Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Personel Genel Müdürü Remzi Kaya, 2006-2007 eğitim ve öğretim yılında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/C maddesi kapsamında 3 bin 500 kısmi zamanlı geçici öğreticinin sadece branşı ıngilizce olan 300 kadarının, sözleşmeli öğretmen olarak istihdam edileceklerini söylemesi 4/C’li bir kısım öğretmenleri sevindirirken, kadroya alınmayacaklarını öğrenen bilişim ve bilgisayar öğretmeni olan 3200 4/C’li öğretmeni ise hayal kırıklığına uğrattı. Yani yapılan iş yarım yamalak oldu.
Eğitim-Sen tarafından Danıştay’da açılan dava sonucunda işlerine son verilen 3500 4/C’li öğretmenin 14 Mayıs tarihinde sözleşmelerine son verildiğini hatırlatan Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı, MEB Personel Genel Müdürü Sayın Remzi Kaya’nın “Söz konusu yargı kararı ile görevlerine son verilen kısmi zamanlı geçici öğreticilerin bu mağduriyetlerinin önlenmesi amacıyla, bunlardan Talim Terbiye Kurulu’nun 119 sayılı kararında belirtilen kadrolu ve sözleşmeli öğretmenliğe atanma şartlarını taşıyanlar, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli öğretmen olarak istihdam edilecektir.” şeklindeki açıklaması elbette ki sevindirici bir adımdır. Fakat biz diğer branşlardaki 3200 dolayındaki 4/C’li öğretmenlerimizin de 4/B statüsüne alınmasını istiyoruz.
Sözleşmeli öğretmenlik uygulamasının eğitim sistemimize verim ve başarı getirmediğini belirterek, “Sözleşmeli öğretmenler çok mutsuz. Hemen hepsi çok zor koşullar altında öğretmenlik yapıyor. Verilen üç kuruş maaş kiralarını ancak karşılıyor. ış güvenlikleri yok. Hastalanma hakları bile yok. Bu yüzden bazı sözleşmeli öğretmenler istifa etti, birçoğu da istifa etmeyi düşünüyor. Eğitimde süreklilik sözleşmeliyle sağlanamaz. Sözleşmelilik uygulaması okullarda huzuru bozdu. Öğretmen bu uygulamayla Milli Eğitim Bakanlığına pamuk ipliğiyle bağlanmıştır. Öğretmenin kendisini devlete adaması gerekirken sözleşmelilik uygulamasıyla öğretmen, okulunu ve mesleğini benimseyemez duruma gelmiştir. Öğretmenlik mesleğinde “sözleşmelilik” kavramı olamaz. Zaten yozlaşan öğretmenlik mesleği bu uygulamayla soysuzlaştırılmak istenmektedir.”şeklinde konuşan Gürkan Avcı, Milli Eğitim Bakanlığının öğretmen açığını tasarruflu bir şekilde kapatmak için uygulamaya koyduğu “Sözleşmeli Öğretmenlik” politikasının iflas ettiğini belirterek, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’i önlem almaya davet etti.