Yıllarını müziğe adayan, yurt içinde ve yurt dışında pek çok ödül alan, Yunan basınının 1987’de “ Dostluğun elçisi ve dostluk meleği ” olarak tanıttığı, 1988’de New York Türk Müziği Cemiyeti’ni kuran Semra ınanç yeniden sevenleriyle bir araya geliyor. ınanç, 9 eserden oluşan yeni CD’sini piyasaya sundu.
Müzik yolculuğu küçüklüğünden beri çok sevdiği Türk Sanat Müziği’ni seçmesi ile başlayan sanatçı bu alanda büyük ustalarla beraber ızmir’de Türk Müziği Repertuar çalışmalarına başlar. Sonraki yıllarda ızmir’de Aerobik Jimnastik Enstitüsü’nü kuran ınanç’ın iş ortağı çok iyi arkadaşı olan ve kendisi için en beğendiğim ses diyen Sezen Aksu olur.
1981 yılında Harbiye şehir Tiyatrosu’nda verdiği, Atatürk’ün 100. doğum yılı konseri ile Kültür Bakanlığı ve Müzik şan Vakfının en iyi ses ödülünü alan sanatçı, 1982 yılında da Ahmet Özhan ile birlikte Türk Müziği dalında yılın sanatçısı seçilir.
Hayatı adeta müzik olan ınanç kariyeri sırasında pek çok ödül sahibi olurken; Barış Manço ve Ahmet Özhan gibi isimlerle aynı sahneyi paylaşır; Nejdet Varol, Abdi Coşkun, Cüneyt Kosal ve Sadun Aksüt gibi değerli hocalardan solfej ve repertuar dersleri alarak çalışmalarına yıllarca devam eder.
1987 yılında Davos Barış hareketi ile birlikte Yunanistan’a giden sanatçı 1990 tarihinde de Türk Evi’nde verdiği konserde ABD Türk Fedarasyonu tarafından Yüksek Hizmet Ödülü ile ödüllendirilir.
Bir başka usta Cemâl Süreya’nın hakkında “ Semra ınanç’ı dinlerken ” başlıklı bir makale yazdığı değerli sanatçı, müzik hayatına oğlunun denizde kaybolması ile ara verir. Hayatının en büyük acısını yaşayan ınanç, Ayşe Arman ile birlikte oğlunu Yunan adalarında ve Atina’ da arar fakat bir sonuca ulaşamaz.
Acıyı yenmenin tek yolunun sanat olduğunu söyleyen Semra ınanç, yeni albümü ile beraber tekrar hayata sımsıkı sarılıyor.