BSF Akademi’nin ünlü ıngiliz kurumu Cavendish College ile ortaklaşa gerçekleştirdiği Sinema-TV Okulu öğrenime başladı. Okulun öğretim üyeleri arasında yer alan sinema ve televizyon dünyasının önemli isimlerinin de hazır bulunduğu açılıştan sonra ilk dersi BSF Sinema-TV Okulu direktörü Yusuf Kaplan verdi.
BSF Akademi’nin ıstiklâl Caddesindeki binasında, Genel Müdür Bilâl Arıoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen açılışta konuşan BSF Yönetim Kurulu Başkanı ısrafil Kuralay, Türkiye’de sinema-tv alanında hem teorik, hem de pratik alanda haklı bir ün yapmış bulunan Yusuf Kaplan’ın özenle bir müfredat ve eğitim kadrosu oluşturduğunu, kurum olarak da kendilerinin buna yetkin bir altyapı desteği verdiklerini söyledi. “Bugünün tarihî bir gün olduğunu iliklerime kadar hissediyorum” diyen Kuralay, öğrencilere, “Türkiye’nin en seçkin sinemacı ve televizyoncularından eğitim alacaklarını, bunun kıymetini iyi bilmeleri gerektiğini” hatırlattı.
BSF Sinema-TV Okulu Direktörü Yusuf Kaplan ise, açılışta, “Türkiye ve Türk Sineması ıçin Bir Anahtar: Pergel Metaforu” başlıklı bir konuşma yaptı. “Türkiye’nin ve Türk sinemasının temel sorunu kimlik sorunudur” diyen Kaplana, bu sorunun aşılması için Mevlânâ’nın Pergel Metaforunun harekete geçirilmesi gerektiğini söyledi. Kaplan, Pergel Metaforunu şu şekilde açıkladı: “Pergelin sabit ayağını bu ülkenin kültür ve medeniyet dinamiklerine basabildiği ve diğer ayağını da tüm diğer kültürlere, medeniyetlere ve ufuklara açabildiği zaman Türkiye’de yeniden Sinan’lar, Itrî’ler, Yunus’lar, Mevlânâ’lar yetiştirebilmek mümkün olabilir. Pergel Metaforunun işaret ettiği şeyi bütün büyük kültür, sanat ve medeiyet atılımları yapan toplumlar aynen kullanagelmişlerdir. Bugün Hollywood Sinemasının yaratıcı ruhunu Aristocu drama geleneği, Avrupa Sinemasının yaratıcı ruhunu ıncil’in labirentvari yapısı, Çin Sinemasının, ıran Sinemasının, Afrika Sinemasının ve Latin Amerika Sinemasının, kısacası dünyada özgün film dilleri geliştiren bütün sinemaların yaratıcı ruhlarını o ülkelerin, coğrafyaların kültürel dinamikleri, estetik ve sanatsal ifade biçimleri oluşturuyor. Sinema, boşlukta var olmaz çünkü. Sinema bütün sanatların ve geleneklerin toplamının harekete geçirebilen bir sanat türüdür.”
Türk sinemasının dünyaya özgün bir film dili armağan edemediğini belirten Kaplan, sözlerini şöyle tamamladı:“Türk sineması, başka sinemaların dillerini, anlatım biçimlerini taklit edegeldi bugüne kadar. O yüzden kendine özgü yaratıcı bir film dili oluşturmayı başaramadı. Bu nedenle sinema-TV eğitimi çok önemli. Öğrencilere yaratıcı bir ruh ve kurucu bir irade kazandıracak pergel metaforu, bu süreçte bizim dünya çapında büyük işlere, güçlü bir film dilinin geliştirilmesine büyük katkılarda bulunacak bir anahtardır. O yüzden burada vereceğimiz nitelikli ve düzeyli eğitimle ve alanının öncü bir akademik ve profesyonel eğitim kadrosuyla Türkiye’de model olacak bir eğitim sistemi geliştireceğiz.”
Açılışta bir konuşma yapan Türk sinemasının öncü yönetmenlerinden Halit Refiğ de “BSF Sinema-TV okulunun sinema-TV eğitimine yeni bir soluk, yeni bir ses, yeni bir açılım getireceğinden kuşku duymuyorum” dedi. Refiğ, yurt dışındaki deneyimlerine de işaret ederek, bütün birikimini BSF’li öğrencilerle paylaşacağını söyledi: “Bildiğiniz gibi ben, eğitimi çok önemseyen bir sinemacıyım. Amerika’da 10’dan fazla üniversitede sinema dersleri verdim. Hem teorik, hem pratik birikimimi sizlerle paylaşacak olmak beni heyecanlandırıyor. Burası, gerçekten bir okul oluşturabilir: Çünkü değerli akademisyen dostum Yusuf Bey, güzel bir müfredat hazırlamış; çok yetkin bir eğitim kadrosu oluşturmuş. Ayrıca ıstiklal Caddesi Türkiye’de hem sinemanın doğduğu, hem de üretildiği en önemli kültür-sanat merkezlerinden biridir.”
Galatasaray Üniversitesi’nde de dersler veren saygın gazeteci ve eğitimci Ragıp Duran da yaptığı konuşmada BSF Sinema-TV Okulunun vereceği eğitimin ses getireceğini belirtti. Duran, Okulun açılış töreninde gözlediği ciddiyet ve seviyeyi şu sözleriyle dile getirdi:
“Ben Amerika’da, Fransa’da, daha başka ülkelerde ve Türkiye’de çok sayıda üniversitenin açılış törenine katıldım. Ama açıkça itiraf edeyim ki akademik düzeyi bu kadar yüksek bir açılış törenini ilk kez burada görüyorum. Yusuf Kaplan’ın sunumu çok anlamlı ve derinlikliydi. Halit Refiğ üstadımız, bize keyifle izlediğimiz müthiş bir konuşma yaptı. Buradan çok ciddî şeyler çıkacak.”
Televizyonlarda yayınlanan pek çok öncü belgesele yönetmen olarak imza atan ve son belgeseli “Türk Başkentleri” TRT’de şu sıralarda gösterilen Alparslan Bozkurt da yaptığı kısa konuşmada şunları söyledi:
“Gerçekten hepimiz çok heyecanlıyız. Burada çok ciddî ve profesyonel bir sinema-televizyon eğitimi verilecek. Her şeyden önce saplantısız, bütün dünyalara açık ama Türkiye’de parlak bir sinemacılar ve televizyoncular kuşağının yetişmesini sağlayacak, genç arkadaşlara güçlü ve ufuk açıcı bir perspektif kazandıracak bir Sinema-TV eğitimi bu. Böyle bir şey bu ülkede ilk kez oluyor. O yüzden emeği geçen bütün arkadaşlarımızı yürekten kutluyorum.”
ıngiltere’nin saygın öğretim kurumlarından Cavendish College ortaklığı ile gerçekleştirilen BSF Sinema-TV Okulu, iki yıllık öğrenim sonunda, öğrencilerine, dünyanın her yerinde geçerli bir Cavendish College London diploması veriyor. Öğrenimlerini ıngilizce olarak tamamlayan öğrenciler ise, daha sonra seçkin ıngiliz üniversitelerinde öğrenimlerine devam etmek imkânına kavuşuyorlar. BSF Akademinin Sinema-TV Okulu öğrencilerine vaadleri arasında, “özgün işlere imza atmalarını, sinema ve televizyonda evrensel bir dil geliştirmelerini sağlayacak bir sinerji ve yol haritası” da bulunuyor.












