No Result
View All Result
Haber Bülteni
KadinVizyon
  • Ana Sayfa
  • Annelik
  • Aşk ve İlişkiler…
  • Kariyer
  • Güzellik ve Sağlık
  • Ana Sayfa
  • Annelik
  • Aşk ve İlişkiler…
  • Kariyer
  • Güzellik ve Sağlık
No Result
View All Result
KadinVizyon
Ana Sayfa Toplumsal Kadın Hakları

Türkiye’de Kadına Yönelik şiddet Araştırmasının Özet Raporu

Kadın Vizyon - Kadın Vizyon
7 Ocak 2007
- Kadın Hakları
3 0
0
97
GÖRÜNTÜLENME
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

TÜRKıYE’DE KADINA YÖNELıK şıDDET


 


Ayşe Gül Altınay


(Sabancı Üniversitesi)


 


Yeşim Arat


(Boğaziçi Üniversitesi)


 



Destekleyen kurum: TÜBıTAK


 


Araştırma süresi: Ocak 2006 – Haziran 2007 (18 ay)


 


Alan araştırmasını yürüten kurum: Yönelim Araştırma şirketi


 


Danışman: Yılmaz Esmer (Bahçeşehir Üniversitesi)


 



Araştırma kapsamı:     


 


1)    27 ilden 50’ye yakın kadın kuruluşu ve 150 kadar kadınla görüşmeler, odak grup toplantıları, katılımcı gözlem ve arşiv taraması:


 


a.    Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadelenin tarihi


b.    Devlet düzeyinde mücadelenin kurumsallaşması


c.     Hukuk alanındaki gelişmeler


d.    Temmuz 2006 Başbakanlık Genelgesi


e.    Örgütlenme sorunları ve olanakları: Kadın örgütlerinin bağımsızlığı


 


2)    Toplam 56 ilden 1800 evli kadınla yürütülen alan araştırması (yüzyüze anket uygulaması):


 


a.    Kadınların şiddete ve kadın-erkek eşitliğine dair görüşleri


b.    şiddet deneyimleri


c.     şiddetle mücadele konusundaki görüşleri


 


ALAN ARAşTIRMASI


 


Örneklem:


 


56 ilden toplam 1800 kadına anket uygulandı. Bu anketlerin 1520 tanesi Türkiye nüfusunun tamamını temsil edecek şekilde Türkiye ıstatistik Kurumu’nun (TUıK) Avrupa’ya uyum çalışmaları sürecinde ortaya çıkmış olan 12’li ıstatistik Bölge Birimleri Sınıflaması’nın (ıBBS) birinci düzeyi (NUTS-1 – The Nomenclature of Territorial Units for Statistics) kullanılarak çekilen örneklemi yansıtmaktadır. Bu örnekleme ek olarak Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Bölgeleri’ni temsilen çekilen ikinci bir örneklemle 280 kadına daha anket uygulandı. Dolayısıyla, rapor boyunca üç farklı örneklemden bahsedilmektedir.


 


·        “Türkiye” başlığı altında sunulan bulgular, 1520 anketin sonuçlarını yansıtmaktadır.


 


·        “Doğu” başlığı altında sunulan bulgular, Türkiye örneklemi içinde Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Bölgeleri’ni kapsayan 226 anket ile çekilen 280 kişilik ek örneklemin toplamına (toplam 506 anket) dayanmaktadır.


 


·        “Orta-Batı” olarak ifade edilen bulgular ise 1520 anket içinden Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Bölgeleri dışında kalan bölgelerin sonuçlarını (1294 anket) yansıtmaktadır. 


 


 


 


 


 


 


 


 



ANA BULGULAR


şiddet deneyimi:


 



  • Her üç kadından biri eşinden dayak yediğini söylemektedir.

  • Eşinden dayak yiyen kadınların yarısı bu durumdan daha önce kimseye bahsetmediklerini ifade etmektedirler.

  • Yükseköğrenim görmüş altı erkekten biri eşine fiziksel şiddet uygulamaktadır.

  • Kadınların aileye kocalarından daha çok gelir getirmesi, fiziksel şiddet riskini en az iki misli artırmakta, bu durumda olan her üç kadından ikisi şiddete maruz kalmaktadır.

  • Çocukken tanık olunan veya maruz kalınan şiddetin, erkeklerin şiddet uygulama olasılığını, kadınların da şiddete maruz kalma olasılığını iki kat artırdığı gözlenmektedir.

  • Kendileri tanışıp anlaşarak ailelerin onayıyla evlenenlerin % 28’i, görücü usulüyle evlenenlerin % 37’si en az bir kez fiziksel şiddete maruz kalmaktayken, bu oran kendileri tanışıp anlaşarak ancak ailelerin onayını almadan evlenenlerde % 49’a çıkmaktadır.

  • Öğrenim düzeyi arttıkça fiziksel şiddet gördüğünü söyleyen kadınların sayısı azalmaktadır. Okuma yazma bilmeyen kadınlar arasında en az bir kez fiziksel şiddet gördüğünü söyleyenlerin oranı % 43 iken, yüksek öğrenim görmüş kadınlar arasında bu oran % 12’dir.

  • Alışverişe çıkmaktan aileleriyle görüşmeye kadar kadınların attıkları her adım kocanın iznine tabi görünmektedir: Her 10 kadından yalnızca biri başka bir şehre/köye eşinden izin almadan gidebilmekte, üçü eşinden izin alma ihtiyacı duymadan ailesini ziyaret edebilmekte veya alışverişe/çarşıya gidebilmekte, dördü eşinin iznine tabi olmadan komşu/arkadaş ziyareti yapabilmektedir.

  • Türkiye’deki kadınların yarıya yakını Medeni Kanun’da yeniden düzenlenen mal rejiminden habersizdir. Görüşülen kadınların % 43’ü 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’dan da haberdar değillerdir.

  • “Doğulu kadın daha çok eziliyor” görüşünü bu araştırmanın bulguları doğrulamamaktadır.

  • Ancak Doğu bölgeleriyle Orta/Batı bölgeleri arasında çok çarpıcı eğitim ve gelir eşitsizlikleri olduğu gözlemlenmiştir.  Türkiye’nin Orta ve Batı’sında okuryazar olmayan kadınların oranı % 15,5 iken, bu oran Doğu’da neredeyse üç misline çıkarak  % 41,9’a ulaşmaktadır. Doğu’daki ortaokul-lise ve üniversite okumuş kadınların toplam oranı da Türkiye’nin kalanının üçte biri kadardır (Doğu % 10,6, Orta/Batı % 28,8).

 


Kadın-erkek ilişkileri, şiddet ve şiddetle mücadeleye dair görüşler:



  • Ev işlerinin eşler arasında eşit paylaşılması gerektiğini düşünenlerin oranı % 80, kadınların ev dışında istedikleri işte çalışabilmeleri gerektiği görüşüne katılanların oranı % 87, kadınların ellerindeki parayı kendi tercihleri doğrultusunda harcayabilmeleri gerektiğini savunanların oranı % 84’tür. Kadınların hemen hepsi    (% 97) kız çocukları en az sekiz yıl okula gönderilmeli görüşüne katıldıklarını söylemişlerdir.

  • 10 kadından 9’una göre “Haklı görülebilecek dayak yoktur.”

  • Kadınların % 70 ila % 85’i devletin erkekleri eğiterek, sığınma evleri açarak, bu konuda çalışan kuruluşları destekleyerek, ağır cezalar vererek ve polisi eğiterek erkeklerin eşlerine uyguladıkları şiddeti engelleyebileceğini düşünmekte ancak devletin bu sorumluluklarını yerine getirmediğini ifade etmektedir.

  • Kadınların % 85’i Türkiye’deki sığınakların sayısının yeterli olmadığını düşünmekte, % 87’si vergilerinin sığınak açmak için kullanılmasını onaylamaktadırlar.

  • Kadınların % 92’si mahkemelerin şiddet uygulayan erkeklere ceza vermesini istemektedir.

  • Bu veriler göstermektedir ki kadınlar aile içi şiddeti “aile içinde” çözülmesi gereken bir konu olarak değerlendirmemektedirler.

 


Kadın örgütleri ve şiddetle mücadele:


 



  • Yirmi yıl kadar önce dayağa karşı olmak radikal bir feminist görüş olarak algılanırken, bugün dayak yaygın biçimde kınanmakta, yasalarla cezalandırılmaktadır.

  • Kadına yönelik şiddetle mücadelede kadın örgütleri protesto eylemlerine başladıkları 1980’lerden bu yana önemli başarılar elde etmişlerdir.

  • şiddetle mücadelenin yaygınlaşmasına ve bu konuda kamuoyu oluşmasına yaptıkları katkıların yanı sıra 4320 sayılı kanunun çıkmasından  Medeni Kanun ve Ceza Kanunu’nun yeniden şekillenmesine kadar şiddetle mücadele yolunda atılan pek çok önemli adımda kadın örgütlerinin önemli bir etkisi olmuştur.

  • Zaman icinde devletle ilişkiler değişmiş, protesto faaliyetlerinden öte işbirliği yapılmaya başlanmıştır. Hem kadın hareketi hem devlet şiddetle mücadelede kurumsallaşmaya yönelmiştir.

  • 2006/17 sayılı Başbakanlık Genelgesi devlet kurumlarıyla kadın örgütleri arasında yaşanan etkileşimin en somut ve olumlu örneklerinden biridir. Kritik önem taşıyan bu genelge, kadın örgütlerinin yıllar içinde şekillenen taleplerinin önemli bir kısmını kapsayan bir belgedir.

  • Çeşitli koruyucu ve önleyici tedbirleri öngören, bu konuda TBMM’den Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’ne çeşitli hizmet kurumlarına görev veren, eğitim, sağlık ve hukuk alanlarında yapılması gerekenleri ayrıntılı bir biçimde açıklayan genelge, henüz tam anlamıyla uygulamaya konmamıştır.

  • Bazı kadın örgütleri aynı zamanda aile içindeki şiddeti dönüştürmeye odaklanan  başarılı çalışmalar yürütmektedirler. Bu çalışmaların başarılı olmalarında:

a.     bağımsız feminist bakış açısı,


b.     etkin iletişim yöntemleri geliştirmeleri,


c.      şiddet konusunda farkındalık yaratma becerileri,


d.     kadınları güçlendirmeleri,


önemli rol oynamaktadır.



  • Kadın örgütlerinin fiilen aile içi şiddeti dönüştürmedeki başarıları ve bunun toplumun genelindeki şiddet ilişkilerini ve kültürünü de dönüştürmeye yaptığı katkılar göz ardı edilmemelidir.

          



SONUÇ ve ÖNERıLER


Araştırmamız, Türkiye’de kadınların çoğunluğunun şiddeti meşru görmediklerini ve kadın-erkek ilişkilerinde eşitlik istediklerini ortaya koymaktadır. Her on kadından dokuzuna göre “Haklı görülebilecek dayak yoktur.” 1980’lerden bu yana kadına yönelik şiddetle mücadeleye odaklanan feminist siyaset doğrudan veya dolaylı olarak (örneğin medyanın söyleminde değişikliklere yol açarak) Türkiye’deki kadınlara ulaşmış görünmektedir. Bu sonuç kadın kuruluşlarının mücadelelerinde yalnız olmadıkları veya kadınlar nezdinde marjinal kalmadıkları şeklinde yorumlanabilir.


 


Her ne kadar kadının insan haklarından yana eşitlikçi değerler yaygın kabul görse de, yaptığımız çalışma aynı zamanda Türkiye’de her üç kadından birinin fiziksel şiddet yaşadığını ortaya koymuştur. Kadınların aileye kocalarından daha çok gelir getirmesi, dayak riskini en az iki misli artırmakta, bu durumda olan her üç kadından ikisi fiziksel şiddete maruz kalmaktadır.


 


Çocukken tanık olunan veya maruz kalınan şiddetin, erkeklerin şiddet uygulama olasılığını, kadınların da şiddete maruz kalma olasılığını iki kat arttırdığı gözlenmektedir. şiddet döngüsü denen bu olgu, şiddet içermeyen bir ortamda toplumsallaşmanın önemini bir kez daha ortaya çıkarmaktadır. Bu bağlamda şiddete karşı toplumsal duyarlılığın artırılması, çeşitli iletişim kanalları ve ders kitapları yoluyla şiddetin gayrimeşru bir sorun çözme yöntemi olduğunun topluma yayılması önemlidir.


 


Öğrenim düzeyi arttıkça fiziksel şiddet gördüğünü söyleyen kadınların sayısı azalmaktadır. Bu sonuç araştırmamızda ortaya çıkan güçlü bir ilişkidir. Okuma yazma bilmeyen kadınlar arasında en az bir kez dayak yediğini söyleyenlerin oranı % 43 iken, yüksek öğrenim görmüş kadınlar arasında bu oran % 12’dir. Yüksek öğrenim gören kadınların yaşadıkları şiddeti paylaşmak konusunda daha ketum davranıyor olabileceklerini ve yüksek öğrenim görmüş altı erkekten birinin eşine fiziksel şiddet uyguladığını göz önüne alsak da, eğitim ve şiddetle mücadele arasında dikkate alınması gereken olumlu bir ilişki vardır. Bu nedenle gerek kız, gerek erkek çocukların eğitime erişimlerinin sağlanmasının önemine dikkat çekmek istiyoruz. Eğitime erişim konusunda Türkiye’nin doğusu ile orta/batısı arasındaki derin uçurum ve devletin doğudaki başlıca illere yaptığı kişi başına düşen eğitim yatırımlarının Türkiye ortalamasının yarısı düzeyinde olması acilen ele alınması gereken bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.


 


Aile içi şiddetle mücadele konusunda görüşlerini sorduğumuz kadınlar, hükümete, yerel yönetimlere, devlet kurumlarına ve mahkemelere bu alana müdahale etme konusunda önemli sorumluluklar yüklemekte ve yapılanları yeterli bulmamaktadırlar. Kadınlar devletin erkekleri ve polisi eğiterek, gerekirse caydırıcı cezalar vererek, bu konuda çalışan kuruluşları destekleyerek ve sığınma evleri açarak erkeklerin eşlerine uyguladıkları şiddeti engelleyebileceklerini düşünmektedirler. Bu bulgular göstermektedir ki kadınlar aile içi şiddeti “aile içinde” çözülmesi gereken bir konu olarak değerlendirmemektedirler.


 


şiddetle mücadele eden kadın örgütleri ile yaptığımız niteliksel araştırma, son 20 yılda bu alanda önemli bir birikim ve deneyim elde edildiğini göstermektedir. Kadın örgütleri 1987 yılında yapılan Dayağa Karşı Dayanışma Yürüyüşü’nden bu yana kadınların şiddete yaklaşımlarını,  kamuoyunun şiddete olan bakışını ve şiddetin adlandırılma biçimlerini değiştirmeye talip olmuşlardır. Zaman içinde şiddet gören kadınlarla yapılan dayanışma ve destek çalışmaları yaygınlaşmış ve zenginleşmiş; başta KAMER olmak üzere bazı kadın örgütleri kadınları güçlendirerek aile içi şiddeti dönüştürme yolunda çok başarılı çalışmalar yürütmeye başlamışlardır. Her türlü şiddete karşı bir duruş ve etkin iletişim yöntemleri ile şiddet konusunda farkındalık yaratmanın ve şiddet ilişkilerini sonlandırmanın mümkün olabildiğini göstermişlerdir. Başka bir deyişle, feminist bakış açısı aile içi şiddeti dönüştürürken toplumdaki şiddet ilişkilerini ve kültürünü de dönüştürmeye katkıda bulunmaktadır. Bu göz ardı edilemeyecek başarının vurgulanması ve yaygınlaşmasının desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Öte yandan, araştırmamızın gösterdiği gibi pek çok bağımsız kadın kuruluşu maddi ve ideolojik sorunlarla mücadele etmekte; bu büyük potansiyel güç destek beklemektedir.


 


Araştırma sonucu ortaya çıkan tabloya baktığımızda aile içi şiddetle mücadelede devlet kurumlarıyla kadın örgütlerinin işbirliğinin önemini ve gereğini özellikle vurgulamak istiyoruz. Nitekim 1980’lerde devlete karşı protesto eylemleri düzenleyerek örgütlenen kadınlar zaman içinde devletle işbirliği yapmaya ve diyalog arayışlarına girmeye başlamışlardır. 4320 sayılı kanunun çıkmasından Medeni Kanun ve Ceza Kanunu’nun yeniden şekillenmesine kadar şiddetle mücadele yolunda atılan pek çok önemli adımda kadın örgütlerinin önemli bir etkisi olmuştur. Yeni Ceza Kanunu, kadına yönelik aile içi şiddetin “olağan” bir durum olmaktan çıkıp onay görmeyen bir “suç” olarak algılanmasında önemli bir gelişme olmuştur. Devletin şiddet uygulayanlara caydırıcı yaptırımlar getirmesi şiddeti onaylamadığını kanıtlayacaktır. Türkiye’deki kadın hareketinin kaydadeğer katkılarıyla çıkan yeni Ceza Kanununun gereği gibi uygulanması önemlidir.


 


Temmuz 2006’da yayınlanan Başbakanlık Genelgesi devlet kurumlarıyla kadın örgütleri arasında yaşanan etkileşimin en somut ve olumlu örneklerinden biridir. Kritik önem taşıyan bu Genelge kadın örgütlerinin yıllar içinde şekillenen taleplerinin önemli bir kısmını kapsayan bir belgedir. Çeşitli koruyucu ve önleyici tedbirleri öngören, bu konuda TBMM’den Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’ne çeşitli hizmet kurumlarına görev veren, eğitim, sağlık ve hukuk alanlarında yapılması gerekenleri detaylı bir biçimde açıklayan genelge acilen uygulamaya konmalıdır. Ancak genelgenin uygulanmasıyla ilgili herhangi bir yaptırım bulunmamakta, genelgede belirlenen önlemlerin uygulanabilmesi için gerekli kaynak aktarımı yapılmamakta, pek çok devlet kurumu genelgede belirtilen sorumlulukları yerine getirmede yetersiz kalmaktadır.     


 


Devletin sorumlulukları bağlamında en acil ihtiyaç şiddet mağduru kadınların korunmasıdır. Bu konuda devlet kurumları çok yetersiz kalmaktadırlar. Gerek Türkiye genelinde kadınların, gerekse görüştüğümüz kadın örgütlerinin vurguladığı gibi sığınakların sayılarının arttırılması, bağımsız kadın örgütlerinin şiddetle mücadele konusundaki deneyimlerinden yararlanılması gerekmektedir. 2006 Başbakanlık Genelgesi’nin Hizmet Kurumları bölümünün 16. Maddesi “Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK)  için bütçeden ayrılan pay artırılmalı, kadın sığınma evleri/kadın konukevleri nitelik ve nicelik açısından Avrupa Birliği standartlarına uygun hale getirilmeli ve hizmet sunacak personelin kadın bakış açısına sahip olması sağlanmalı, anılan merkezlerin gizlilik ilkesine uygun olarak hizmet vermeleri konusunda gerekli özen gösterilmelidir”  demektedir. Benzer bir yükümlülük belediyeler için de geçerlidir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 14. Maddesi (a bendi) uyarınca Büyükşehir belediyeleri ile nüfusu 50.000’i geçen belediyeler “kadınlar ve çocuklar için koruma evleri” açmakla yükümlü kılınmış olmasına rağmen bu konuda bir ilerleme sağlanamamıştır. 2007 Eylül’ü itibarıyla SHÇEK’in 19, Valilik ve ıl Özel ıdareleri’nin 12, belediyelerin ise 4 kadın sığınağı bulunmaktadır. Bazı bağımsız kadın örgütleri bu konuda devlet veya belediyelerle işbirliği içinde sığınakları işletmeye taliptirler.  Bu bağlamda başarılı uluslararası deneyimler vardır ve onlardan yararlanılabilir. Devletin şiddeti önlemek için tedbir alması her ne kadar önemli olsa da, şiddet mağdurlarını koruması da kaçınılmaz bir zorunluluktur. 


 

Yakıcı bir sorun olan aile içi şiddetle etkin mücadele ancak devlet kurumlarının ve hükümetlerin kararlılığı ve kaynak aktarımı ile kadın örgütlerinin mücadele deneyimlerinin bir araya gelebildiği noktada mümkün olacaktır. Bizim araştırmamız göstermektedir ki son yıllardaki yasa değişiklikleri ve Temmuz 2006 Başbakanlık Genelgesi ile atılan olumlu adımların arkasının gelmesi yalnızca kadın örgütlerinin değil, Türkiye’deki kadınların ezici çoğunluğunun talebidir.

Etiketler: Araştırma
Kadın Vizyon

Kadın Vizyon

İlgili Yazılar

Kadın Sayısı Yüksek Öğrenim Kurumlarında Daha Az
Başarılı Kadınlar

Kadın Sayısı Yüksek Öğrenim Kurumlarında Daha Az

“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği için Sistematik Eylem (SAGE)”projesinin paydaşlarından olan Kadir Has Üniversitesi, projenin detayları hakkında bilgi vermek amacıyla 14 Mayıs...

- Kadınvizyon Basın Merkezi
16 Mayıs 2019
Dünya İnsanı Yaşlanmaya Direniyor!
Cilt Bakımı - Makyaj

Dünya İnsanı Yaşlanmaya Direniyor!

KPMG'nin 'Küresel Tatil ve Eğlence Sektörü 2019 Araştırması'na göre 2015-2017 yılları arasında 4.2 trilyon dolarlık bir hacme ulaşan sağlıklı yaşam...

- Kadınvizyon Basın Merkezi
15 Mayıs 2019
Kadın Çalışanlar Ne Tür İş Yerlerini Tercih Ediyor?
Çalışan Kadın

Kadın Çalışanlar Ne Tür İş Yerlerini Tercih Ediyor?

Kurum kültürü gelişimi alanında sektör ve ölçek bağımsız tüm şirketlere tercih edilen iş yerleri inşa etmeleri konusunda destek veren araştırma...

- Kadınvizyon Basın Merkezi
11 Mayıs 2019
Problemler Anneleri Serbest Çalışmaya Yönlendiriyor
Annelik

Çalışan Annelerin Vicdan Azabı

Online araştırma şirketi DORinsight, Anneler Günü’ne özel ‘Çalışan Anneler Araştırması’nın sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre çalışan annelerin yaşadığı en büyük zorluk...

- Kadınvizyon Basın Merkezi
10 Mayıs 2019
Yaz Geldi! Havuzda ve Denizde Kendimizi Şımartırken Saçlarımızı Üzmeyelim!
Güzellik - Estetik

Yaz Geldi! Havuzda ve Denizde Kendimizi Şımartırken Saçlarımızı Üzmeyelim!

Yazın gelmesiyle herkes güneşin, plajların ve masmavi denizlerin hayalini kurmaya başladı. Ancak havuzda ve denizde kendimizi şımartırken saçlarımızı üzmeyelim! Bu...

- Kadın Vizyon
29 Temmuz 2016
Neslinizin Sağlığı için Çocuğunuzun Gelişimini Takip Edebilirsiniz
Bebek ve Hamilelik

Neslinizin Sağlığı için Çocuğunuzun Gelişimini Takip Edebilirsiniz

Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı, ebeveynleri çocuk gelişiminde kılavuz niteliğindeki iGrow mobil uygulaması ile tanıştırıyor.

- Kadın Vizyon
22 Haziran 2016
Devamı
Lütfen yorum yapmak için giriş yapın.

Arama

No Result
View All Result

Hakkımızda

KadinVizyon

KadınVizyon

Kadın Portalı

Vizyon sahibi, yeniliklere açık, kendi hayatını yöneten kadınların internetteki adresi.

YAZARLAR

Arzu Başlantı
  • Kanatsız Yeryüzü Meleği: Huriye Azçiçekli Röportajı-2. Bölüm
Y. Cenker Sarp
  • Sanatta İfade Özgürlüğü
Özgül Şentürk Özenç

    Kategoriler

    • Aşk ve İlişkiler… (178)
      • Aşk – İlişkiler – Romantizm (76)
      • Cinsellik & Seks (46)
      • Evlilik – Boşanma (40)
      • Olumlu Düşünce (30)
    • Çalışma Hayatında Kadın (372)
      • Girişimcilik (250)
        • Başarılı Kadınlar (198)
      • Kariyer (145)
        • Bireysel Gelişim (85)
        • Çalışan Kadın (66)
    • Evli Kadın (891)
      • Annelik (591)
        • Bebek ve Hamilelik (142)
        • Çocuk Eğitimi (85)
        • Çocuklar – Gençler (342)
        • Hasta- Engelli – Özürlü Çocuklar (49)
      • Ev İşleri (308)
        • Dekorasyon (36)
        • Ev Yemeği (52)
          • Püf Noktası (12)
        • Sabah Kahvesi (225)
    • Güncel Haber (3.908)
      • Magazin-Eglence (934)
        • Fal (27)
        • Magazin (898)
      • Sanat – Kültür (244)
        • Edebiyat ve Kitaplar (35)
        • Fotoğraf, Resim ve Heykel Sanatı (23)
        • Müzik (73)
        • Seyahat / Restoranlar (33)
          • Yolculuk Yapma Sanatı (1)
        • Tiyatro – Sinema – Gösteriler (87)
        • TV Dizileri (12)
    • Güzellik ve Sağlık (1.147)
      • Beslenme ve Spor (769)
        • Doğru Beslenme (153)
        • Fitness – Spor – Pilates (59)
        • Ruhsal Sağlık (25)
        • Sağlıklı Kadın (681)
      • Giyim – Moda (38)
        • Giyim-Kuşam (30)
        • İç Giyim (6)
      • Güzellik (364)
        • Cilt Bakımı – Makyaj (44)
        • Güzellik – Estetik (335)
    • Toplumsal (2.086)
      • Çevre ve Enerji Tasarruf (29)
      • Güncel Haberler (1.413)
      • Hayvan Sevgisi (17)
      • Kadın Hakları (127)
      • Sivil Toplum Kuruluşları (169)
        • Sosyal Sorumluluk Projeleri (65)
        • Yardim Etkinlikleri (29)
      • Tüketici Köşesi (450)
    • Yönetim (28)
      • Devam (25)

    Bizi Takip Edin

    Reklam Alanı

    • Trend
    • Yorum
    • En son

    Çin Falına Göre Burcunuz Hangisi

    9 Haziran 2004
    Bir Yastıkta 50 Yıl.. Fikri ve Eser Sarp’ın Hikayesi

    Bir Yastıkta 50 Yıl.. Fikri ve Eser Sarp’ın Hikayesi

    31 Ekim 2004
    Hamilelik ile İlgili Olarak En Çok Merak Edilen 10 Soru Nedir?

    Hamilelik ile İlgili Olarak En Çok Merak Edilen 10 Soru Nedir?

    24 Ekim 2018
    Dünyaca Ünlü İsimler 4. Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı’nda Bir Araya Geliyor

    Dünyaca Ünlü İsimler 4. Dünya Kız Çocukları Günü Konferansı’nda Bir Araya Geliyor

    9 Ekim 2018
    Kış Aylarında Bağışıklık Sistemini Güçlendiren 8 Besin

    Kış Aylarında Bağışıklık Sistemini Güçlendiren 8 Besin

    4 Ocak 2023
    Kolajen Aşısı ile Cildiniz Gençliğini Geri Kazansın

    Kolajen Aşısı ile Cildiniz Gençliğini Geri Kazansın

    4 Ocak 2023
    Akbank Sanat Oyunculuk Atölyesi Başlıyor

    Akbank Sanat Oyunculuk Atölyesi Başlıyor

    4 Ocak 2023
    Sağlıklı Yılbaşı Sofrası İçin 10 Öneri

    Sağlıklı Yılbaşı Sofrası İçin 10 Öneri

    27 Aralık 2022

    Facebook

    Facebook Twitter Instagram

    Hakkımızda

    Vizyon sahibi, yeniliklere açık, kendi hayatını yöneten kadınların internetteki adresi.

    Bilgi için : info@kadinvizyon.biz

    Kategoriler

    • Annelik
    • Aşk – İlişkiler – Romantizm
    • Aşk ve İlişkiler…
    • Başarılı Kadınlar
    • Bebek ve Hamilelik
    • Beslenme ve Spor
    • Bireysel Gelişim
    • Çalışan Kadın
    • Çalışma Hayatında Kadın
    • Çevre ve Enerji Tasarruf
    • Cilt Bakımı – Makyaj
    • Cinsellik & Seks
    • Çocuk Eğitimi
    • Çocuklar – Gençler
    • Dekorasyon
    • Devam
    • Doğru Beslenme
    • Edebiyat ve Kitaplar
    • Ev İşleri
    • Ev Yemeği
    • Evli Kadın
    • Evlilik – Boşanma
    • Fal
    • Fitness – Spor – Pilates
    • Fotoğraf, Resim ve Heykel Sanatı
    • Girişimcilik
    • Giyim – Moda
    • Giyim-Kuşam
    • Güncel Haber
    • Güncel Haberler
    • Güzellik
    • Güzellik – Estetik
    • Güzellik ve Sağlık
    • Hasta- Engelli – Özürlü Çocuklar
    • Hayvan Sevgisi
    • İç Giyim
    • Kadın Hakları
    • Kariyer
    • Magazin
    • Magazin-Eglence
    • Müzik
    • Olumlu Düşünce
    • Püf Noktası
    • Ruhsal Sağlık
    • Sabah Kahvesi
    • Sağlıklı Kadın
    • Sanat – Kültür
    • Seyahat / Restoranlar
    • Sivil Toplum Kuruluşları
    • Sosyal Sorumluluk Projeleri
    • Tiyatro – Sinema – Gösteriler
    • Toplumsal
    • Tüketici Köşesi
    • TV Dizileri
    • Yardim Etkinlikleri
    • Yolculuk Yapma Sanatı
    • Yönetim

    Yazılar

    Alerji Anadolu Sağlık Merkezi Araştırma Aşk Bağışıklık Sistemi Bebek Beslenme Bilgi Cilt Cilt Bakımı Cinsiyet Eşitliği Diyet DoktorTakvimi.com Estetik Etkinlik Evlilik Fırsat Eşitliği Grip Gündem Haber Hamilelik Kadıköy Kadıköy Belediyesi Kadın Kadın Hakları Kanser Kitap Konser Liv Hospital Makale Manşet Meme Kanseri Memorial Antalya Hastanesi Müzik Obezite Röportaj Sanat Sağlık Sağlıklı Beslenme Sevgililer Günü Sigara Sinema Sizin Sesiniz Tiyatro Çocuk

    © 1999 - 2018 Kadınvizyon.com - SaNe Ltd. Şti.

    No Result
    View All Result
    • Ana Sayfa
    • Annelik
    • Aşk ve İlişkiler…
    • Kariyer
    • Güzellik ve Sağlık

    © 1999 - 2018 Kadınvizyon.com - SaNe Ltd. Şti.

    Aşağıdan hesabınıza giriş yapınız

    Şifremi unuttum?

    Kayıt olmak için aşağıdaki formu doldurunuz

    Tüm alanların doldurulması gerekiyor. Giriş yap

    Şifrenizi geri alın

    Lütfen şifrenizi resetlemek için kullanıcı adı veya email adresinizi girin.

    Giriş yap