No Result
View All Result
Haber Bülteni
KadinVizyon
  • Ana Sayfa
  • Annelik
  • Aşk ve İlişkiler…
  • Kariyer
  • Güzellik ve Sağlık
  • Ana Sayfa
  • Annelik
  • Aşk ve İlişkiler…
  • Kariyer
  • Güzellik ve Sağlık
No Result
View All Result
KadinVizyon
Ana Sayfa Güncel Haber

Eğitim Sisteminin Laçkalığı Ve Bitmeyen Öğrenci Afları

Prof. Dr. İbrahim Ortaş - Prof. Dr. İbrahim Ortaş
27 Şubat 2005
- Güncel Haber, Güncel Haberler
4 0
0
134
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Sorun öğrencinin başarısızlığından değil, sistemin aksaklığından kaynaklanıyor. Dünyada genç nüfusu ile öğünen ender ülkelerden biriyiz. Maalesef plansız gelişen yüksek nüfus artışına karşılık derslik ve alt yapı yetersizliği ve plansızlığı nedeniyle bugün çok sayıda genç yaşamlarını rahat sürdürebilme kapısı olarak üniversiteyi görmektedirler.


 


Gerçek anlamda ilkokuldan itibaren çocuğun yeteneğine göre yönlendirme yapılamamış, herkes aynı cenderede lise sona kadar aynı ortamda üniversite sınavına hazırlanmaktadır. Üniversitelerin kapasitesi, kadrosu ve yarattığı bilim ve teknoloji olanakları ortada. Üniversiteye girme yaşına gelmiş her yıl 2 milyon genç 200 bin kişilik üniversite kontenjanı için dershane yarışına sürüklenmektedirler. Parası olup iyi dershaneye gidebilen belirli bir puan alarak kayıt yaptırıyor, kayıt yaptıramayanlar yine parasına göre özel üniversiteye veya yurtdışında üçüncü derecede üniversiteye gitme yolu aramaktadırlar. 
 
Sorun Öğrencinin yeteneğine göre tercih yapamamasından kaynaklanıyor. 



Batıda bilindiği gibi bizdeki ÖSS sınavından farklı sınavlarda belirli bir puanı alan öğrenciler eğilimleri ve yetenekleri doğrultusunda üniversiteler ile görüşüp kayıt yaptırılır. Güzel sanatlar, resim, müzik ve beden eğitimi gibi yetenek sınavı ile üniversiteye kayıt yaptırılmaktadır. Amerika’da her öğrenci tıp okuyamaz. Önce bir biyoloji eğitimi alması gerekir, oradan başarılı olan kişi tıp fakültesine kayıt yaptırır. Mühendislik eğitimi yaratıcılığı olan insanların başvurduğu bir alandır. Ancak herkes bilir ki okula kayıt yaptırmak okulu bitirmek anlamına gelmiyor. Bir sınıfa 100 kişi kayıt yaptırır ancak birinci ve ikinci sınıfta önemli ölçüde elemeden sonra üçte biri kadarı okulu bitirir. Derste düşük not alan öğrenci ne kapı kapı dolaşarak not dilenir ne de devlet onlara aralıklarla af getirir. Üniversiteyi bitiren öğrenci her şeyden önce üniversitelilik bilincine sahiptir, dünyada olup bitenleri analiz ve sentez edebilecek yetenektedirler. ABD ve ıngiltere dışındaki diğer Avrupa ülkelerinin gençlerinin yabancı dil bilgisi seviyesi yüksektir. Söz konusu üniversitelerde kalite de son derece yüksektir.
 
Temel Bilimlerin Esaslarını Bilmeden Üniversiteli Olunur mu?



Bugün ÖSS sınavında sorulan sorular kişinin yeteneğini ayrıt etmeye değil daha çok ezber bilgiye dayalıdır. Alınan puan türü çok seçici olmadığı için öğrenci tercihlerine yardımcı olacak nitelikte değildir. Örneğin matematik sorularını ağırlıklı olarak çözerek fen puanı yüksek bir öğrenci ister tıp, isterse de mühendisliğe gidebilmektedir. Temel fizik kurallarını bilmeden mühendis olunur mu? Ayrıca perspektif ve teknik resim yeteneği olmayan kişinin mühendislik ya da mimarlık eğitiminde başarılı olması beklenir mi? Veya temel biyoloji kurallarını, insan kaynakları, psikoloji ve felsefe bilmeyen veya bu konularda yeteneği olmayan bir insan nasıl tıpta başarılı olacak diye düşünülmüyor.



Diğer taraftan bugün bütün yetkililerin de kabul etiği üzere eğitim sistemimiz ciddi derecede sorunludur. Üniversiteyi bitiren mezunların ciddi derecede Türkçe dil bilgisini kullanamadığı, dilekçe yazamadığı sıkça işlenmektedir. 
 
Mezun Ettiği Kişiden Dolayı Üniversite Hocasının Etik Sorumluluğu Vardır 



Üniversiteliler olarak da öğrenci afları biz öğretim üyelerini bu yönü ile derinden üzmektedir. Maalesef siyasiler birilerinin baskısı ile aralıklarla öğrenci afları çıkarmaktadırlar. Belki iyi niyetle ve insani nedenlerle yüz binleri aşan yükseköğretim öğrencilerini yeniden eğitime kavuşturmak doğru bir davranış olarak düşünülebilir, ancak diğer taraftan çalışan, didinen öğrencilerin şevkinin kırıldığını, gece geç vakitlere kadar sınav kâğıdı okuyan öğretim üyesinin “herkesin hak ettiği notu versem ne olur vermesem ne olur” dedirten noktaya getirilmemelidir. 


 


Diğer taraftan eksik bilgi ile mezun edilecek bir diplomalının sahip olduğu yetki ve olanaklarla kullandığı yetkilerin insana ve doğaya verdiği zarardan da bizler sorumluyuz. Burada doğal olarak bir etik sorunu ortaya çıkmaktadır. “Yarım doktor candan eder”, ifadesi çok doğru bir ifadedir. ınsan sağlığını ve güvenliğini ilgilendirmeyen işlerde çalışmadıkça sorun değil, ancak sorumluluk aldığı yerde sorun yaşanacaksa, o zaman bu işten hepimiz sorumluyuz. Elektrik elektronik bilgisi eksik olan bir adamın bağlayacağı bir elektrik aksamının yaratacağı felaketi siz düşünün.


 


Yanlış bir uygulama ve önerinin nelere mal olduğu hep bildiğimiz olaylar. ınsandan kaynaklanan yaşanan bunca acı karşısında ah vah etmenin anlamı yok. Bir insan bir konuyu ya biliyordur ya da bilmiyor. Bu bağlamda eğitim bir bütündür ve meslek yaşamı boyunca da sürerek devam etmelidir. Hepsinden önce kişinin bilgiye nasıl ve nerede ve hangi yollarla ulaşması gerektiğini bilmesi gerekir. Tabii biz öğretim üyelerinin de bunda sorumluluğumuz var. Açık konuşalım biz öğretim üyeleri de sistem kadar sorumluyuz. Çoğumuz ölçme değerlendirmeyi bilmiyoruz. Pedagojik formasyon almayan çok sayıda öğretim üyesi bulunmaktadır. Gerçek anlamda öğrenciye danışmanlık yapamıyoruz. Üniversiteler olarak en azından üniversitelerin ciddi bir kayıt sistemi olmalı. Mutlaka ders öncesi ve sonrası bir öğrenci anketi doldurmalıdır. Gelişmeler, öğrenci ve öğretim üyesi performansı dikkate alınmalardır. Bu, kimseyi izlemek için değil daha çok eğitim ve öğretimde kaliteyi artırmak için yapılmalıdır.
 
Suçlu Kim? Öğrenci mi Sistem mi?



Bundan önce yanılmıyorsam 2000 yılında bir af çıkmıştı; şimdi de yeni bir af gündemde. şimdilik üniversitelerden çeşitli nedenlerle ilişiği kesilen toplam öğrenci sayısının 224 bin olduğu belirtiliyor. Basına yansıyan rakamlara bakıldığında “91 bin 814’ünün kendi isteği, 54 bin 616’sının kayıt yenilemediği, 42 bin 551’inin başarısız olduğu, 25 bin 365’inin devamsızlıktan, 271’inin de disiplin suçundan ötürü üniversitelerle ilişiğinin kesildiği” anlaşılmaktadır. 



Olayı salt öğrencinin başarısızlığı olarak görmemek gerekir. Eğitim sistemindeki rehberlik eksikliği yanında ailelerin çocuklarının bütün dinamiklerini ve güzellikleri dikkate almadan yarışa sürüklemeleri sonucu istenmeyen alanların tercih edilmesi basarsızlığa ittiği görülüyor. Çok başarılı öğrencinin yeteneği ve arzusuna uygun olmayan popüler meslek seçimi yanında başarılı olup da istediği alana giremeyen öğrencinin yeniden sınava hazırlanması da başarı grafiğini düşürmektedir.


 


Diğer taraftan eğitim sistemimiz batılılarınkinden nitelik olarak çok farklı, bizde biraz gayret eden bir öğrencinin okulu bitirmemesi için hiçbir neden yok. Bu denli ölçütleri olmayan bir sistemde başarısızlığı kabul etmiyorum. Hal böyleyken ülkemizde sık sık af yasalarının çıkarılması anlaşılır gibi değil. Bunların içinde çok haklı gerekçelerle kaydı silinmiş olanlar mutlaka vardır, sorumsuzluk yapıp derse gelmemiş olanlar, bilerek veya bilmeyerek ideolojik gurupların etkisinde kalmış olanlar da olabilir. Bunun yanında aymazlık içinde sorumsuzluk yapanlar da olabilir. 



Ancak bu kadar öğrencinin başarısızlığı da gerçekten derinlemesine ülkemizin gelecekte yetişmiş insan kaynakları bakımından sorgulanmalıdır. Çok merak edilen bir soru, siyasilerimiz böyle bir öneriyi oluştururken üniversitelere hiç sorarlar mı? Sorun nedir, neden bu öğrenciler başarısız? Buna yönelik bir araştırma yapılmakta mıdır? Sorun ekonomik sebep mi, ideolojik mi yoksa üniversitelerin uygulamalarından mı kaynaklanıyor? Bilmiyorum. Hangi üniversitemizde daha çok öğrencinin kaydı silinmiş, fakülteler düzeyinde bir farklılık var mı, öğretim üyeleri arasında bir farklılık var mı? Daha önceki aflardan yararlanıp üniversiteye dönenler arasındaki başarı oranı nedir? Bunlar bilinmiyor. Sadece 11 şubat 2005 tarihinde basına yansıyan bilgilere göre bugüne kadar yapılan afla dönen öğrencilerin başarı oranı % 10. O zaman bu af niye?
 
Aflar Caydırıcı Değil



Sık sık cezaevleri affı, öğrenci affı, mali borç afları vs gibi konular kamuoyunda tartışma konusu olmaktadır. Kesin bir istatistikî rakam elimde yok ancak eminim ki dünyada en çok af çıkaran ülke sıralamasında galiba birinci geliriz. “Af etmek büyüklere mahsustur” diye sık kullandığımız bir geleneksel ifademiz var. Bazen büyükler ile küçükler arasındaki anlaşmazlıkta işe yaramıyor değil, ancak her zaman af işe yarıyor mu bilmem.


 


Yetişkin birey davranışı gösteren kişi karşısında yanlış yapmış birinin insan olarak hata yaptığını, koşulların kişiyi yanlış yapmaya ittiğini düşünerek büyüklük gösterir. Devletler de bazen yasalarına göre hata yapmış yurttaşlarını affederler. Daha çok az gelişmiş üçüncü dünya devletlerinde sık rastlanılan kralın, sultanın veya başkanın belirli yıl dönümlerinde toptan afları basına yansır.


 


Ancak gelişmiş ülkelerde pek af kavramını duymayız. Çünkü yasalara göre yapılan yanlışı cezalandırmazsanız caydırıcılık yaratamazsınız ve zamanla laçkalaşan sistemde kimseyi tutamazsınız. Publilius Syrus derki “sık sık affetmekle aptalı ahlaksız edersin”. Yapılacak şey, herkesi hak ettiği kadar değerlendirmek gerekir. Hak etmeden birilerini bir yerlere getirdiğimizde başımıza gelecekler belli. Belirli bir başarıyı yakalamak için ise mutlaka işin ciddiye alınması gerekir. Yanlış bir şey yapıldığında katlanılacak sonuçların caydırıcı nitelikte olması gerekir. 
 
Her şeyin Bir Bedeli Olduğunu Arada Bir Hatırlatmak Gerekir
 
Ülkemizde şu ana kadar insani nedenlerden dolayı sayısız aflar yapıldı ancak yine kesin istatistikî rakamları bilmiyorum fakat bu aflar ülkemiz dirlik ve düzenine ne kazandırdı bunu bilmek isterim. Tabii her zaman mağdur olanlar olmuştur. Mümkünse karar verenlerin dikkatli olması gerekir. Ancak adaletin sağlanması, haklının haksızdan ayırt edilmesi, insanın güven içinde yaşaması, çalışarak farklı olduğunu bilmesi içinde hata yapana ve suç işleyene karşı da bir duruş göstermesi gerekir. Aksi takdirde kimseye güven veremezseniz ve kimse de sizi dinlemez. Bugün toplumun adalete olan güveninin zedelenmesi sonucu artan mafya benzeri girişimler kendiliğinden ortaya çıkmamıştır. 



Bazen insana bir şans tanımak gerekir, ancak her şeyin bir bedeli olduğunu da insanların bilmesi gerekir. Bunun da aralıklarla hissettirilip kişinin yaşamsal yol haritasını kendisinin oluşturması faydalı olacaktır. Af önerisi yapılırken vekillerimizin bu konuyu da dikkate almaları gerekir. “Kendisi” olmamış, öz güveni olmayan, sürekli başkasının sırtında kambur olmuş birinin sürekli korunması kişiye iyilik değil kötülük yapmak olduğu bilinmelidir.
 
Af Yasası Değil, Çağdaş Yeni Bir Yüksek öğretim Yasası Hazırlamak gerekir 



Ülkemizin AB’ye mevcut eğitim sistemi ve insan kaynakları ile girmesi zor görünüyor. Muasır medeniyetler seviyesine çıkmak için af vs gibi konularla uğraşıp seviyeyi düşürmektense daha köklü bir Yükseköğretim Yasasının çıkarılması daha gerçekçi olacaktır. Yüce meclisin öğrenci aflarıyla değil de sistemi iyileştirici mekanizmalar üzerinde çalışması ülkemizin hayrına olacaktır. Bu arada hoşuma giden, Kant’ın “Böcek olmayı kabul edenler, ayaklar altında kalmaktan ve ezilmekten yakınmamalıdırlar” sözü bana bu bağlamda anlamlı geliyor.


 


Geleceğimizi ciddi ölçüleri belirlemiş sistematik bir yaşam biçimi ve iyi yetişmiş nitelikli insanlarla mı, yoksa kimin ne yaptığı belli olmayan feodal bir yapı ile günü kurtarmaya mı çalışacağız? Her toplum hak ettiği şekilde yönetilir özdeyişinden esinlenerek daha iyi koşullarda yurttaşlık bilinci içinden ulusal değerlerden evrensel değerlere geçişi sağlayacak yönetimlere layik bir toplumuz. Bunun ilk yolu çağdaş bir eğitim modelinden geçmektedir. Ülke olarak her türlü önyargıdan uzak, ülkemize yakışır bir yüksek öğretim modeli oluşturmamız artık kaçınılmaz görünmektedir. Bu bir zorunluluktur, bu konuda daha fazla vakit kaybedilmemelidir.
 

Etiketler: Makale
Prof. Dr. İbrahim Ortaş

Prof. Dr. İbrahim Ortaş

İlgili Yazılar

Yapay Zekâ ve Bilgisayar Mühendisinin Sorumluluğu
Çalışan Kadın

Yapay Zekâ ve Bilgisayar Mühendisinin Sorumluluğu

Bu yıl Bilgisayar Mühendisleri Odası Kurultayı 10-11 Şubat tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde yapıldı. Bilgisayar mühendisleri için bir buluşma, paylaşma ve dayanışma...

- Melike Beykoz
14 Şubat 2018
Sabah Kahvesi

Sevgili Cangoya Veda…

12 yıl kadar önceydi. Bir Alman kurdum olsun istiyordum. Sözde, bir "köpek" olacak, arasıra başını okşayacak, önüne bir tas kuru...

- Murat Çehreli
29 Ağustos 2010
Güncel Haber

Siirt’te Taciz-Tecavüzler, Urfa’da Töre Cinayeti

Siirt’te taciz-tecavüzler, Urfa’da töre cinayeti… Bu olayların her ikisine ayrı açılardan bakmak gerekir. Ancak her iki olay da toplumun tedavi...

- Duygu Sucuka
27 Nisan 2010
Liseler Neden Dört Yıl?
Güncel Haber

Liseler Neden Dört Yıl?

Temel eğitim sekiz yıla çıktı, bu gerekliydi ve iyi de oldu. Bilhassa Doğu-Güneydoğu’da yaygın olan çocuk yaş evliliklerini irdelerken görmüştük...

- Duygu Sucuka
23 Nisan 2010
Güncel Haber

Mersin Emniyeti’nin Suça ıtilen Çocukları Kazanma Girişimleri

Mersin Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılmakta olan sokak çocuklarına dönük çalışmalar, bir süredir irdelemeyi ve yazarak kamuoyu ile paylaşmayı hedeflediğim bir...

- Duygu Sucuka
8 Şubat 2010
Çocuklar - Gençler

Uluslararası ıstanbul Çocuk Filmleri Festivali ıçin Geri Sayım Başladı

ıstanbul ve ızmir’de minik sinemaseverler ile 7. kez buluşacak olan Uluslararası  ıstanbul Çocuk Filmleri Festivali’nde bu yıl 6 – 19...

- Zeliha Gül
3 Kasım 2009
Devamı
Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

Arama

No Result
View All Result

Hakkımızda

KadinVizyon

KadınVizyon

Kadın Portalı

Vizyon sahibi, yeniliklere açık, kendi hayatını yöneten kadınların internetteki adresi.

YAZARLAR

Arzu Başlantı
  • Kanatsız Yeryüzü Meleği: Huriye Azçiçekli Röportajı-2. Bölüm
Y. Cenker Sarp
  • Sanatta İfade Özgürlüğü
Özgül Şentürk Özenç

    Kategoriler

    • Aşk ve İlişkiler… (178)
      • Aşk – İlişkiler – Romantizm (76)
      • Cinsellik & Seks (46)
      • Evlilik – Boşanma (40)
      • Olumlu Düşünce (30)
    • Çalışma Hayatında Kadın (372)
      • Girişimcilik (250)
        • Başarılı Kadınlar (198)
      • Kariyer (145)
        • Bireysel Gelişim (85)
        • Çalışan Kadın (66)
    • Evli Kadın (891)
      • Annelik (591)
        • Bebek ve Hamilelik (142)
        • Çocuk Eğitimi (85)
        • Çocuklar – Gençler (342)
        • Hasta- Engelli – Özürlü Çocuklar (49)
      • Ev İşleri (308)
        • Dekorasyon (36)
        • Ev Yemeği (52)
          • Püf Noktası (12)
        • Sabah Kahvesi (225)
    • Güncel Haber (3.908)
      • Magazin-Eglence (934)
        • Fal (27)
        • Magazin (898)
      • Sanat – Kültür (244)
        • Edebiyat ve Kitaplar (35)
        • Fotoğraf, Resim ve Heykel Sanatı (23)
        • Müzik (73)
        • Seyahat / Restoranlar (33)
          • Yolculuk Yapma Sanatı (1)
        • Tiyatro – Sinema – Gösteriler (87)
        • TV Dizileri (12)
    • Güzellik ve Sağlık (1.147)
      • Beslenme ve Spor (769)
        • Doğru Beslenme (153)
        • Fitness – Spor – Pilates (59)
        • Ruhsal Sağlık (25)
        • Sağlıklı Kadın (681)
      • Giyim – Moda (38)
        • Giyim-Kuşam (30)
        • İç Giyim (6)
      • Güzellik (364)
        • Cilt Bakımı – Makyaj (44)
        • Güzellik – Estetik (335)
    • Toplumsal (2.086)
      • Çevre ve Enerji Tasarruf (29)
      • Güncel Haberler (1.413)
      • Hayvan Sevgisi (17)
      • Kadın Hakları (127)
      • Sivil Toplum Kuruluşları (169)
        • Sosyal Sorumluluk Projeleri (65)
        • Yardim Etkinlikleri (29)
      • Tüketici Köşesi (450)
    • Yönetim (28)
      • Devam (25)

    Bizi Takip Edin

    Reklam Alanı

    • Trend
    • Yorum
    • En son
    Zuhal Topal; Sihirli Annem’in Hırçın Suzan’ı

    Zuhal Topal; Sihirli Annem’in Hırçın Suzan’ı

    12 Mayıs 2006
    Bir Yastıkta 50 Yıl.. Fikri ve Eser Sarp’ın Hikayesi

    Bir Yastıkta 50 Yıl.. Fikri ve Eser Sarp’ın Hikayesi

    31 Ekim 2004
    İftar, Maddi Olanağı Olmayan Çocuklar İçin Eğitim Bağışına Vesile Oldu

    İftar, Maddi Olanağı Olmayan Çocuklar İçin Eğitim Bağışına Vesile Oldu

    24 Mayıs 2019
    Alerjinin Nedeni D Vitamini Eksikliği Olabilir

    Alerjinin Nedeni D Vitamini Eksikliği Olabilir

    20 Haziran 2019
    Kış Aylarında Bağışıklık Sistemini Güçlendiren 8 Besin

    Kış Aylarında Bağışıklık Sistemini Güçlendiren 8 Besin

    4 Ocak 2023
    Kolajen Aşısı ile Cildiniz Gençliğini Geri Kazansın

    Kolajen Aşısı ile Cildiniz Gençliğini Geri Kazansın

    4 Ocak 2023
    Akbank Sanat Oyunculuk Atölyesi Başlıyor

    Akbank Sanat Oyunculuk Atölyesi Başlıyor

    4 Ocak 2023
    Sağlıklı Yılbaşı Sofrası İçin 10 Öneri

    Sağlıklı Yılbaşı Sofrası İçin 10 Öneri

    27 Aralık 2022

    Facebook

    Facebook Twitter Instagram

    Hakkımızda

    Vizyon sahibi, yeniliklere açık, kendi hayatını yöneten kadınların internetteki adresi.

    Bilgi için : info@kadinvizyon.biz

    Kategoriler

    • Annelik
    • Aşk – İlişkiler – Romantizm
    • Aşk ve İlişkiler…
    • Başarılı Kadınlar
    • Bebek ve Hamilelik
    • Beslenme ve Spor
    • Bireysel Gelişim
    • Çalışan Kadın
    • Çalışma Hayatında Kadın
    • Çevre ve Enerji Tasarruf
    • Cilt Bakımı – Makyaj
    • Cinsellik & Seks
    • Çocuk Eğitimi
    • Çocuklar – Gençler
    • Dekorasyon
    • Devam
    • Doğru Beslenme
    • Edebiyat ve Kitaplar
    • Ev İşleri
    • Ev Yemeği
    • Evli Kadın
    • Evlilik – Boşanma
    • Fal
    • Fitness – Spor – Pilates
    • Fotoğraf, Resim ve Heykel Sanatı
    • Girişimcilik
    • Giyim – Moda
    • Giyim-Kuşam
    • Güncel Haber
    • Güncel Haberler
    • Güzellik
    • Güzellik – Estetik
    • Güzellik ve Sağlık
    • Hasta- Engelli – Özürlü Çocuklar
    • Hayvan Sevgisi
    • İç Giyim
    • Kadın Hakları
    • Kariyer
    • Magazin
    • Magazin-Eglence
    • Müzik
    • Olumlu Düşünce
    • Püf Noktası
    • Ruhsal Sağlık
    • Sabah Kahvesi
    • Sağlıklı Kadın
    • Sanat – Kültür
    • Seyahat / Restoranlar
    • Sivil Toplum Kuruluşları
    • Sosyal Sorumluluk Projeleri
    • Tiyatro – Sinema – Gösteriler
    • Toplumsal
    • Tüketici Köşesi
    • TV Dizileri
    • Yardim Etkinlikleri
    • Yolculuk Yapma Sanatı
    • Yönetim

    Yazılar

    Alerji Anadolu Sağlık Merkezi Araştırma Aşk Bağışıklık Sistemi Bebek Beslenme Bilgi Cilt Cilt Bakımı Cinsiyet Eşitliği Diyet DoktorTakvimi.com Estetik Etkinlik Evlilik Fırsat Eşitliği Grip Gündem Haber Hamilelik Kadıköy Kadıköy Belediyesi Kadın Kadın Hakları Kanser Kitap Konser Liv Hospital Makale Manşet Meme Kanseri Memorial Antalya Hastanesi Müzik Obezite Röportaj Sanat Sağlık Sağlıklı Beslenme Sevgililer Günü Sigara Sinema Sizin Sesiniz Tiyatro Çocuk

    © 1999 - 2018 Kadınvizyon.com - SaNe Ltd. Şti.

    No Result
    View All Result
    • Ana Sayfa
    • Annelik
    • Aşk ve İlişkiler…
    • Kariyer
    • Güzellik ve Sağlık

    © 1999 - 2018 Kadınvizyon.com - SaNe Ltd. Şti.

    Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

    Şifremi unuttum?

    Kayıt olmak için aşağıdaki formu doldurunuz

    Tüm alanların doldurulması gerekiyor. Giriş yap

    Şifrenizi geri alın

    Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

    Giriş yap