No Result
View All Result
Haber Bülteni
KadinVizyon
  • Ana Sayfa
  • Annelik
  • Aşk ve İlişkiler…
  • Kariyer
  • Güzellik ve Sağlık
  • Ana Sayfa
  • Annelik
  • Aşk ve İlişkiler…
  • Kariyer
  • Güzellik ve Sağlık
No Result
View All Result
KadinVizyon
Ana Sayfa Güncel Haber

24 Kasım Öğretmenler Günü Dolayısıyla Düşünceler

Prof. Dr. İbrahim Ortaş - Prof. Dr. İbrahim Ortaş
27 Kasım 2004
- Güncel Haber, Güncel Haberler
1 0
0
27
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Anne-babadan sonra bireyin öğrenme ve buna bağlı olarak gelişmesinde en büyük katkıyı öğretmen veya eğitmenler sağlamaktadırlar. ıyi eğitilmiş ve sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi insanın ilk örgütlü topluma geçişinden bu yana devam etmekte olup gelişmiş toplumlar gelişmenin ve yarınlara sahip olmanın biricik geleceğinin bu nesillerin omuzlarında olduğu bilinci ile ülkelerinin milli gelirinin önceliğini eğitim ve sağlığa ayırmaktadırlar. “Yatırımların en büyüğü insana yapılanıdır” özdeyişi bugünkü gelişmiş batı toplumlarının lafta değil pratikte uyguladıkları bir anlayıştır.


 


Gelişmiş batı toplumlarında annelerin okur yazarlık sorununun olmaması ve eğitimin sistematik bilgi akışının öğrenciye aktarmada ciddi olarak yapılması ve kişilerin bireysel yeteneklerinin geliştirilmesinde her türlü olanağın sağlandığı toplumlarda bireyler mutlu ve öz güven bilinçleri gelişmektedir. Bunu en güzel bizim Alamancı diye tabir ettiğimiz yurtdışındaki işçilerimiz her yaz ülkemize geldiklerinde geldikleri toplumun yaşam stilini şöyle anlatırlar. ” Kişilerde iç disiplin var, yalan söylemezler, yalakalık yok, güçlünün önünde takla atmak yok, küçük çıkarı için her türlü toplumsal kural ve ilkeleri zedeleyerek uygun olmayan isteklerde bulunma yok”  gibi hepimizin özlemlerini yansıtırlar. Fakat yine de bir çoğu anlattıklarının tersine kırmızı ışıkta geçerler, yere çöp veya sigara izmariti atarlar, küçük çıkarları için her yolu denerler, rüşvet teklif ederler vs. Kimsenin kötü olmadığı fakat koşulların kişiyi kötü yaptığı prensibinden hareket edersek, yukarıdaki insani sorunların, artan ekonomik kriz ve adaletsiz gelir dağılımının sorunlara paralel olarak artması sonucu eğitim ve öğretim sistemimizde bir takım eksikliklerin olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. ışte bu noktada eğitim ve öğretimin önemi ön plana çıkmaktadır.


 


Bu nedenledir ki Cumhuriyeti kuran liderliğin ilk ve nihai hedefi olan çağdaş ve medeni bir toplum olmak için eğitim bütünlüğünü sağlamak, her yönüyle yetişmiş yurttaşlar yetiştirmek için başta öğretmenler olmak üzere tüm eğitmenlere büyük değer, görev ve sorumluluklar verilmişti. Cumhuriyetin ilk yıllarında öğretmenler ilçelerde kaymakamlar tarafından karşılanırdı. Her öğretmen bir diplomat gibi misyonlar yüklenirdi. Toplumun her yönden eğitilmesinden tutun da tarımsal üretimin yönlendirilmesine kadar bir çok konuda büyük uğraşlar içerisindeydiler. Cumhuriyetin öğretmenlerinin temel işlevi, cebini doldurmak isteyen bireyler değil, beynini dolduran bireyler yaratmaktı. Bunun için öğretmen sürekli okuyan örnek kişilikti. Madden değil belki, fakat ruhen mutlu, coşkulu kişiliklerdi. Büyük hayalleri ve umutları vardı, çalışan, üreten ve paylaşarak yaşayacak mutlu insanlar yetiştirme gibi. Dönemin öğretmenleri öğrencilerini öz evlatları gibi görür, onların eğitimi için her türlü özveride bulunur, çoğu zaman karlı yolları günlerce yürüyerek okullara ulaşır, bazen de filmlere konu olduğu gibi yolda donarak ölürlerdi. Dönemin öğretmenleri okullarını kendileri inşa ettiler, eksiğini kendileri giderdiler. Çocuklara tiyatroyu onlar yaparak yaşatırlardı. Yerli malını kendileri benimsettiler. Atatürk’ün öğretmenleri çocuklarına doğayı, doğanın yasalarını öğretirlerdi.


 


şimdiki durum hepimizin bilgisi dahilinde. Gerçekten günümüzde eğitim parçalı, ciddi bir hedef yok, zaten isteyen de yok, öğretmen yoksulluk sınırının altında bir yaşam düzeyi ile mağdur, gece ek bir iş yapanlar mevcut. Atatürk’ün gelişmiş medeni ülkeler seviyesinin üstüne çıkma hedefi geride kalmış, insanlar cebini doldurma peşinde. Doğanın yasalarının öğretilmesi yerine hurafe niteliğinde bilgiler ağırlıklı dersler ön plana çıkarılmıştır. Sınıf darlığı nedeniyle ikili öğretim bahanesi ile her türlü el işi, beceri geliştirici serbest faaliyetler öğretim programında kaldırıldığı için kişinin bireysel yeteneklerinin keşfi mümkün olamamaktadır. Parası olan çocuğunu istediği okula göndermektedir, iyi öğretmenler de özel okullarda veya dershanelerde görev almaktadır.


 


Öğretmen ve öğretim üyelerinin büyük çoğunluğunda otoriteryan eğilimlerin yükseldiği ve bunun da eğitimin ruhuna aykırı olduğu bilimsel bir tespittir. Gazeteler Trakya Üniversitesi Sınıf öğretmenliğinden mezun öğretmen adayları arasında yapılan bir araştırmada,  öğretmenlerin % 40-60 oranındaki bir kesiminin,  Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ülke için iyi işler yaptığına inanmadığını yazıyor. Üniversitelerde ise giderek benzeri durumların oluştuğu söylenmektedir.


 


Ne oldu, bunca sürede eğitim Türk toplumunun çağdaşlaşmasına hiçbir katkıda bulunamadı mı? Yoksa süreç tersine mi işledi? Üniversitelere, Milli Eğitim Bakanlığına, YÖK, TÜBıTAK, TÜBA ve sivil kitle örgütlerine büyük sorumluluklar düşüyor. Nerden nereye gidiyoruz. Devir aldığımız yapı iyileşti mi yoksa kötüleşti mi diye iç eleştirisel tartışmalarını başlatmaları artık kaçınılmaz duruma gelmiştir.


 


En önemlisi de bütün eğitim birimlerin isteyip de başaramadığı, kendini yönetme gücünden yoksun bırakılan çocuk ve gençliktir. Kendini yönetme gücünün temeli kendini denetleyebilmeden geçer. Kendini denetleme (self-regulation) gücü ise aile eğitiminden geçmekte olup burada ilk öğretmen annenin eğitimine bağlı olarak değişmektedir. Kendini yönetme gücü, güçlükleri kendi başına yenme, sorunlarını çözebilme gücüyle belirlenebilir. Kendini yönetme gücüne sahip kişilik aynı zamanda kendi kurallarını koyabilen, kendini yönetebilen, kendini doyumsuzluktan ve yetersizlikten kurtarabilen kişiler başarının gizini bulmuş kişiler olurlar. Bunun nedeni de Atatürk’ün önemle öğretilmesini istediği Yurttaşlık Bilgisi dersinin içerikten yoksun şekilsel boyuta indirgenmesidir. Yurttaş olma bilinci bağımsız olmakla eşdeğer olup, yurttaşların (bağımsız düşünen birey) yönlendirilmesi kolay olmamaktadır. Bu bilinci kazanan ve kazandıran kişiler yaşamları boyunca daha da rahat etmektedirler. Sartre ‘özgürlük angaje olmaktır’ diyor. Kişi önce özgür olmalı ve sonra da sorumluluk verilmelidir. Hiç kimseye gereğinden fazla da güç ve sorumluluk verilmemeli. Bu anlamda çalışan ve üreten öncelikle özgür olmalıdır. Bu da yurttaş olmanın onurluluğudur. 


 


Ünlü bir bilginin “Eğer bir toplum eğitim ve öğretime ciddi önem vermediyse o toplumun gideceği yer başka ulusların egemenliği altına girmek olacaktır” özdeyişi sanki aynen geçen yüzyılda ülkemizde yaşananlar için söylenmiştir. Genç Cumhuriyetin eğitime verdiği önemin soğuk savaş döneminde göreceli olarak askıya alınması sonucu bugün parası olan okuyabiliyor, özel kreşler, özel ilköğretim okulları ve özel üniversiteler ile ülkenin 200 Milyar dolarlık dış borç oluşum süreci arasında birebir ilişki bulunmaktadır. Soğuk savaşın eğitim üzerindeki tahribatını iyi algılamamız gerekir. Aksi taktirde ulus olarak çok bocalarız.


 


Atatürk’ün sık sık yenilediği ‘düşünüş devrimi’nin ve ‘düşünen insanlar yaratmanın’ yolu eleştirel düşünmeyle bilimsel düşünüşü sağlayan felsefeden geçer. Her kuşak kendinden sonra gelenlere  yetki vermekte güvensiz davranıyor. Fakat öğrencilerin kitap okuması teşvik edilmeli, hocaların bu bağlamda daracık mesleki alanın dışında ufuklarının açılması için değişik kaynakları okuması mutlaka teşvik edilmelidir. Çıplak ayaklı Sokrates’in ‘Üzerinde düşünülmemiş bir hayat, yaşanmaya değer bir hayat değil’ öğretisi maalesef bugün gerçek yaşamda yerini ancak günübirlik sığ, pragma tik düşünen bir öğretiye terk etmiştir. Tabii “yaşam nedir?” diye sorgulanmadığı için Sokrates’in ve söyleminin bir anlamı yoktur. Sokrates, öğretisi ile insanın dünyaya bakış açısını değiştiriyor. Önce insan olmayı, erdemli olmayı, para ve pul ile ilişkisini ihtiyaç düzeyine indirgemeyi hedefliyor gerçek filozofun öğretisi. Bu anlamda hayata bir anlam kazandırmak gerekir. Bunun yolu da hayat için bir nedene bağlanmaktır. Bu da galiba insanda vardır.


ınsanın doğasında olmayan davranışların çoğunluğu birer öğretidir. Eğer biz kendisi ile barışık, yanı beynine ve vücuduna değer veren bireyler yetiştirebilirsek, yarınımız da daha mutlu olacaktır. Geleceğin yetişkin bireyini ilk alfabesini Abraham Lincoln’un oğlunun öğretmenine yazdığı mektupta görmek kısmen mümkündür.


 


Abraham Lincoln’un oğlunun öğretmenine yazdığı mektup


 


“Öğrenmesi gerekli biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını, fakat şunu da öğret ona:


 


Her alçağa karşı bir kahraman, her bencil politikacıya kendini adamış bir lider vardır.


Her düşmana karşı bir dost olduğunu da öğret ona. Zaman alacak biliyorum, fakat eğer öğretebilirsen, kazanılan bir doların, bulunan beş dolardan daha değerli olduğunu öğret.


Kaybetmeyi öğrenmesini öğret ona ve kazanmaktan neşe duymayı. Kıskançlıktan uzaklara yönelt onu. eğer yapabilirsen, sessiz kahkahaların gizemini öğret ona.


Bırak erken öğrensin, zorbaların görünüşte galip olduklarını… eğer  yapabilirsen; ona kitapların mucizelerini öğret. Fakat ona; gökyüzündeki kuşların, güneşin yüzü önündeki arıların ve yemyeşil yamaçtaki çiçeklerin ebedi gizemini düşünebileceği zamanlar da tanı…


Okulda hata yapmanın, hile yapmaktan çok daha onurlu olduğunu öğret ona.


Ona kendi fikirlerine inanmasını öğret, herkes ona yanlış olduğunu söylediğinde dahi…


Nazik insanlara karşı nazik, sert insanlara karşı sert olmasını öğret ona.


Herkes birbirine takılmış bir yönde giderken, kitleleri izlemeyecek gücü vermeye çalış oğluma.


Tüm insanları dinlemesini ve sadece iyi olanları almasını da öğret…


Eğer yapabilirsen üzüldüğünde bile nasıl gülümseyebileceğini öğret ona. 


Gözyaşlarında hiçbir utanç olmadığını öğret. Herkesin sadece kendi iyiliği için çalıştığına inananlara dudak bükmesini öğret ona ve aşırı ilgiye dikkat etmesini… Ona, kuvvetini ve beynini en yüksek fiyata satmasını, fakat hiçbir zaman kalbine ve ruhuna fiyat etiketi koymamasını öğret.


Uluyan bir insan kalabalığına kulaklarını tıkamasını öğret.


Ona nazik davran ama onu  kucaklama. Çünkü, ancak ateş çeliği saflaştırır. Bırak sabırsız olacak kadar cesaretine sahip olsun, Bırak cesur olacak kadar sabrı olsun.


Ona her zaman kendisine karşı derin bir inanç taşımasını öğret. Böylece insanlığa karşı da derin bir inanç taşıyacaktır… Bu, büyük bir taleptir, ne kadarını yapabilirsen bir bakalım… O ne kadar iyi, küçük bir insan, oğlum…”


 


Bu öğreti yalnızca çocuklar için değil, gençler ve bizim için de geçerli diye düşünüyorum. Eğer hepimiz mektupta yazılanları öğrencilerimize öğretebilirsek zannederim biraz daha farklı bir dünya yaratabiliriz. Gerçi Abraham Lincoln’un,oğlu kendisinin istediği gibi olmamış fakat öğretilmesini istediği mektuptan benim anladığım;


 


Tabii yaşamdan ders çıkaracak bilgi birikimine erişmesi için kişinin yaşamın çelişkilerini anlayarak yaşamış başarılı kişilerin yaşam tecrübelerini dinlemesi ve onlardan alınması gereken bir çok temel hayat bilgisi dersini çıkarması gerekir. Hayat bir bedeldir, gelişmek isteyen bunu ödemelidir. Başkasından medet bekleyen değil, kendi sorununu kendi çözebilen, kendisini tartabilen, öz gücüne güvenen kişi kendisine yardımcı olabileceği gibi çevresine de yardımcı olabilmektedir. Kolay yoldan değil, hak ederek kazanmak isteyen kişilik, hedefi olan, çalışkan, disiplinli, karakterli, güçlü olanın yanında olmayan, yöneticinin veya idarecinin tavrına göre yön belirleyen değil, iradeli kişilik geleceği parlak olan kişiliktir.


 


Yine de insanın kendi kendisini bireysel yetenekleri doğrultusunda geliştirmesi ve bu uğurda mücadele etmesinin önemi büyüktür. ınsanın neden yaşadığını anlayamaması, doğaya hükmederken doğayla birlikte yaşamak adına onu küçük çıkarlarına alet etmeyi nerdeyse ilke haline getirmiştir. Doğa ile barışık olmayan insan kendi doğası ile de barışık değildir ve artık kendisine yabancılaştığı görülmektedir. ınsanın mutluluğu bu aşamadan sonra daha çok mal ve sermaye sahibi olmak, mevki sahibi olmak gibi payelerde aradığı görülmektedir. Bunun için başkalarının sırtından geçinmeyi ve sömürmeyi değişik yöntemlerle geliştirmiştir. Bütün bunların ardından insanlar arasındaki dengesizlikler ve birbirine düşmanlıklar başlamaktadır. Doyumsuz, ‘Hep bana hep bana’ diyen narsist ve şarlatanlar çevresine zarar verdikleri gibi kurumların değer yargılarını da zedelemektedirler. Plinius ‘En büyük ders insanın kendi hayatıdır’ der. Thales ise “Dünyada en zor olan şey, insanın kendisini bilmesidir”. der. Bu bağlamda yaşam yolculuğu çalı çırpısı başkası tarafından temizlenmiş bir asfalt üzerinde yürümek değildir. Çiğ mazeretlerin arkasına sığınmak, el pençe durmak kişiyi geliştirmez, tam tersine başarısızlığa ve başkasının bilgilerine mahkum edecektir. Kendini geliştiremeyen yetersiz kişilik beraberinde, yalakalık yapmayı, küçük çıkar için her türlü yol mubahtır anlayışına sahip olmayı getirir. Ayrıca bu tür kişilikler üretken değil, tüketici, ben merkezli zararlı kişilik sürecine girmektedir.


 


Bu noktada öğretmen ve öğretim üyesi birer model olarak her zaman dikkatli olmak zorundayız. Çocuklarımıza güzel bir dünya yaratmak istiyorsak küçük yaştan itibaren sağlam karakterli ve etik kurallarına değer verecek şekilde yetiştirmeliyiz. Mustafa Kemal Atatürk’ün “komutanlar astlarından bilgi ve ahlaken daha üstün konumda olmaları gerekir” sözü öğretmenlerin kulağına küpe olmalıdır.  Sadi de “Ne okursan oku, bilgine yakışır biçimde davranmıyorsan cahilsindir” der. Okullarda felsefe derslerine ağırlık verilse, dünya düşünürleri okutulsa, pozitif düşünce aşılansa, saygı sevgi öğretilse ne güzel olurdu insanın insana bakış açısındaki sıcaklığı.


 


Çocuklarımıza hümanist bir bakış açısı kazandırmak, çevreyi koruma bilinci sağlamak, paylaşmak, aynı zamanda da mücadeleci, yaratıcı bir birey yetiştirmek istiyorsak onu erken yaşlarda bırakınız başka ülkelerin örnekleri ile beslemeyi, Anadolu toprağından çıkmış ve kendini dünyaya benimsetmiş düşünür ve bilim adamlarını örnek gösterebiliriz. Sevgide Yunus Emre, Hacı Bektaşi Veli, Mevlana, meraklılıkta Evliya Çelebi, kendine güvenmede Mimar Sinan, yaratıcılıkta, Hezarfen Ahmet Çelebi, Matematikte, Cahit Arf örnek gösterilebilir. Ayrıca dürüstlükte Konfiçyüs ve öğrenmede ise Marie Curie örnek gösterilecek kişilerdir. Liderlik davranışlarında Mustafa Kemal Atatürk örnek kişilikler olarak çocuklara okutulmalıdır. Böylece her değer bir tarihi kişilikle özdeşleştirilerek kendini ispatlamış kişilerin yöntemi çocuklara ilham kaynağı oluşturabilir. Eğer gençlerimizi dünyaya açmak istiyorsak şimdiden, Goethe, Storm, Shakspeare, Keats, Shaw, Maugham, Nash, Sokrates, Platon, Aristoteles, Machiavelli, Erasmus, Descartes gibi düşünce ustaları ve benzerleri ile dünya klasikleri okutulmalı gençler yaşam dolu coşkulu ve öz güvenli yaratıcı olarak yetiştirilmelidir.


 


Bu arada ülkemizin yetiştirdiği Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu, Prof. Dr. Acar Baltataş, Prof. Dr. Üstün Dökmen’in sosyal psikoloji alanındaki öğretileri insan gelişimi için son derece yararlıdırlar. Ayrıca, her ana, baba, öğretmen ve öğretim üyesi Prof. Dr. Emre Kongar’ın ‘Kızlarıma Mektuplar’ adlı yapıtını mutlaka okumalıdır. Okudukça sevginin sıcaklığını iliklerinde hissediyor insan.


 


Öğrenimim boyunca bana emeği geçen mektepli mektepsiz tüm hocalarıma en içten saygı ve teşekkürlerimi sunarım. Tüm öğretmen ve eğitmenlerin günü, aydınlık ve öğretici olsun.

Etiketler: Makale
Prof. Dr. İbrahim Ortaş

Prof. Dr. İbrahim Ortaş

İlgili Yazılar

Yapay Zekâ ve Bilgisayar Mühendisinin Sorumluluğu
Çalışan Kadın

Yapay Zekâ ve Bilgisayar Mühendisinin Sorumluluğu

Bu yıl Bilgisayar Mühendisleri Odası Kurultayı 10-11 Şubat tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi’nde yapıldı. Bilgisayar mühendisleri için bir buluşma, paylaşma ve dayanışma...

- Melike Beykoz
14 Şubat 2018
Sabah Kahvesi

Sevgili Cangoya Veda…

12 yıl kadar önceydi. Bir Alman kurdum olsun istiyordum. Sözde, bir "köpek" olacak, arasıra başını okşayacak, önüne bir tas kuru...

- Murat Çehreli
29 Ağustos 2010
Güncel Haber

Siirt’te Taciz-Tecavüzler, Urfa’da Töre Cinayeti

Siirt’te taciz-tecavüzler, Urfa’da töre cinayeti… Bu olayların her ikisine ayrı açılardan bakmak gerekir. Ancak her iki olay da toplumun tedavi...

- Duygu Sucuka
27 Nisan 2010
Liseler Neden Dört Yıl?
Güncel Haber

Liseler Neden Dört Yıl?

Temel eğitim sekiz yıla çıktı, bu gerekliydi ve iyi de oldu. Bilhassa Doğu-Güneydoğu’da yaygın olan çocuk yaş evliliklerini irdelerken görmüştük...

- Duygu Sucuka
23 Nisan 2010
Güncel Haber

Mersin Emniyeti’nin Suça ıtilen Çocukları Kazanma Girişimleri

Mersin Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılmakta olan sokak çocuklarına dönük çalışmalar, bir süredir irdelemeyi ve yazarak kamuoyu ile paylaşmayı hedeflediğim bir...

- Duygu Sucuka
8 Şubat 2010
Çocuklar - Gençler

Uluslararası ıstanbul Çocuk Filmleri Festivali ıçin Geri Sayım Başladı

ıstanbul ve ızmir’de minik sinemaseverler ile 7. kez buluşacak olan Uluslararası  ıstanbul Çocuk Filmleri Festivali’nde bu yıl 6 – 19...

- Zeliha Gül
3 Kasım 2009
Devamı
Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

Arama

No Result
View All Result

Hakkımızda

KadinVizyon

KadınVizyon

Kadın Portalı

Vizyon sahibi, yeniliklere açık, kendi hayatını yöneten kadınların internetteki adresi.

YAZARLAR

Arzu Başlantı
  • Kanatsız Yeryüzü Meleği: Huriye Azçiçekli Röportajı-2. Bölüm
Y. Cenker Sarp
  • Sanatta İfade Özgürlüğü
Özgül Şentürk Özenç

    Kategoriler

    • Aşk ve İlişkiler… (178)
      • Aşk – İlişkiler – Romantizm (76)
      • Cinsellik & Seks (46)
      • Evlilik – Boşanma (40)
      • Olumlu Düşünce (30)
    • Çalışma Hayatında Kadın (372)
      • Girişimcilik (250)
        • Başarılı Kadınlar (198)
      • Kariyer (145)
        • Bireysel Gelişim (85)
        • Çalışan Kadın (66)
    • Evli Kadın (891)
      • Annelik (591)
        • Bebek ve Hamilelik (142)
        • Çocuk Eğitimi (85)
        • Çocuklar – Gençler (342)
        • Hasta- Engelli – Özürlü Çocuklar (49)
      • Ev İşleri (308)
        • Dekorasyon (36)
        • Ev Yemeği (52)
          • Püf Noktası (12)
        • Sabah Kahvesi (225)
    • Güncel Haber (3.908)
      • Magazin-Eglence (934)
        • Fal (27)
        • Magazin (898)
      • Sanat – Kültür (244)
        • Edebiyat ve Kitaplar (35)
        • Fotoğraf, Resim ve Heykel Sanatı (23)
        • Müzik (73)
        • Seyahat / Restoranlar (33)
          • Yolculuk Yapma Sanatı (1)
        • Tiyatro – Sinema – Gösteriler (87)
        • TV Dizileri (12)
    • Güzellik ve Sağlık (1.147)
      • Beslenme ve Spor (769)
        • Doğru Beslenme (153)
        • Fitness – Spor – Pilates (59)
        • Ruhsal Sağlık (25)
        • Sağlıklı Kadın (681)
      • Giyim – Moda (38)
        • Giyim-Kuşam (30)
        • İç Giyim (6)
      • Güzellik (364)
        • Cilt Bakımı – Makyaj (44)
        • Güzellik – Estetik (335)
    • Toplumsal (2.086)
      • Çevre ve Enerji Tasarruf (29)
      • Güncel Haberler (1.413)
      • Hayvan Sevgisi (17)
      • Kadın Hakları (127)
      • Sivil Toplum Kuruluşları (169)
        • Sosyal Sorumluluk Projeleri (65)
        • Yardim Etkinlikleri (29)
      • Tüketici Köşesi (450)
    • Yönetim (28)
      • Devam (25)

    Bizi Takip Edin

    Reklam Alanı

    • Trend
    • Yorum
    • En son
    Zuhal Topal; Sihirli Annem’in Hırçın Suzan’ı

    Zuhal Topal; Sihirli Annem’in Hırçın Suzan’ı

    12 Mayıs 2006
    Bir Yastıkta 50 Yıl.. Fikri ve Eser Sarp’ın Hikayesi

    Bir Yastıkta 50 Yıl.. Fikri ve Eser Sarp’ın Hikayesi

    31 Ekim 2004
    İftar, Maddi Olanağı Olmayan Çocuklar İçin Eğitim Bağışına Vesile Oldu

    İftar, Maddi Olanağı Olmayan Çocuklar İçin Eğitim Bağışına Vesile Oldu

    24 Mayıs 2019
    Alerjinin Nedeni D Vitamini Eksikliği Olabilir

    Alerjinin Nedeni D Vitamini Eksikliği Olabilir

    20 Haziran 2019
    Kış Aylarında Bağışıklık Sistemini Güçlendiren 8 Besin

    Kış Aylarında Bağışıklık Sistemini Güçlendiren 8 Besin

    4 Ocak 2023
    Kolajen Aşısı ile Cildiniz Gençliğini Geri Kazansın

    Kolajen Aşısı ile Cildiniz Gençliğini Geri Kazansın

    4 Ocak 2023
    Akbank Sanat Oyunculuk Atölyesi Başlıyor

    Akbank Sanat Oyunculuk Atölyesi Başlıyor

    4 Ocak 2023
    Sağlıklı Yılbaşı Sofrası İçin 10 Öneri

    Sağlıklı Yılbaşı Sofrası İçin 10 Öneri

    27 Aralık 2022

    Facebook

    Facebook Twitter Instagram

    Hakkımızda

    Vizyon sahibi, yeniliklere açık, kendi hayatını yöneten kadınların internetteki adresi.

    Bilgi için : info@kadinvizyon.biz

    Kategoriler

    • Annelik
    • Aşk – İlişkiler – Romantizm
    • Aşk ve İlişkiler…
    • Başarılı Kadınlar
    • Bebek ve Hamilelik
    • Beslenme ve Spor
    • Bireysel Gelişim
    • Çalışan Kadın
    • Çalışma Hayatında Kadın
    • Çevre ve Enerji Tasarruf
    • Cilt Bakımı – Makyaj
    • Cinsellik & Seks
    • Çocuk Eğitimi
    • Çocuklar – Gençler
    • Dekorasyon
    • Devam
    • Doğru Beslenme
    • Edebiyat ve Kitaplar
    • Ev İşleri
    • Ev Yemeği
    • Evli Kadın
    • Evlilik – Boşanma
    • Fal
    • Fitness – Spor – Pilates
    • Fotoğraf, Resim ve Heykel Sanatı
    • Girişimcilik
    • Giyim – Moda
    • Giyim-Kuşam
    • Güncel Haber
    • Güncel Haberler
    • Güzellik
    • Güzellik – Estetik
    • Güzellik ve Sağlık
    • Hasta- Engelli – Özürlü Çocuklar
    • Hayvan Sevgisi
    • İç Giyim
    • Kadın Hakları
    • Kariyer
    • Magazin
    • Magazin-Eglence
    • Müzik
    • Olumlu Düşünce
    • Püf Noktası
    • Ruhsal Sağlık
    • Sabah Kahvesi
    • Sağlıklı Kadın
    • Sanat – Kültür
    • Seyahat / Restoranlar
    • Sivil Toplum Kuruluşları
    • Sosyal Sorumluluk Projeleri
    • Tiyatro – Sinema – Gösteriler
    • Toplumsal
    • Tüketici Köşesi
    • TV Dizileri
    • Yardim Etkinlikleri
    • Yolculuk Yapma Sanatı
    • Yönetim

    Yazılar

    Alerji Anadolu Sağlık Merkezi Araştırma Aşk Bağışıklık Sistemi Bebek Beslenme Bilgi Cilt Cilt Bakımı Cinsiyet Eşitliği Diyet DoktorTakvimi.com Estetik Etkinlik Evlilik Fırsat Eşitliği Grip Gündem Haber Hamilelik Kadıköy Kadıköy Belediyesi Kadın Kadın Hakları Kanser Kitap Konser Liv Hospital Makale Manşet Meme Kanseri Memorial Antalya Hastanesi Müzik Obezite Röportaj Sanat Sağlık Sağlıklı Beslenme Sevgililer Günü Sigara Sinema Sizin Sesiniz Tiyatro Çocuk

    © 1999 - 2018 Kadınvizyon.com - SaNe Ltd. Şti.

    No Result
    View All Result
    • Ana Sayfa
    • Annelik
    • Aşk ve İlişkiler…
    • Kariyer
    • Güzellik ve Sağlık

    © 1999 - 2018 Kadınvizyon.com - SaNe Ltd. Şti.

    Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

    Şifremi unuttum?

    Kayıt olmak için aşağıdaki formu doldurunuz

    Tüm alanların doldurulması gerekiyor. Giriş yap

    Şifrenizi geri alın

    Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

    Giriş yap