Bu yıl yapılan Toplu Görüşmelerde, hükümetle anlaşamayarak Uzlaştırma Kuruluna başvuran yetkili sendikalar, memurlar için yüzde 2 + 2 zam isterken, devlet tarafından ödenen aidatlarına yüzde 100 zam istedi. Sendika üyesi memurların devlet tarafından ödenen 5 YTL’lik sendika aidatının 10 YTL olmasını isteyen yetkili sendikalar devlet tarafından ödenen memur sendika aidatını 5 YTL’den 10 YTL’ye çıkarılmasını isteyerek kendilerine yüzde 100 zam talep ederken, Uzlaştırma Kuruluna sundukları resmi başvuruda memurlara yüzde 2 + 2 oranındaki sefalet zammını konusunda kendi aralarında mutabakata vardı. Bu durumda yetkili sendikalar memurun cebini değil, kendi cebini düşündü. KAMU-SEN, MEMUR-SEN ve KESK’i sert bir dille eleştiren BASK Genel Toplu Pazarlık Sekreteri ve Bağımsız Eğitimciler Sendikası Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Memurları yetkili sendikalarda, yetkili sendikaların acizliğinden ve bencilliğinden faydalanan hükümette kandırmıştır” dedi.
Avcı, şöyle devam etti;
Toplu Pazarlık hakkı ehil olmayan sarı sendikaların yöneticisi konumundaki kişilerin elinde altı yıldır ziyan edilmektedir. Sözde yetkili sendikalar, altı yıldır sürdürdükleri Toplu Pazarlık müzakerelerinde kamu çalışanları lehine kazanım elde etmek şöyle dursun, mevcut kazanımları dahi koruma basiretini gösterememişlerdir. Toplu görüşmeler için hükümetle masaya oturan sendikaların istek listesinin başında, maaş zammından daha önce, sendika üyelerine yapılan 5 YTL’lik sendika üyelik ödentisinin artırılarak 10 YTL’ye çıkarılması talebi ilk sırada yer alıyor. Yetkili memur sendikalarının bu aymaz tutumu memurlarda hayal kırıklığı yarattı.
Halbuki, üyelik aidatının devlet tarafından ödendiği başka bir ülke yoktur. Sendikaların hükümetler karşısında bağımsızlığını koruması esastır. Memur sendikacılığının devlet bütçesinden yapılması, ve kimi sendikaların ihya edilmesi diye bir şey olamaz. Hükümet bir gün sendikalara desteği kesiyorum dediğinde, memur sendikacılığı ne hale gelecektir? Toplu görüşmelerde hükümet, sendikalara “fazla zorlarsanız üyelik desteğini kaldırırım” veya bu gün olduğu gibi “üyelik desteğini 15 YTL yapalım, sizde mutabakat metnini imzalayın” dediğinde, sendikalar ne yapacaktır?
Öte yandan yetkili sendikaları yöneten zevatın eylem ve etkinlik koyma yetenekleri bulunmamaktadır. Çünkü yetkili sendikaları yöneten şahıslar belirli siyasi odakların emir kulluğuna soyunmuşlardır. Hükümetin de en büyük şansı budur. Yetkili ama etkisiz bu sendikalar tatmin edici bir artış yerine, 5 YTL tutarındaki sendika aidatını 10 YTL’ye yükseltmek için masanın etrafında ciğer arayan kedi gibi dolaşıyorsa, korkarım ki, iş yerlerinde rahatça dolaşabilmeleri mümkün olmayacaktır.Memurlar ve emeklileri kredi kartı sarmalı altında inim inim inlemekte, aldıkları aylıkla aybaşını getirmek için kara kara düşünmektedirler. Ekonomik sorunlar başta olmaz üzere mesleki ve özlük sorunlar altında inim inim inleyen bir milyon kişilik eğitim ordusunu temsil edemeyen ve öğretmenlerin umutlarına kefen biçen ve tüm eğitim çalışanları adına Toplu Görüşmelere katılan Türk Eğitim Sen’in görevi Hükümetin karşısında “uslu çocuk” gibi oturmak mıdır? Türk Eğitim Sen’in bu hali adeta hükümetin “şamar oğlanını” andırmaktadır. Memurlar, siyasi ve ideolojik angajmanlardan kurtulamamış ve memurları siyasi kamplara ayırmış müzakere ve pazarlık özürlü bu sendikalara yetki verdiği müddetçe sorunlarının çözülmesi şöyle dursun, sorunlar ve sıkıntılar artarak devam edecektir.