Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş bu yılki kuraklığa bir kez daha dikkat çekti.
Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş, toplumsal kalkınma, bilinçlenme ve mutabakat adına yaptığı çalışmalara devam ediyor. Göktaş, küresel ısınma ile beraber artan kuraklığa, akarsuların bilinçsizce kirletilmesinden ve bilinçsiz su tüketiminden dolayı ülkemizde bulunan kuş cennetlerinin birer ikişer yok olduğunu tekraren söyledi. Göktaş “Küresel ısınma ile birlikte Dünyanın su sorununun giderek artmaktadır. Daha öncede birkaç kez söyledim. Ülkemizde kirletilen ve yok edilen su kaynakları nedeniyle kısa vade sonra büyük bir su sorunu yaşamak zorunda kalacağız. Ülkemizde ve dünyamızda yaşadığımız gerçekler ortada. Yeşili ve bitki örtüsünü hızla bilinçsizce ve şuursuzca talan ediyoruz. Yok ediyoruz. Betonlaşma her alanda var. Kıyıda, dağda, ovada her yerde. Üstelik halen ülkemizin çeşitli sahil bantlarında ve yerleşim yerlerinde etkili bir arıtım tesisi düzeni oluşturulmadığından sanayi çevreleri yakınlarında bulunan ırmak, dere, akarsu gibi alanlara atık sularını atmaya devam ediyorlar. Ve su kaynaklarını hoyratça kirletiyorlar. Eğe bölgesinde Meles, Bakırçay, Büyük ve Küçük Menderes deltalarında kuraklık meydana geldiğini defalarca söylememe rağmen kimse o yerli bile olmadı. O yüzdendir ki oralara gelen 65 bin civarındaki kuş sayısı 40 bin civarına düştü. Sıcaklar arttıkça göreceksiniz bu sayı daha da düşecektir. Manyas gölünde sular çekildi. Geçen yıla göre 200 metre çekilen su alarm veriyor. Ama kimse görmüyor. Burada bulunan kuş cennetindeki Kaşıkçı kuşlarının sayısı ise geçen yıla oranla yüzde 97 oranında azaldı. Her bölgemizde bulunan kuş cennetlerinde ki kuş türleri giderek azalıyor. Buna en büyük sebep sulak alanların kaybı, göldeki su seviyelerindeki değişim, su kirliliği ve ağaçlar ile sazlık alanların tahrip edilmesidir. Bugün Manyas gölü etrafında bulunan sığırcı deresi’yle göle akan 50 den fazla fabrikanın atıkları göl suyunda büyük oranda kirlenmeye yol açmıştır. Tespit edilen 27 kuş türünden yüzde 63 ü Sığırcı deltasında, yüzde 33 ü ise Kocaçay deltasında ürüyor. 1977- 85 dönemi ile 2000- 2004 yılları arasını karşılaştırdığınızda bu kuş cennetlerinin simgesi olan kaşıkçı kuşu sayısı yüzde 93 azaldığını göreceksiniz. Burada tepeli pelikanların üremesi için suyun içine yapılan 28 çelik platform bu yıl toprakta kalmış vaziyet de. Göldeki su geçen yıla göre 200 metre çekilmiş durumda. Bu yıl göçmen kuşlar ilk kez 3-4 hafta önce geldiler. Yerli kuşlar ise 3-4 hafta önce kuluçkaya yattılar. Bu durum Mersin’de kuş cenneti olarak bilinen ve Silifke ilçesi yakınındaki doğal koruma alanı olarak belirtilen yere de aynı. Eskisi gibi kuşlar gelmez oldu. Susuzluk orada da büyük ölçüde ortada. Sazlıklar kuruyor. Ve kuş cennetinin etrafı yüksek binalar ile çevrili. Gürültü ve görüntü kirliliği hat safhada. ızmir Kuş cennetinde de aynı olaylar yaşanıyor. Gölmarmara Gölü ile Demir köprü ve Tahtalı barajlarında su seviyesi oldukça düşük. Bu deltaları besleyen derelerden su gelmez oldu. Göç nedeniyle gelen kuşların artan sıcaklık ve kuraklık yüzünden göç etmemeleri ve kendilerine başka yer aramamaları da ilginçtir. Söylemiştim, Manyas kuş cennetinde de kuşların göç etmeye başladığı mart ayında ilk kez sular çekildi. Bu bölgeye gelen pelikanlar gelmez oldu. 3 milyon kuş bu bölgemize geliyordu. Su seviyesi normalde yükseliyor ve pelikanlar gelip sazlıklarda kuluçkaya yatıyorlardı. Ama şimdi toprak alanlara kuluçkaya yatıyorlar ve azaldılar. Yükselen sular pelikanların yuvalarının bulunduğu alanları kaplıyordu ama şimdi sular çekilmiş vaziyet de. Karabatak, gri balıkçıl ve kaşıkçı kuşlarının yuva yapacakları ağaçlar ise su seviyesinin düşüklüğünden karada kalmış oldu. Ege de ve Akdeniz’in her tarafında kuraklık baş göstermektedir. Ayrıca bilinçsiz sulama ve kaçak kullanım yüzünden su çok hor kullanılmakta. Ve kuş cennetlerinin etrafındaki yapılaşmada görüntü ve gürültü kirliliğine yol açmaktadır. Ülkemizin doğal kaynakları ve doğal alanları hızla kirletilip tüketilmektedir. Bu bilinçsiz tüketimin önüne geçmeliyiz. Aksi takdirde önümüzdeki 10 yıl içinde büyük sıkıntılar yaşarız” dedi.