Tarih 20 Haziran 2007.
Savaşta annesi, babası ölmüş kimsesiz çocukların toplandığı bir yetimhaneye sözüm ona baskın düzenliyor ABD askerleri. Ve bir deri bir kemik, çırılçıplak, aç susuz, perişan haldeki çocukları kurtarıyorlar.
Medya da bu haberi öyle bir veriyor ki, ABD Irak’ta can simidi oluyor sanki… O çocukların o hale gelmesinin asıl sorumlusu kim? ABD değil mi?
O çocukların anne, babaları Saddam’ın zülmünde değil, ABD’nin Irak’ı işgalinde ya da sonrasında ölüyorlar. Ve kimsesiz kalan çocuklar yetimhanede toplanıyorlar. Sonuç ortada. Açlıktan ölmek üzere hepsi de. Üzerlerinde bir don bile yok. Kimbilir o çocuklara ne gibi tacizlerde bulunuldu. Tecavüz mü edildi, işkence mi? Bu dünyanınn adaleti bu mu? ABD’nin getirdiği özgürlük ve demokrasi bu mu?
O manzarayı düşünmek bile yürek daraltacak kadar vahim. Sonra da çıkıyor birileri ABD askerlerinin iyi bir iş başardığını anlatmaya çalışıyor.
Aslında savaştan değil, savaş sonrasından korkmak gerekir. Savaşta ölenlere değil, sağ kalıp da zulüm görenlere üzülmek gerekir. Savaşların anne, babalara yok etmesinden değil, çocukların onlarsız bir ortamda sağ kalmasından ürkmek gerekir. ışte savaş sonrası, işte savaşta kimsesiz kalan çocuklar, ve işte Irak yetimhanesindeki manzara…
ıki gündür yürek acıtan o görüntüler tüm medyada yer alırken dünya kamuoyundan hiç bir tepki gelmedi. Kimbilir belki de bir iki gün sonra çıkar birileri ah vah der. Suçlular aranır ama bulunamaz. Sonra da unutulur gider.
Aslında Irak’ta yaşananlar dünya kamuoyunca öylesine kanıksanmış olmalı ki, ortaya bu tür bir haber çıktığı zaman, insanlar duymazdan geliyorlar.
Bizim ülkede bile çocuk yuvalarında bir çok olumsuzluklar çıktı açığa geçtiğimiz yakın zamanlarda. Dayak yiyen, işkence gören, tacize uğrayan, hatta fuhuş yaptırılan çocuklar uzun süre kamuoyunun gündemini meşgul etti. Devletin var olduğu Türkiye’de bile bu manzaralar yaşanırken devletin olmadığı Irak’ta savaş mağduru çocukların o kabullenilemez görüntüleri sanki dünya kamuoyu tarafından kabullenilmiş gibi duruyor…
Hergün onlarca insanın savaş sonrası artçı savaşlarda öldüğü Irak’ta çocuk yuvasından yansıyan görüntülerin yanı sıra aynı gün bir de başka haber veriliyordu. Irak’ta petrolün paylaşımı. Irak petrollerinin %70’nin işletmesinin, 30 yıl süreyle ABD ve ıngiliz şirketleri olan Shell, Exson gibi batılı şirketlere verildiği duyuruluyordu dünyaya. ABD’yi asıl ilgilendiren budur zaten. Ne Irak’taki savaş mağduru çocuklar, ne her gün ölen onlarca Iraklı, ne de Irak rejimi.
Irakla ilgili her yazımda vurgulamaya çalışıyorum. ABD ;Ortadoğu’daki planlarını uygulamaya koyarken Irak’ı kargaşa içinde tutmaya devam edecektir. Ta ki petrol bitene kadar. Petrol bittikten sonra kargaşa içinde bıraktığı Irak’tan çekip gidecektir.
Savaşlarda en çok etkilenen ve ızdırap çeken çocuklardır. Irak’taki o yetimhaneden yansıyan manzarlar bunun en acı örneğidir.
O yetimhaneden yansıyan manzara ABD’nin yüz karasıdır. Tıpkı ABD askerlerinin Iraklı tutuklulara yaptığı işkenceler gibi.









