerçek ve eşitlikçi bir demokrasiyle yönetilen bir ülkede, parti yöneticileri artık kadın aday yok klişesinden vazgeçmeli, seçmen oy vermeden önce partisinin aday listelerinde ilk 3 sırada en az bir kadın aday olup olmadığına bakmayı ihmal etmemeli.” diye konuştu.
KA-DER MYK üyesi Prof. Nükhet Sirman ise siyasi partilere bu seçim döneminde rekor sayıda kadının, aday adaylığı için başvurduğunu söyledi. Prof. Sirman, “Kadınlara aday adayı olma sürecinde ücret alınmaması gibi kolaylıklar sağlandığında, kadınlar siyasete girmekten çekinmiyorlar. Yani kadın aday var! ıstenirse daha da artabilir. şu anda bile Genç Parti, DYP ve Anavatan Partisi istedikleri takdirde tüm milletvekililerini kadınlar arasından seçebilirler. AK Parti ise tüm milletvekilerinin %80’ini kadınlardan oluşturabilir. şimdi kadınları seçilebilir sıralara yerleştirme işi partilere düşüyor. Partileri kadınları ilk 3 sıradan aday listelerine koymaya çağırıyoruz.” diye konuştu.
KA-DER’in yeni seçim kampanyasına “siyasette eşit temsile inanan” erkekler de destek verdi. Kampanyanın yeni yüzleri Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim, program yapımcısı -sunucu Beyazıt Öztürk ve oyuncu–yazar Yılmaz Erdoğan…
KA-DER’in kampanyasının ilk ayağında “Meclise girmek için erkek olmak şart mı?” diye soran Ümit Boyner, Lale Mansur ve Demet Akbağ erkek ünlülerle bu kez “Bu Meclise Kadın şart” diye gazete ilanlarından seslenecek.
Basın toplantısında ayrıca KA-DER’in 80’e yakın kadın kuruluşu temsilcisiyle birlikte hazırladığı “Kadın Siyaset Programı” da tanıttıldı. Tüm partilere ve kadın adaylara dağıtılacak programda cinsiyet ayırımcılığının sadece kadınları ilgilendirmediğine vurgu yapılıyor. Toplumsal cinsiyet ayırımcılığına son verilmesinin ülkenin demokratikleşmesi, insani kalkınması, sosyal adaletin gelişmesi, sağlıklı birey-toplum ilişkisi için de yaşamsal önem taşıdığı belirtiliyor.
Kadın Siyaseti Programı’nın en acil programatik hedefleri 6 ana başlık altında sıralanıyor:
Toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı devlet politikaları ve bunlara yaşama geçirecek kurumsal yapılar oluşturulmalıdır.
Kadınların seçim ve atamayla belirlenen karar organlarında eşit temsili ve katılımı sağlanmalıdır.
Kadın ve kız çocuklarının eğitim ve öğrenimde fırsat eşitliğine kavuşmaları sağlanmalıdır.
Kadın istihdamı artırılmalı, çalışma yaşamında fırsat eşitliği sağlanmalı ve kadın yoksulluğuyla mücadele edilmelidir.
Sağlık hizmetlerinden yararlanmada kadınların yaşadıkları mağduriyete son verilmelidir.
Kadınlara ve kız çocuklarına yönelik yaygın şiddet önlenmelidir.
Basın toplantısının ardından KA-DER’li kadınlar Taksim Meydanında üzerinde ”Bu Meclise Kadın şart!” yazılı rozetleri ve “Kadın Siyaset Programı”nı vatandaşlara dağıtarak kadın adaylara destek vermelerini istedi.