Taşrada görev yaparken yöre halkının kendisine "Doktor Bey" diye seslendiği o genç kadın bugün Marmara Üniversitesi’nde Anabilim Dalı Başkanı. Türkiye'de kadının ”bilimsel kariyer” yapmasının zor olmadığına inanıyor Prof. Dr. Gülseren Akyüz. Peki, bu başarılı bilim kadınının "sırrı" ne? Yanıtı son derece yalın: "Bence Türkiye'de kadınlar üniversite ortamında biraz daha şanslı. Benim tek bir sırrım var. Sadece ve sadece...
Gülseren Akyüz'ün o kadar özelliği var ki.. Biz mesleki yanıyla da, özellikle osteoporozla ilgili de kendisinden bilgi almak istediğimizi ifade edince o çerçevede de bizi ayrıntısıyla bilgilendirdi. Tabii onun uzmanlık alanı sadece osteoporoz değil. Bel, boyun ağrıları, fıtık, kireçlenme ve romatizmal hastalıklar da Akyüz'ün alanına giriyor. Ama bu söyleşideki sorularımızı sadece osteoporozla ilgili olarak yönelttik.
Özlem duygusuyla tanışmamış olan, kokusunu, tadını almadan yaşamış olan var mıdır? Sevgili, anne, baba, kardeş, memleket....vs. Herkes solumuştur bu havayı mutlaka.
Bir bebeğin doğup büyümesini düşünün, günden güne yıllarca süren gelişimini, saçlarının, boyunun uzamasını, yeni kelimeler söylemesini, ayakları üzerinde birkaç saniye durup sonra düşmesini, koşmasını..... vs. ve otuz yaşında düşünün o minicik elleri.....
TDK sözlügü seçmek eylemini şöyle tanımlamaktadir; benzerleri arasında hoşa gideni almak ya da yararlanmak için ayırmak. Üstün, iyi uygun bularak yeğlemek, bilince ermek, ne olduğunu anlamak, fark etmek, farklı görmek, üstün görmek gibi tanımlamalar bulunmaktadır.
Ülkemizde internetin yayılmasını arttırmak amacıyla her yıl Nisan ayında, yani Türkiye'de internetin ilk kullanıldığı anın yıldönümünde internet haftası etkinlikleri yapılıyor. Konuyla ilgili olarak Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Doç.Dr.Mustafa Akgül ile konuştuk.
Kadın olarak, kadın bedeninize, kadın ruhunuza, kadın varlığınıza sahip çıkın. Siz kendinize sahip çıkmazsanız, birileri sizin adınıza sizi sahiplenirler. Yüzyıllardır kadınların adına, kadınların iyiliği için kimler karar veriyor unuttunuz mu?
Hayatınız ev-iş arasında geçiyor. Bir metropolde yaşıyorsunuz. Trafik berbat. ış arkadaşlarınız ve iş yerinde karşılaştığınız insanlar ilginizi çekmiyor ama yalnızsınız. Ne yaparsınız?
Geçtiğimiz hafta internette depreme yönelik mailleri ile dikkati çeken Erdoğan Koparal ile ınternet'in kendi mücadelesi içinde nasıl bir mecra olduğunu konuştuk.
17 Ağustos 1999 tarihinde Yalova'daydım. Korkunç 45 saniyeyi 2 oğlumla birlikte yaşadım. O an yaşadıklarımı ve hissettiklerimi yazmaya kalksam herhalde 10 kadar sayfa sürer. Aynı anda şaşkınlık, korku, kızgınlık, gözlemleme, çözüm arama düşünce ve duyguları arasında gidip geldim. Bu anları bana yeniden hatırlatan ise geçtiğimiz hafta içinde internette dolaşan 3 mail oldu.
© 1999 - 2018 Kadınvizyon.com - SaNe Ltd. Şti.