Tüm Aşçılar Federasyonu (TAF), Dünya şefler Birliği’ne (WACS) üye oldu.
Türk gastronomi dünyasının önde gelen sekiz örgütünün oluşturduğu Tüm Aşçılar Federasyonu (TAF), dünyanın en saygın meslek kuruluşlarından biri olan Dünya şefler Birliği (WACS) üyeliğine kabul edildi. Federasyon’un üyeliği, Dubai’de yapılan ve dünyanın pek çok ülkesinden 2.000 şefin delege olarak katıldığı 33. WACS Genel Kurulu’nda oybirliği ile kabul edildi. Üyelik sertifikası ise, TAF Başkanı Yalçın Manav’a göreve yeni gelen WACS Başkanı Gissur Gudmundsson tarafından verildi.
kadinvizyon.com’a konuşan TAF Başkanı Yalçın Manav şunları söyledi;
“Türkiye, çok değerli aşçıları olan bir ülke. Bunu Dünya şefler Birliği(WACS)’da taktir etti ve oybirliği ile üyesi olduk. Mayıs ve Haziran aylarında Kültür Bakanlığı’yla beraber tüm dünyadan 50’nin üzerinde gurme gazeteci ve televizyoncu ülkemize gelerek 6 gün boyunca yemeklerimizi tatma ve kültürümüzü tanıma fırsatını buldular. şimdi çok güzel yazı ve haberler çıkıyor.Konuklarımıza, hem yöresel, hem de uluslararası yemekler yedirdik. Türk haftası tarzı bu tür etkinliklerin devam etmesi gerekiyor. Uluslararası yarışmalara gitmek lazım. Burada 2003’ten beri gerçekleştirdiğimiz etkinliklerde uluslararası mutfağın yanına kendi mutfağımızı da sunuyoruz. Büyükler, küçükler ve pasta dalında kategorilerimiz var. Değerlendiriyoruz. Önce Avrupa tarafından tenkit ediliyorduk, şimdi ise örnek alınıyoruz. Önümüzdeki yıl 28-31 Ocak tarihleri arasında TÜYAP Beylikdüzü’nde bu etkinliğin 9’ncusunu gerçekleştireceğiz.
Eskiden aşçılığı olmayana kız vermiyorlarmış. Aşçılık, şimdi yeniden popülerlik kazanıyor. Devlet ve özel sektör, aşçılık konusunda okullar açmazsa gereken insan unsurunu yetiştiremeyiz. Biz, ticaret odamızla birlikte bu konuyla ilgili olarak bir akademi kuruyoruz. Büyükşehirlerde ve Anadolu’da bu konuda okulların açılması gerekiyor. Yetiştireceksiniz ki sayıları artsın. şimdi, ABD, Uzakdoğu’dan topladığı aşçıları 2 senedir Türkiye’den topluyor. Oturma müsadesi verdiği 150’ye yakın aşçıyı Amerika’ya götürdüler. Sanki çok fazlaymışız gibi bir de kan kaybediyoruz. Başlı başına bir sanat olan aşçılığı okullar açarak geliştirmek istiyoruz. Aşçılık, bir meslek değil adeta bir sanat. Bir piyano çalmak gibi, keman çalmak gibi bir şey. Sanatkar olmayan bir kişi zaten yaratıcı olamaz.
Türk mutfağını diğerlerinden ayıran en önemli özelliklerinden biri yemeklerde sos kullanılmamasıdır. Bu lezzet dışarıda hiç tanınmıyor. Yabancılar yediği zaman hayran oluyorlar. Patlıcan Amerika’dan Avrupa’ya gelmiş bir sebze olduğu halde Türk mutfağında 200’ün üzerinde yemeği varken Amerika’da 16-17 tane patlıcan yemeği ancak bulabilirsiniz. Bizde 150’nin üzerinde çorba var. 200’e yakın tatlı var. Başkalarında var mı? Sosu koymadığınız zaman Fransız mutfağından hiç bir şey anlamazsınız. Her şey sosla terbiye edilerek değer kazanıyor. Bu kadar zengin mutfağı tanıtmadıktan sonra içeride gelin güvey olamayız. Biz 3 mutfaktan biriyiz demenin tek başına bir anlamı yok. Önce tanıtalım sonra konuşalım.
Biz, çok iyi bir yerdeyiz. Tencere yemeği olan başka hiç bir mutfak yok. Bizde var. Bunu nasıl büyütebileceğimizi araştırmalıyız. Semazenimizle, folklorumuzla, el sanatlarımızla, tezhiple, cam ustalığıyla, ebru sanatıyla, yemeğimizle kültürümüzü tanıtmalıyız. Bu büyük zenginlikle şaşırtırsınız. Hayran olurlar, bir daha isterler. Sonra da bu restoranları harekete geçirmek lazım. Tanınacaktır. Okul açarak yeni aşçılar yetiştirmek, onları yurtdışlarına göndermek hep ülkemizin karına olan şeyler. O nedenle öncelikle okularla eğitime başlamak önem taşıyor. şimdi bakın New York’ta French Culinary var. Yatılı olmayan öğrencisinden 1 yıllık eğitim karşılığında 25 bin dolar alıyor. Biz aynı eğitimi burada çok daha ucuza verebiliriz.”
ıstanbul Sheraton Oteli’nin Aşçıbaşı Ümit Yüksel, kadinvizyon.com’a şunları söyledi;
“Türkiye Aşçılar Milli Takımı 1995 yılında kuruldu. ılk olarak 1996 tarihi itibariyle dünyadaki çeşitli yarışmalara katıldık. 100’ün üzerinde madalyamız var. Gittiğimiz tüm müsabakalarda başarılar elde ettik. Bunun sayesinde Dünya şefler Birliği’ne üye olduk. Bu yıl yapılacak olan Dünya Aşçılar Olimpiyatına 45 kişilik bir takımla katılıyoruz. Hedefimiz, Türk şeflerinin Dünya şefler Birliği gibi uluslararası kuruluşlarda oy verme hakkına, seçme ve seçilebilme hakkına sahip olabilmesi ve burada onların yaptığı organizasyonları resmi bir şekilde burada gerçekleştirebilmek, kaynaşmak ve Türk şeflerinin uluslararası alanda aranan kişiler olmalarının sağlanması.”













