Bankaların yeni vurgun olarak seçtikleri sigorta işlemleri ile ilgili bir açıklayama yapan Tüketiciler Birliği Adana şube Başkanı Dr Ramazan Yıldız; “Kredi kartı ücreti, Hesap işletim ücreti derken, bankalar şimdi de izinsiz sigortalar vurgununa başladı” dedi.
Tüketiciler Birliği Adana şube Başkanı Dr Ramazan Yıldız; konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi: “Bankacılık sektörünün ne kadar güvenilir ya da güvenilebilir olduğunu, 2001 Ekonomik Krizi’nde yakinen müşahede etme imkanımız olmuştu. Bu tecrübe Türk halkına 50 milyar dolardan daha fazla bir bedele mal olmuştu.
2003 öncesinde bankacılığın en büyük müşterisi devletti. Devlet müşteri olmaktan çıkınca yeni hedef olarak tüketiciler seçildi. Önce sokakta kredi kartı dağıttılar. Sonra tüketicileri faiz batağına saplayıp yüzlerce kişinin intihar etmesine neden oldular. Banka Kartları ve Kredi Kartları Yasası ile biraz kontrol altına alınan bankalar ardından kredi kartı ücreti ve hesap işletim ücreti adı atında dünyada eşi ve benzeri olmayan bir soygun başlattı.
Kredi kartı ücreti, hesap işletim ücretinin tüketiciye faturası yıllık 5 milyar doları geçtiği görülmektedir. Türkiye yılda yüzde 6-7 büyürken bankalar yüzde 50 büyüyor. Bir ülke ortalama yüzde 5-6 büyürken, bankalar nasıl yüzde 50 büyümektedir. Nasıl büyüdükleri ortadadır. Her banka işleminde tüketicilere dosya parası, işlem ücreti, kart ücreti gibi akla hayale gelmedik fatura çıkararak tüketiciden aldıkları haksız paralarla büyümüşlerdir.
Bütün bunlarla tatmin olmayan bankalar şimdi de tüketicinin hiçbir talebi olmadan, yazılı izni olmadan, tüketici ile hiçbir görüşme yapılmadan tüketicinin gıyabında mükerrer trafik sigortası, kasko, hayat sigortası, pos cihazı sigortası vs vs gibi adlar altında sigorta yapmaya başlamışlardır. Tüketicinin hiçbir bilgisi ve onayı olmadan hesaplarından sigorta bedelleri
çaktırmadan küçük küçük taksitlerle alınmaktadır. Bu durumu fark edip itiraz edenlere önce sorun çıkartılmakta sonra ise iade edilmektedir.
Bankaya ait ya da ortağı olduğu bir sigorta şirketi tarafından yapılan bu işlem bankacılık sektörünün ne kadar güvenilir(!) bir sektör olduğunu, hesaplarımızın da ne kadar büyük bir risk altında olduğunun en açık göstergesidir. Bu durum bankaların yetki iptaline kadar gidebilecek büyük bir suçtur.
Bankalar yetmezmiş gibi tüketiciden sorumlu kimseler bile güçlüden yana açıklamalar yapmaktadır. Yargıya müdahale ederek suç işlemektedirler. ıdaresi altında bulunan hakem heyetlerine Anayasanın 36, 74, 137 maddelerine, 3071 Sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanununa ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun 121. maddesine muhalefet ettirilmektedir. BBDK ise kör, sağır, dilsizi oynuyor”












