70’li yılların başında ülkemize ithal edilmeye başlayan ve satış adeti sadece 9 bin olan bulaşık makinesi hızla, bir evin vazgeçilmezleri arasında girdi. Artık bulaşık makinesi de evlilik öncesi alışveriş listesinin ilk sıralarında yer alıyor. Yılda yaklaşık 740 bin evliliğin yapıldığı Türkiye’de bulaşık makinesi pazarı bir yılda %20 büyüdü.
Pazarın değişen dinamiklerine göre “Yaşam için teknoloji” sloganıyla hareket eden Bosch Logixx son model bulaşık makinelerinde kullanmaya başladığı “VarioSpeed” fonksiyonu ile seçilen bulaşık yıkama programını %50 daha kısaltıyor. Üstelik bulaşıkları önceden akıtmaya gerek kalmadan…
Son yıllarda yaşanan teknolojik ve ekonomik gelişmeler tüketicilerin alışveriş önceliklerinin de farklılaşmasına neden oldu. Geçmişte bir ihtiyaç olarak görülmeyen bulaşık makinesi teknolojiyi tüketicinin zaman ve enerji tasarrufu yapmasına olanak sağlayacak şeklide kullanabilmesiyle alışveriş listelerinin başlarında yer almaya başladı. Özellikle yeni kurulan evlerde olmazsa olmazlardan biri haline gelen bulaşık makinesinin 2004 yılında 525 bin adet olan satışları 2005 yılında 629 bin adete yükselerek %20 oranında arttı. Pazarın 2006 yılı sonu verileri için de aynı oranda büyüme ile toplam 750 bin adet gibi bir satış rakamı öngörülüyor.
Son dönemde pazara sunduğu VarioSpeed fonksiyonuyla bir ilke imza atan Bosch’un Pazarlama Müdürü Neylan Cansın bulaşık makinesi pazarında yaşanan hareket hakkında şunları söylüyor: “Bulaşık makinesi satışlarında yaşanan artışın ekonomik, sosyolojik ve teknolojik dinamiklerle büyük ilgisi var. Son teknoloji ürünü makineler bulaşık yıkamaya ayrılan zamanı ciddi oranda azaltıyor. Bugünkü teknoloji, hassas yıkama veya “varioflex” yani esnek sepetler gibi farklı ihtiyaçlara cevap veren çözümler de sunuyor. Bulaşık makinesinin bir ihtiyaç olarak nitelendirilmesiyle birlikte Türkiye’de yılda 700 bin çiftin evlendiği ve yeni bir ev kurduğu düşünüldüğünde bu artışın devam edeceğini öngörmek yanlış olmaz. Buna göre bugün itibariyle ıngiltere’nin arkasından gelen Türkiye’deki %25’lik sahiplik oranının 2010 yılında %32’leri aşmasını bekliyoruz.”












