Kadın koalisyonu bir açıklama yaptı ve siyasi partilerin, kadınlara yaklaşımı ile ilgili karne hazırladıklarını bildirdiler. Kadın koalisyonun açıklaması şu şekilde :
Kadınlar çorbanın tuzu bile değiller!
Türkiye’de 3.225 Belediye Başkanının yalnızca 18’i (1 il, 5 ilçe, 12 belde belediyesi) kadın.
34.477 Belediye Meclis Üyesinin 799’u kadın.
3.208 ıl Genel Meclisi üyesinin 56’sı kadın.
3.225 Belediye Başkanından 9’u DTP’den, 5’i CHP’den, 2’si AKP’den, 1’i SHP’den, 1’i DYP’den.
Ülkenin dört yanında örgütlenmiş siyasi partilerin il başkanlıklarında kadın sayısı 1 ya da 2’yi geçmiyor. Bazı siyasi partilerde ise hiç yok.
Yani kadınlar yerel siyasette hiç yoklar!
Erkeklerle eşit koşullarda yarışmıyorlar!
Siyasi partiler erkekler kulübü gibiler. Göstermelik birkaç kadından fazlasını istemiyorlar. Kadınlara aday olabilirsiniz, eşit koşullarda yarışabilirsiniz deniliyor. Yukarıdaki tablo yarışa giren kadınların sadece adaylık paralarını Partilere kaptırdığını gösteriyor. Adayları, siyaseti bir ‘erkek işi’ olarak sürdürmeye kararlı parti yönetimleri belirliyor. Bu bir demokrasi ayıbıdır. Toplumun kimi seçebileceği böyle bir elekten geçiyor. Bu bir toplumsal adalet ayıbıdır. Siyasetteki erkek egemenliği rant ekonomisine dayanıyor.
Siyasi parti yönetimleri kadınlarla alay ediyor!
Siyasi partilerin tepeleri kendilerini var eden bu ‘rant demokrasisi’ne’ dokunmuyorlar. Toplumun yarısını oluşturan kadınlar, bu mekanizma nedeniyle siyasette temsil edilmiyorlar. Kadınların siyasette varlığı tehdit olarak görülüyor. Kadınlara geçit vermeyen bu kemikleşmiş yapının çözülmesi için yasal olarak cinsiyet kotasının koyulması zorunludur. ‘Kota kadınları aşağılar’ diyorlar. ‘Nitelikli, kaliteli kadın bulamıyoruz’ diyorlar. Biz kadınlar 50-50 eşitlik istiyoruz. Bu da, ancak, geçici özel önlemlerle, pozitif ayrımcılıkla, kota ile sağlanabilir.
Biz kadınlar, toplumsal adalet için herkesi bu tabloyu değiştirmeye çağırıyoruz!
Adayların belirlendiği şu günlerde tüm siyasi partileri, kadınları aday göstermeye, aday kadınları desteklemeye çağırıyoruz! Unutulmamalıdır ki bir adaletsizlik varsa bu adaletsizliği uygulayanlar yozlaşma ve çürümeden kendilerini kurtaramazlar. Lider sultaları, lider etrafında kişiliksiz çevrelenmeler, toplumsal hakikatten kopuş bu çürümenin kaçınılmaz sonuçlarıdır. Tüm bunlar sahip olunan iktidarları değersizleştirir. Siyasette kadın yokluğu sürdükçe hiçbir partinin adaletten, doğruluktan ve samimiyetten söz etmeye hakkı yoktur.












